Avusturya milyarlarca Euro’luk dış ticaret açığına sürükleniyor

Avusturya milyarlarca Euro’luk dış ticaret açığına sürükleniyor

Küresel ekonomi krizlere rağmen büyümeye devam ederken, Avusturya dünya ticaretindeki payını giderek kaybediyor. Uluslararası Ekonomi Araştırmaları Merkezi’nin [FIW] yayımladığı yeni rapor, ülkenin ihracatta ciddi rekabet sorunları yaşadığını ortaya koydu.

Ekonomi Bakanı Wolfgang Hattmannsdorfer’e göre dünya ekonomisi yeniden şekilleniyor ve Avusturya bu dönüşümde geride kalma riskiyle karşı karşıya. Bakan, özellikle yeni serbest ticaret anlaşmalarında daha hızlı hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Rapora göre Avusturya’nın mal ihracatı 2025 yılında reel olarak yüzde 1,1 geriledi. Aynı dönemde ithalat ise reel bazda yüzde 4,8 arttı. Özellikle yatırım ürünleri, dayanıklı tüketim malları, ilaç ürünleri ve İsviçre ile Almanya’dan yapılan yüksek miktardaki altın ithalatı dış ticaret açığını büyüttü.

Ülkenin ticaret dengesi yalnızca bir yıl içinde 8,8 milyar euro kötüleşerek 6,6 milyar euro açık verdi. Uzmanlar bunun geçici değil, yapısal bir rekabet sorunu olduğuna dikkat çekiyor.

Raporda, Avusturya’nın özellikle sanayi ürünlerine dayalı ihracat yapısının kırılgan hâle geldiği belirtiliyor. Ülke ekonomisinin Almanya’ya güçlü şekilde bağlı olması da ayrı bir risk olarak görülüyor. Avrupa sanayisindeki yavaşlama Avusturya’yı doğrudan etkiliyor.

Öte yandan ABD’de Donald Trump döneminde yeniden gündeme gelen gümrük tarifeleri ve doların değer kaybı da Avusturya ihracatı için olumsuz etki yarattı. Uzmanlara göre ülkenin 2026 yılında da uluslararası pazarlardaki konumunu koruması zor olacak.

Raporda dikkat çekilen en önemli sorunlardan biri ise yüksek iş gücü maliyetleri oldu. Avusturya’da saat başına iş gücü maliyetleri 2021’e kıyasla yüzde 23,4 arttı. Bu oran Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde bulunuyor.

Aynı zamanda pandemi sonrası dönemde sanayi verimliliğinin rakip ülkelere göre daha yavaş artması, Avusturya’yı pahalı ama yeterince üretken olmayan bir ülke konumuna sürükledi. Uzmanlara göre bu durum fiyat baskısı, kâr kaybı ve pazar payı düşüşünü beraberinde getiriyor.

Enerji alanındaki bağımlılık da ülke için ciddi risk oluşturuyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin petrol ve doğalgaz fiyatlarını artırması Avusturya ekonomisini doğrudan etkileyebilir.

Araştırmaya göre Avusturya petrol ithalatının yüzde 94’ünü tek bir boru hattı üzerinden gerçekleştiriyor. Ayrıca petrolün yüzde 52’si yalnızca tek bir liman üzerinden ülkeye ulaşıyor. Uzmanlar bu yoğun bağımlılığın enerji güvenliği açısından büyük kırılganlık yarattığını vurguluyor.

Ekonomi Bakanı Hattmannsdorfer, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiğini belirterek Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğalgazda giderek ABD’ye bağımlı hâle geldiğini söyledi. Şu anda Avrupa’ya ithal edilen LNG’nin yüzde 59’u ABD’den geliyor.

FIW uzmanları Orta Doğu’daki gelişmeler için iki farklı senaryo hazırladı. İyimser senaryoda enerji fiyatlarının yıl ortasında yeniden dengelenmesi bekleniyor. Kötümser senaryoda ise petrol ve doğalgaz fiyatlarının yüksek kalması durumunda Avusturya’nın ihracat büyümesi neredeyse durma noktasına gelebilir.

Rapora göre Avusturya artık yalnızca Avrupa’nın güvenilir tedarikçisi olmakla yetinemez. Ülkenin yeniden güçlü ve rekabetçi bir sanayi merkezi hâline gelmesi gerekiyor. Aksi takdirde dünya ekonomisi büyümeye devam ederken Avusturya küresel pazardaki payını kaybetmeye devam edecek.| ©DerVirgül

Yayınlama: 19.05.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.