SDG ve Şam yönetimi ateşkes ve kademeli entegrasyon konusunda anlaştı
Anlaşma; ateşkesin sağlanmasını, askeri ve idari yapıların aşamalı biçimde entegre edilmesini ve Kürt halkının medeni ile eğitim alanındaki haklarının düzenlenmesini kapsıyor.
Metne göre, askeri güçlerin temas hatlarından geri çekilmesi ve Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ile Kamışlı kent merkezlerine girmesi öngörülüyor. Ayrıca SDG’ye bağlı üç tugayın bir araya getirilmesiyle bir askeri tümen kurulması, Kobani güçleri için ise Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulması planlanıyor.
Anlaşma kapsamında, sivil kamu çalışanlarının kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarıyla entegrasyonu da yer alıyor. Bunun yanı sıra, yerinden edilenlerin kendi bölgelerine güvenli dönüşlerinin garanti altına alınacağı belirtiliyor.
Anlaşma ne içeriyor?
SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle
Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.
Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri’nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.
Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir. Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.
Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.
Anlaşmanın detayları ve takvimi
Anlaşma ve entegrasyon sürecine ilişkin takvim de şöyle işleyecek:
Suriye Hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Arasındaki Anlaşma – 29 Ocak 2026
Birinci Aşama: Güvenlik ve Askerî Düzenlemeler
1.Son dönemde yaşanan olaylara bağlı olarak tüm cephelerde kalıcı ve kapsamlı ateşkes ilan edilmesi, tüm gözaltı ve baskınların durdurulması; IŞİD hapishanelerinin korunmasının SDG tarafından sürdürülmesi ve devam eden tahliye sürecine tam lojistik destek sağlanması.
2.SDG güçlerinin Haseke ve Kamışlı şehirlerinden, mutabık kalınan askerî kışlalara çekilmesi; buna karşılık Suriye ordusunun derhal Haseke’nin güneyindeki Şeddadi kasabasına çekilmesi.
3.Suriye Savunma Bakanlığı tarafından Haseke ili için bir askerî tümen kurulması ve SDG güçlerinin üç tugay halinde bu yapıya entegre edilmesi.
4.Ayn el Arap-Kobani’deki askerî gücün, Halep ilindeki bir askerî tümen bünyesine bağlı bir tugay olarak entegre edilmesi.
İkinci Aşama: Güvenlik ve İdari Düzenlemeler
(Pazartesi günü – 02.02.2026)
5.Güvenlik ve istikrarı güçlendirmek amacıyla Haseke ve Kamışlı şehirlerinin her birine 15 güvenlik aracının girişi ve SDG’ye bağlı güvenlik güçlerinin İçişleri Bakanlığı bünyesinde entegrasyon sürecinin başlatılması.
6.Yerel yöneticilerin atanması:
•Haseke Valisi, SDG’nin önerisiyle atanır.
•İl Güvenlik Müdürü, Suriye hükümetinin önerisiyle atanır.
•Savunma Bakan Yardımcısı, SDG’nin önerisiyle atanır.
Üçüncü Aşama: Hayati Tesislerin Devralınması ve Lojistik İşlemler
(En fazla 10 gün içinde)
7.Hayati tesislerin devralınması:
•Rümeylan ve Süveyde petrol sahalarının Enerji Bakanlığı tarafından devralınması ve sivil çalışanların entegrasyonu.
•Kamışlı Havalimanı’nın Sivil Havacılık Kurumu tarafından devralınması.
Dördüncü Aşama: Sivil Kurumların Devralınması
(En fazla bir ay içinde)
8.Kara Sınır Kapıları Genel Müdürlüğü’nden bir ekibin Semalka ve Nusaybin sınır kapılarına gönderilmesi, sivil personelin resmî olarak görevlendirilmesi, sınır kapılarının silah ve yabancıların ülke dışından girişinde kullanılmasının engellenmesi ve kapıların derhal faaliyete geçirilmesi.
