Avusturyalı gazetecinin yorumu | “Türkiye Atom Bombası mı İstiyor?”
Ortadoğu’daki savaşların ve ABD’nin güvenlik garantilerine yönelik artan güvensizliğin Türkiye’de yeni bir tartışmayı tetiklediğini yazıyor Die Presse gazetesinden Susanne Güsten. Güsten’e göre Ankara’da artık açıkça sorulan soru şu: Türkiye kendi atom silahını edinmeli mi?
Güsten’in aktardığına göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın hükümete yakın CNN Türk’te katıldığı programda verdiği –ya da vermediği– yanıt tartışmayı alevlendirdi. Fidan’a Türkiye’nin nükleer silah isteyip istemediği sorulduğunda açık bir cevap vermek yerine gülümsedi ve sustu. Sunucunun “yorum yok diyebilirsiniz” uyarısına rağmen sessizliğini korudu.
Die Presse’ye göre, Türk siyasetinde bazen sessizlik, uzun bir açıklamadan daha anlamlı olabilir.
İran Faktörü ve Olası Silahlanma Yarışı
Güsten, Fidan’ın doğrudan bir nükleer silah çağrısı yapmadığını; ancak İran’ın atom bombasına sahip olması halinde bunun bölgesel güç dengesini değiştireceğini söylediğini aktarıyor. Fidan’ın, böyle bir durumda Türkiye’nin de dahil olacağı bir nükleer silahlanma yarışının başlayabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.
Ortadoğu’da nükleer silaha sahip olduğu varsayılan tek ülke İsrail. Güsten’e göre İsrail’in bölgedeki askeri hamleleri ve ABD’nin geleneksel koruyucu rolünden uzaklaşması, Müslüman ülkelerde alternatif güvenlik arayışlarını hızlandırıyor.
Suudi Arabistan’ın İran’ın atom bombası edinmesi halinde aynı yolu izleyeceğini açıkça ilan ettiğini hatırlatan Güsten, Riyad’ın İslam dünyasının tek nükleer gücü olan Pakistan ile savunma işbirliğini derinleştirdiğini vurguluyor.
NATO Şemsiyesi ve Hukuki Engel
Türkiye’nin durumu ise farklı. Güsten’e göre Ankara, NATO üyesi olarak teorik biçimde ABD’nin nükleer şemsiyesi altında bulunuyor. Ayrıca Türkiye, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın tarafı.
Ancak Güsten, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte yaptığı açıklamalara dikkat çekiyor. Erdoğan’ın 2019’da bazı ülkelerin nükleer silaha sahip olmasına izin verilirken Türkiye’nin bundan mahrum bırakılmasını kabul edemeyeceğini söylediğini hatırlatıyor. Bu ifadelerin, nükleer silah yasağının Ankara’da bir eşitsizlik olarak algılandığını gösterdiğini belirtiyor.
Kamuoyu ve Milliyetçi Destek
Güsten’in aktardığına göre kamuoyu desteği de dikkat çekici. Geçen yıl yapılan bir ankette seçmenlerin yaklaşık yüzde 70’i Türkiye’nin atom silahına sahip olmasını destekledi. Erdoğan’ın parlamentodaki çoğunluğunu sağlayan Milliyetçi Hareket Partisi kısa süre önce Türkiye’nin kendi nükleer silah programını başlatması gerektiğini savundu.
Eleştirel çevrelerin ise bunun yalnızca savunma kaygısıyla açıklanamayacağını ileri sürdüğünü yazıyor Güsten. ABD merkezli Foundation for Defense of Democracies analistlerine göre Ankara, İran’ın zayıflamasından yararlanarak bölgesel nüfuzunu artırmak istiyor.
Avrupa’daki Tartışmalar
Güsten, nükleer caydırıcılık tartışmalarının Avrupa’da da yeniden gündeme geldiğine dikkat çekiyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Fransa ile Avrupa çapında bir nükleer caydırıcılık üzerine istişarelere açık olduklarını söylediğini, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin ise Rusya tehdidine karşı ulusal bir programdan söz ettiğini aktarıyor.
Türk analist Muat Yetkin’in görüşüne de yer veren Güsten, Türkiye’nin şimdilik NATO şemsiyesine dayandığını; ancak bölgede bir “nükleer domino etkisi” oluşması halinde Ankara’nın tüm seçenekleri açık tutmak isteyebileceğini belirtiyor.
Güsten’e göre şu aşamada Türkiye’nin somut bir nükleer silah programı başlattığına dair işaret yok. Ancak Dışişleri Bakanı’nın sessizliği, bu ihtimalin Ankara’da artık kategorik olarak reddedilmediğini gösteriyor.
Ne olmuştu?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı CNN Türk canlı yayınında Ahmet Hakan’ın yönelttiği ”Türkiye’nin nükleer silaha sahip olması gerekir mi?” sorusuna yanıt vermedi.
Bakan Fidan’ın soru karşısında sadece gülümsemekle yetinmesi, sosyal medyada ve siyaset kulislerinde büyük yankı uyandırdı. Diplomatik çevrelerde bu sessizlik, Türkiye’nin savunma politikalarındaki “stratejik belirsizlik” stratejisi olarak yorumlandı… |©DerVirgül