Maria Emhart | Avusturya’nın Unutulmaz Direnişçi Kadın Siyasetçisi
Aşağı Avusturya’daki [Niederösterreich] bir yoksul mahallede doğan sosyalist Maria Emhart, demokrasi ve tüm insanların eşitliği için mücadele etti. İnançları nedeniyle iki kez mahkemeye çıktı ve iki kez ölümden kurtuldu; savaş sonrası dönemin önde gelen kadın siyasetçilerinden biri haline geldi.
Maria Emhart [doğum soyadı Raps, 1901] St. Pölten yakınlarındaki bir yoksul mahallede büyüdü. Ailesinin en temel ihtiyaçları bile karşılanamıyordu; bu nedenle henüz 14 yaşındayken bir tekstil fabrikasında çalışmak zorunda kaldı. Şunları anlatmıştı:
“Kimyasal çözeltilerden dolayı parmaklarım sürekli yaralıydı ve sıcak buharın etkisiyle gözlerim hep hastaydı.”
Kısa süre sonra annesi de öldü ve Emhart en büyük çocuk olarak dört kardeşinin bakımını üstlenmek zorunda kaldı.
Ekmek ve barış: Sosyal demokrasiyle ilk temas
Emhart’ın gençliği yoksulluk ve ağır emekle geçti. Birinci Dünya Savaşı sırasında gıda kıtlığı yaşanınca durum daha da kötüleşti ve halk açlıkla karşı karşıya kaldı. Birçok şehirde protestolar başladı: temel talepler ekmek ve barıştı.
St. Pölten’de de özellikle işçiler sokağa çıktı. Emhart, bu açlık protestolarını kendi siyasi gelişiminde belirleyici bir an olarak tanımladı. Savaş bitmeden Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ne (bugünkü SPÖ’nün öncülü) ve sendikaya katıldı.
Açlık ve hastalığa rağmen adalet mücadelesi
Savaş sonrası St. Pölten sosyalist bir merkez haline geldi. Emhart yerel işçi hareketinde önemli bir figür oldu. Tatil hakkı, işçi temsil yasaları ve kadınlara oy hakkı gibi kazanımlar, ona daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu gösterdi.
Ancak kişisel hayatı zorluydu: yetersiz beslenme ve tüberkülozdan muzdaripti. Bu dönemde demiryolu işçisi Karl Emhart ile tanıştı ve evlendi. Çift, St. Pölten’deki yoksul mahallelerden birinde yaşadı.
Emhart giderek Sosyal Demokrat Parti içinde daha fazla sorumluluk aldı ve 1932’de belediye meclisine girdi. Özellikle sağlık hizmetleri ve çocuk refahı konularında çalıştı.
Ayrıca Viyana’daki parti okuluna gönderildi. Burada Karl Renner, Otto ve Helene Bauer ile Rosa Jochmann gibi önde gelen sosyal demokratlarla tanıştı ve Jochmann ile ömür boyu sürecek bir dostluk kurdu.
Avustrofaşizmin yükselişi
Emhart zamanla Schutzbund adlı işçi hareketinin silahlı koluyla yakın ilişkiler kurdu. Savaşlar arası dönemde Sosyal Demokrat Parti (bugünkü SPÖ) ile Hristiyan Sosyal Parti (bugünkü ÖVP) arasındaki gerilim arttı. Her iki tarafın da silahlı örgütleri vardı.
Engelbert Dollfuß’un başbakan olmasıyla süreç hızlandı. Amaç, İtalya’daki Mussolini benzeri faşist bir diktatörlüktü. 1933’te parlamentonun çalışması engellendi ve Avusturya “korporatif devlet” ilan edildi.
Şubat çatışmaları ve Maria Emhart’ın tutuklanması
Rejim işçi hareketini bastırmaya başladı. Linz’de bir parti lokaline yapılan polis baskını çatışmaları tetikledi. Schutzbund direnişe geçti ve ülke çapında şiddetli çatışmalar yaşandı.
St. Pölten’de de çatışmalar oldu ve Maria Emhart burada önemli bir rol oynadı. Ancak direniş kısa sürede bastırıldı. Tutuklamalar ve idamlar başladı.
1934’te ilk dava
Emhart “vatana ihanet”, “silah bulundurma” ve “örgüt liderliği” ile suçlandı. Ölüm cezasıyla yargılandı ancak 17 hafta sonra delil yetersizliğinden beraat etti.
Yeraltı faaliyetleri
Beraat ettikten sonra Emhart yeraltında siyasi faaliyetlerine devam etti. Devrimci Sosyalistler örgütüne katıldı ve Aşağı Avusturya’da liderlik yaptı.
Ancak Brno’daki bir konferansta ihbar edilerek tutuklandı.
Sosyalist davalar: Emhart, Bruno Kreisky ve Franz Jonas
Emhart yeniden mahkemeye çıktı. Bu kez sanıklar arasında ileride üst düzey siyasetçiler olacak Bruno Kreisky ve Franz Jonas da vardı.
Uluslararası kamuoyunun ilgisini çeken bu davalarda sanıklar siyasi görüşlerini savunma platformu olarak mahkemeyi kullandı. Emhart 18 ay hapis cezası aldı.
Daha sonra siyasi mahkumlar için çıkarılan bir afla serbest bırakıldı.
Bischofshofen’de yaşam
Serbest kaldıktan sonra Salzburg’daki Bischofshofen’e taşındı. Nazi döneminde siyasi olarak sınırlı faaliyet gösterebildi. Kendi ifadesine göre Gestapo tarafından “isim karışıklığı” sayesinde tutuklanmaktan kurtuldu.
Savaş sonrası dönem ve yükseliş
Savaş bitmeden önce Bischofshofen’de siyasi çalışmalara yeniden başladı. Avusturya’daki ilk kadın belediye başkan yardımcısı oldu.
Savaş sonrası Salzburg Landtag’ına seçildi, 1953’te ise Ulusal Konsey’e girdi. Kadın hakları ve kürtaj hakkı için mücadele etti. Genç yaşta yasadışı bir kürtaj deneyimi yaşamıştı ve riskleri bizzat biliyordu.
Kreisky dönemi ve mücadelenin sonucu
1965’te siyasetten çekildi. Daha sonra Bruno Kreisky döneminde birçok talebinin hayata geçtiğini gördü. Kürtajın yasallaştırılması da bunlar arasındaydı.
Maria Emhart 1981’de Bischofshofen’de öldü. Ölümünden sonra Viyana, Bischofshofen ve St. Pölten’de sokaklara ve meydanlara adı verildi. Demokrasi, sosyal adalet ve kadın hakları mücadelesinin simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir.| ©DerVirgül