9.Suriye hükümetinin Haseke ilindeki tüm sivil kurumları devralması, özerk yönetim kurumlarının devlet kurumlarıyla birleştirilmesi ve bu kurumlarda çalışan sivil personelin kadroya alınarak görevlerinin güvence altına alınması.
Tüm Taraflar İçin Bağlayıcı Hükümler
(Tüm süreç boyunca geçerlidir)
10.Tüm taraflarca, özellikle Kürt bölgeleri başta olmak üzere, askerî güçlerin şehir ve kasabalara girişinin yasaklanması.
11.Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından verilen tüm ilk, orta, lise ve üniversite diplomaları ile meslek yüksekokulu belgelerinin denklik ve resmî onayının sağlanması.
12.Tüm yerel, kültürel ve sivil toplum kuruluşları ile medya kurumlarının ilgili bakanlıkların mevzuatına uygun şekilde ruhsatlandırılması.
13.Eğitim Bakanlığı ile birlikte Kürt toplumunun eğitim sürecinin ele alınması ve eğitsel özgünlüklerin gözetilmesi.
14.Tüm yerinden edilmiş kişilerin (Afrin, Şeyh Maksud, Resulayn / Serêkaniyê) şehir ve köylerine dönüşünün sağlanması ve bu bölgelerdeki sivil yönetimler içinde yerel yöneticilerin atanması.
İlham Ahmed’den Fransa ve ABD’ye teşekkür ve garantörlük açıklaması
Kuzey Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşma için arabuluculuk yapan ABD ve Fransa’ya teşekkür etti. Bu sürecin “tüm bileşenlerin ortaklığını ve onurunu koruyacağını” söyleyen Ahmed, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa olmak üzere, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında istikrar yolunda önemli bir adım teşkil eden bir anlaşmaya varılması için yoğun çaba gösteren arabulucu devletlere ve taraflara derin şükranlarımızı sunarız. Entegrasyon sürecinin gerçekleşmesinde garantör rolü oynayacaklarını umuyoruz.
Güvenlik güçlerinin (bölgeye) girişi, tüm bileşenlerin ortaklığını ve onurunu koruyan, farklı bölgelerde adil ve dengeli bir kalkınmanın yolunu açan, sorumlu ve kademeli bir entegrasyon sürecini garanti altına almak için gerçekleşmektedir.
Suriye’nin birliğine hizmet eden, toplumsal barışı güçlendiren, yeni bir istikrar ve kalkınma döneminin temelini atan ve Afrin ile Serêkaniyê halkının bölgelerine güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönüşünü sağlayan entegrasyon sürecini başarıya ulaştırma konusundaki kararlılığımızı teyit ediyoruz.
Tom Barrack: Tarihi bir dönüm noktası
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan kapsamlı anlaşmayı “Suriye’nin ulusal uzlaşı, birlik ve kalıcı istikrara giden yolculuğunda derin ve tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Barrack, 13 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin uygulanmasıyla Kürtçenin ulusal dil olarak tanınması, daha önce dışlanmış olanlara tam Suriye vatandaşlığının iadesi ve ayrımcılığa karşı korumaların getirilmesinin “eşitliğe doğru dönüştürücü bir adım” olduğunu vurguladı. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Barrack şu ifadeleri kullandı:
Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında bugün duyurulan kapsamlı anlaşma, Suriye’nin ulusal uzlaşı, birlik ve kalıcı istikrara doğru yolculuğunda derin ve tarihi bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Daha önceki çerçeveler ve gerilimi azaltmaya yönelik son çabalar üzerine inşa edilen bu özenle müzakere edilmiş adım, kapsayıcılığa, karşılıklı saygıya ve tüm Suriyeli toplulukların kolektif onuruna yönelik ortak bir taahhüdü yansıtmaktadır. Suriye hükümeti için bu anlaşma, gerçek ulusal ortaklığa ve kapsayıcı yönetişime olan sarsılmaz bir bağlılığı göstermektedir.
