Öğretmenler başörtüsü yasağını uygulamak istemiyor | “Ahlak polisi olmak istemiyoruz”

Öğretmenler başörtüsü yasağını uygulamak istemiyor | “Ahlak polisi olmak istemiyoruz”

Avusturya’da okullarda uygulanması planlanan başörtüsü yasağı, öğretmenler arasında ciddi tartışmalara yol açtı. Yeni düzenlemeye göre öğretmenlerin ihlalleri bildirmesi gerekiyor. Aksi halde disiplin yaptırımlarıyla karşılaşmaları söz konusu.

Bu durum öğretmenler odalarında büyük rahatsızlık yaratırken, bazı eğitimciler uygulamayı boykot edebileceklerini dile getiriyor.

Öğretmenler: “Ahlak polisi olmak istemiyoruz”

Bir öğretmen yaşadığı tepkiyi şu sözlerle dile getiriyor: “Bu ciddi olamaz. Ben ahlak polisi olmak istemiyorum.”

Söz konusu tepki, Eğitim Bakanlığı’nın tüm öğretmenlere gönderdiği ve 14 yaş altı öğrenciler için getirilen başörtüsü yasağının nasıl uygulanacağını açıklayan genelge sonrası ortaya çıktı.

Yasa Aralık ayında kabul edildi ve 2026 sonbaharında yürürlüğe girecek. Ancak şimdiden bir “bilgilendirme süreci” başlatılmış durumda.

İhlal bildirmeyen öğretmene yaptırım

Genelgede, yasa ihlallerinin derhal okul yönetimine, ardından da eğitim müdürlüğüne bildirilmesi gerektiği açıkça belirtiliyor. Bildirim yapılmaması ise “görev ihlali” olarak değerlendirilecek.

Bu durum birçok öğretmeni rahatsız ediyor. Bir Viyanalı öğretmen, “Şimdi kolluk kuvveti gibi davranmam bekleniyor. Bir çocuk şiddet görse bildiririm ama bu neden benim görevim?” diyerek tepki gösteriyor.

“Hiçbir sorunu çözmez”

Öğretmenlere göre başörtüsü yasağı, eğitimdeki temel sorunları çözmeyecek. Özellikle Almanca dil yeterliliği ve entegrasyon sorunlarına katkı sağlamayacağı ifade ediliyor.

Bir öğretmen, sınıfındaki öğrencilerin büyük çoğunluğunun göçmen kökenli olduğunu, ancak başörtüsünün bugüne kadar herhangi bir sorun yaratmadığını belirtiyor. Buna rağmen düzenlemenin sınıf ortamında huzursuzluk yarattığını söylüyor.

Daha fazla iş yükü

Yeni sistemle birlikte öğretmenlere ek görevler de yükleniyor. Veliler ve öğrencilerle zorunlu görüşmeler yapılması ve kontrollerin artırılması gerekiyor. Ancak bu ek yük için herhangi bir ek ücret öngörülmüyor.

“Gözetim devleti” eleştirisi

Bazı öğretmenler düzenlemeyi sert şekilde eleştiriyor. Bir öğretmen, uygulamanın “bir gözetim devletini hatırlattığını, hatta biraz Stasi benzeri bir sistem çağrıştırdığını” söylüyor.

“Çelişkili bir yaklaşım”

Öğretmenler ayrıca uygulamanın çelişkili olduğunu savunuyor. Bir yandan bazı öğrencilere daha kapalı giyinmeleri gerektiği söylenirken, diğer yandan başörtüsünün yasaklanması eleştiriliyor.

Ayrıca dini semboller arasında ayrım yapılması da sorgulanıyor: “Yahudi bir öğrencinin kipa takması serbest ama Müslüman bir öğrencinin başörtüsü yasak mı?” sorusu dile getiriliyor.

“Öğrenciler içine kapanabilir”

Viyana’nın Favoriten semtinde görev yapan bir öğretmen ise yasanın öğrenciler üzerinde olumsuz psikolojik etkiler yaratabileceğini düşünüyor.

Öğretmen, “Zaten kaygı yaşayan öğrencilerin daha da içine kapanmasından korkuyorum. Öğrenci-öğretmen arasındaki güven ilişkisi zarar görebilir” diyor.

Boykot tartışması

Bazı öğretmenler yasayı uygulamama eğiliminde olduklarını açıkça ifade ediyor. Bir öğretmen, “Denesinler bakalım, yüzlerce öğretmeni işten çıkarabilecekler mi?” diyerek açık bir meydan okuma sergiliyor.

Diğer bazı okullarda ise yasağın dolaylı yollarla aşılmasının yolları tartışılıyor. Örneğin öğrencilere bere takma izni verilmesi gibi alternatifler gündeme geliyor.

“Hükümet uygulatacaksa kendisi denetlesin”

Bir başka öğretmen ise hükümete şu sözlerle tepki gösteriyor: “Eğer bu yasa uygulanacaksa, denetimi öğretmenlere bırakmasınlar. Bakanlık kendi görevlilerini göndersin.”| ©DerVirgül

Yayınlama: 23.03.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.