FPÖ’nün 70. Yılı | Dört Kez Hükümete Katıldı, Hepsi Erken Bitti

FPÖ’nün 70. Yılı | Dört Kez Hükümete Katıldı, Hepsi Erken Bitti

“Avusturya Özgürlük Partisi” FPÖ’nün 70. yılı vesilesiyle yapılan değerlendirmeler, partinin hem geçmişteki başarısız koalisyon deneyimlerini hem de özellikle Herbert Kickl liderliğinde giderek sertleşen ve kutuplaştırıcı bir siyasi dil benimsediğini ortaya koyuyor.

 

Bir “halk şansölyesi” [Volkskanzler], bir federal şansölyeden daha mı fazla güce sahip olur?

Herbert Kickl FPÖ’nün lideri olarak kalacak mı? Ve Donald Trump onun rol modeli mi?

Bu sorulara eski bir özgürlükçü, Kickl’e yakın bir isim ve iki uzman yanıt verdi.

Programın başlamasından beş dakika bile geçmemişti ki, FPÖ’nün eski başkan yardımcısı ve parti lideri Norbert Steger konuyu ORF’ye getirdi. Ona göre hem yayıncıyı hem de ülkeyi paylaşan iki parti vardı.

ORF moderatörü Wolfgang Geier bunu hızlıca kesti. Zaten yayından önce, konunun ORF’ye gelmesinin kaç saniye süreceğini merak ettiğini söyledi: “Buna oldukça erken ulaştık.”

Ancak asıl konuşulmak istenen FPÖ’nün parti tarihiydi ve bundan sonra herkes buna sadık kaldı. Çünkü FPÖ, 7 Nisan’da 70. yılını kutlayacak. Çarşamba akşamı ORF III’te yayınlanan “Zur Sache” programında bu vesileyle geçmişe, bugüne ve gelecekte olası bir “mavi sürprize” bakıldı.

Steger’in yanı sıra stüdyoda FPÖ grup başkan vekili ve Kickl’e yakın isim Norbert Nemeth, siyaset bilimci Kathrin Stainer-Hämmerle ve “Oberösterreichische Nachrichten” gazetesinden Christoph Kotanko yer aldı.

“Durumumuz iyi,” dedi Nemeth. Partisinin başarısını spor metaforlarıyla anlattı: FPÖ, Herbert Kickl ile “pole pozisyonunda” ve bir sonraki seçime bu şekilde girecek. Parti liderliği değişimi planlanmıyor. Ancak 2025’teki hükümet görüşmelerinin Kickl ile başarısız olduğu da hatırlatıldı.

Dört kez hükümette, dört kez başarısızlık

Die Presse yazarı Eva Dinnewitzer’e göre, FPÖ bugüne kadar dört kez hükümete katıldı ve dört seferinde de koalisyon erken sona erdi. “Bunun bizi düşündürmediğini söylersem yalan olur,” diyen Nemeth, yine de FPÖ’nün diğer partilerin karşılaşmadığı dirençlerle karşılaştığını vurguladı. “Ibiza videosu gökten düşmedi,” diyerek konuyu kapattı.

Stainer-Hämmerle ise FPÖ’nün neden tüm tartışmalara rağmen başarılı olduğunu klasik gerekçelerle açıkladı: Parti, sorumluluk almadan toplumsal ruh hâlini yakalayabiliyor ve yeni iletişim biçimlerini rakiplerinden daha iyi kullanıyor. Stratejisi: kutuplaşma üzerinden maksimum mobilizasyon.

Kotanko da partinin söylemlerinin giderek daha radikal hâle geldiğini düşünüyor: “Kompromis kelimesi bugün Kickl’in sözlüğünde neredeyse yok.”

Bu durum Steger tarafından da eleştiriliyor. “Herkes yolsuz” gibi genellemelerin, çözüm üretmek için bir araya gelmeyi imkânsız kılan bir sınırı aştığını söylüyor. Bunu Bruno Kreisky’den öğrendiğini belirtiyor.

Trump bir rol model mi?

Steger’e göre FPÖ artık eskisinden farklı bir parti. Kendisi partiyi merkeze çekmek istemişti: “Partiyi zorladım, bunu soğukkanlılıkla kabul etmek gerekir.”

Peki bugün FPÖ’ye kim yön veriyor? Donald Trump mı? Nemeth’in cevabı: “Hem evet hem hayır.” Güvenlik politikalarında ABD’ye bakılıyor olabilir, ancak Avusturya’da kuvvetler ayrılığı ve anayasanın altı temel ilkesi geçerli.

O hâlde “halk şansölyesi” ile normal bir şansölye arasındaki fark ne? Daha fazla gücü mü var? Geier’in bu sorusuna Nemeth şu yanıtı verdi: “Halk şansölyesi, anayasada yer alan bir kavram değil. Herbert Kickl şansölye olursa, yalnızca Avusturya Anayasası’nın kendisine verdiği yetkileri kullanır.”

Yani aslında bir PR sloganı mı? Geier böyle yorumladı. Nemeth yine “hem evet hem hayır” dedi: “İçeriği olan bir PR sloganı.” Buna kendisi de güldü.

PR sloganı: Resmi bir anayasal yetki anlamı yok; parti bunu halk nezdinde imaj yaratmak için kullanıyor.| ©DerVirgül

Yayınlama: 26.03.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.