Üst düzey SDG temsilcilerinin yüksek seviyelerde katkıda bulunma fırsatlarına sahip olmalarını sağlarken, askeri, güvenlik ve idari yapıların birleşik devlet kurumlarına kademeli entegrasyonunu kolaylaştırarak, Suriye’nin gücünün çeşitliliği kucaklamaktan ve tüm halklarının meşru özlemlerini ele almaktan doğduğu ilkesini teyit etmektedir. Bu yaklaşım, yalnızca ülke genelinde egemenliği pekiştirmekle kalmaz, aynı zamanda uluslararası topluma açık ve adil bir mesaj gönderir.
Olağanüstü fedakarlıkları ve sarsılmaz direnişleri, Suriye’yi aşırıcılığa karşı savunmada ve savunmasız nüfusları korumada kilit bir rol oynayan Kürt halkı için bu an, özel bir önem taşımaktadır.
13 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin son zamanlarda uygulanması -daha önce tarihsel dışlamalardan etkilenenlere tam Suriye vatandaşlığının iade edilmesi, Kürtçenin Arapça ile birlikte ulusal bir dil olarak tanınması, ilgili alanlarda öğretilmesine olanak sağlanması ve ayrımcılığa karşı korumaların güvence altına alınması- eşitliğe ve aidiyete doğru dönüştürücü bir adımdır. Bu önlemler, uzun süredir devam eden adaletsizlikleri düzeltmekte, Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit etmekte ve güvenli, müreffeh ve kapsayıcı bir geleceği şekillendirmede tam katılımları için yollar açmaktadır.
Bu ortak amaç ruhuyla, her iki taraf da cesur adımlar atmıştır: Suriye hükümeti anlamlı bir kapsayıcılık ve haklar sunarak, Kürt toplulukları ise ortak iyiliği ilerletirken katkılarını onurlandıran birleşik bir çerçeveyi benimseyerek.
Birlikte, bu gelişmeler kurumları yeniden inşa etmenin, güveni yeniden tesis etmenin, yeniden yapılanma için gerekli yatırımları çekmenin ve tüm Suriyeliler için kalıcı barışı güvence altına almanın yolunu açmaktadır.
Diyalog ve saygı yoluyla kurulan birlik sayesinde Suriye, bölgede ve ötesinde bir istikrar ve umut ışığı olarak hak ettiği yeri geri almaya hazırdır.
DEM Parti’den anlaşmaya destek
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın Şam ile SDG arasında yapılan anlaşmaya dair açıklama yaptı. Açıklamada “Suriye’de Şam Yönetimi ve SDG arasında bir anlaşma sağlanmasını memnuniyet verici bulduğumuzu özellikle belirtiyoruz. Anlaşmanın sağlanması için çaba gösteren ülkelere, kurumlara, şahsiyetlere, halklara teşekkür ediyoruz. İlk günden itibaren tüm dünyada duyarlılık gösteren, sokaklara çıkan insanların direnişini selamlıyoruz. Bu sürecin başarıya ulaşması için DEM Parti olarak kararlı dayanışmamızı sürdüreceğimizi ifade ediyoruz. Rojava’nın iradesi bizim için esastır. Bize düşen, aldıkları kararları desteklemektir. Onların müzakere eğilimini ve masadaki duruşlarını kutluyoruz. Sorunların müzakere ve diyalogla çözüleceğini hep vurguladık, bugün de aynı yerde duruyoruz” denildi.
Barzani’den Şam ve SDG anlaşmasına ilişkin açıklama
Mesud Barzani, Suriye Geçici Hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (SDG) arasında varılan ve bölgedeki çatışmaları sonlandırmayı hedefleyen anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Mesud Barzani yayımladığı mesajda, taraflar arasında sağlanan mutabakattan duyduğu memnuniyeti dile getirerek her iki tarafı da tebrik etti. Bölgede uzun süredir devam eden istikrarsızlığın ardından atılan bu adımın, sorunların çözümü açısından kritik bir dönemeç olduğunu vurgulayan Barzani, diyalog ve barış vurgusu yaptı.
Suriye’deki Kürt halkının yıllardır süren acılarının artık son bulması temennisinde bulunan Barzani, anlaşmanın kalıcı olmasını ve tüm halklar için özgürlük ve istikrar getirmesini diledi.
Mesud Barzani’nin açıklaması şöyle:
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,
Suriye Hükümeti ile SDG (HSD) arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşılıyor ve her iki tarafı da tebrik ediyoruz. Bu anlaşmanın sürdürülebilir ve başarılı olmasını umuyoruz.
Biz her zaman diyalog ve barışın, sorunların ve anlaşmazlıkların çözümü için en doğru yol olduğu inancını taşıdık.
Suriye’deki Kürt halkının acı ve çilesinin artık son bulmasını umuyor; tüm tarafların Suriye’de barış, özgürlük ve istikrara kavuşmasını temenni ediyoruz.”
Rusya: Suriye’de Kürtlerin haklarının korunmasını destekliyoruz
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Suriye’de tarafların ateşkes konusunda anlaşmaya vardığını ancak Fırat’ın doğusundaki bazı bölgelerde çatışmaların devam ettiğine dair bilgiler aldıklarını ve bundan endişe duyduklarını açıkladı. Zaharova, Kürtlerin haklarının korunmasını desteklediklerini de vurguladı.
Mariya Zaharova, Rûdaw’ın sorularını yanıtlarken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında 28 Ocak’ta Kremlin’de gerçekleştirilen görüşmenin içeriğine değindi. Zaharova, görüşmede Suriye ve Rojava’daki durumun ele alındığını belirtti.
Zaharova, “Tarafların ateşkes konusunda anlaşmaya varmasına rağmen, Fırat’ın doğusundaki farklı bölgelerden çatışmaların devam ettiğine dair bilgilerin gelmesinden endişe duyuyoruz. Bu koşullar altında sivillerin güvenliğinin sağlanması şüphesiz bir önceliktir” dedi.
Kürt hakları ve Şam ile diyalog
Rusya’nın, anayasal hakların güvence altına alınması için Suriye hükümeti ile Kürtler arasında arabuluculuk yapılmasına yönelik tutumunun değişmediğini ifade eden Zaharova, “Suriye’nin kuzeydoğusunda ve tüm ülkede uzun vadeli kalıcı istikrara giden yolun, kapsamlı bir diyalogdan geçtiğine eminiz” değerlendirmesinde bulundu.
Zaharova, söz konusu diyaloğun ulusal birliği güçlendirmesi ve Kürtler de dahil olmak üzere tüm toplumsal bileşenlerin çıkarlarını gözetmesi gerektiğini kaydetti.
Rusya’nın, 16 Ocak tarihli ve Kürtlerin haklarının garanti altına alınmasına ilişkin 13 sayılı Suriye Başkanlık Kararnamesini de memnuniyetle karşıladığı belirtildi.
ABD’den Suriye hükümeti ile SDG anlaşmasına destek açıklaması
ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İşleri Bürosu, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında imzalanan anlaşmanın uygulanmasını desteklediklerini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İşleri Bürosu, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Amerika Birleşik Devletleri, Suriye Hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri arasında imzalanan tarihi anlaşmanın başarılı bir şekilde uygulanmasını desteklemeye kararlıdır. Sorunsuz ve zamanında bir entegrasyon sürecini kolaylaştırmak için tüm taraflarla yakın işbirliği içinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu anlaşma, tüm halkın yararına Suriye’nin birliğini, egemenliğini ve istikrarını güçlendirmektedir. Bölgesel ortaklarımızla yakın işbirliği içinde, Orta Doğu’da kalıcı uzlaşma ve refahın sağlanması için bu geçişin barışçıl ve etkili bir şekilde ilerlemesini sağlamaya hazırız. Suriye ve tüm bölge için daha parlak bir gelecek bekliyoruz.”