Extem sporcu Arda Saatçi Avusturya medyasına konuştu

Extem sporcu Arda Saatçi Avusturya medyasına konuştu

Berlinli, Türk kökenli 29 yaşındaki ekstrem sporcu ve sosyal medya fenomeni Arda Saatçi, yüzlerce kilometrelik koşularıyla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz mayıs ayında Death Valley’den Santa Monica Pier’e kadar 600 kilometre koşan Saatçi, yaklaşık 123 saatte hedefe ulaştı. Instagram’da 3 milyondan fazla takipçisi bulunan Saatçi, koşmayı artık bir yaşam biçimi olarak görüyor. 

Arda Saatçi’nin hikâyesinde sınır kavramı neredeyse yok. Berlin’den New York’a koşmak, 74 gün üst üste maraton tamamlamak, Japonya’yı 3 bin kilometre boyunca geçmek ve son olarak Death Valley’den Santa Monica’ya 600 kilometrelik bir koşu… 

Saatçi, geçtiğimiz mayıs ayında Death Valley’den Santa Monica Pier’e kadar yaklaşık 600 kilometre koştu ve 123 saat sonra bitiş noktasına ulaştı. Bu başarısının ardından sosyal medyada büyük bir takipçi kitlesine ulaştı. 

Die Presse’ye konuşan Saatçi, çocukluğunda aslında futbolcu olmak istediğini söyledi. Ancak futbol kariyerinin gerçekleşmemesi üzerine, esprili bir ifadeyle, “Topla koşamadım, ben de topsuz koşmaya devam ediyorum” dedi. 

“Antrenman yapmak dişlerimi fırçalamak gibi” 

Saatçi için koşmak yalnızca bir spor değil, günlük hayatının vazgeçilmez bir parçası. 

“Antrenman yapmak benim için dişlerimi fırçalamak gibi. Hiçbir şey yapmadan duramam. Sadece terlemek istiyorum” diyen Saatçi, uzun mesafelerde fiziksel acının yanı sıra zihinsel sınırlarla da mücadele ettiğini anlatıyor. 

Üç milyondan fazla Instagram takipçisi bulunan sporcu, uzun süre koştuğunda insanların sesler duymaya veya kendi kendileriyle konuşmaya başlayabildiğini söylüyor. Kendisi de zor anlarda zihnini farklı noktalara yönlendirerek koşmaya devam ettiğini belirtiyor. 

Örneğin kısa bir mola vermesi gerektiğinde ayakkabısının içinde taş olduğunu hayal ettiğini söylüyor. Bu şekilde birkaç saniyelik duraklamanın ardından saatlerce koşmaya devam edebildiğini anlatıyor. 

“Asla havlu atmıyorum” 

Saatçi için pes etmek ise seçenek değil. 

“Ben asla havlu atmıyorum. Sağlıksız bir noktaya gelirse bunu doktor veya fizyoterapist yapmalı” diyor. 

Saatçi, aşırı fiziksel yüklenmenin kontrol altında tutulması gerektiğini ve koşularında geniş bir destek ekibinin bulunduğunu da vurguluyor. 

Onun için başarının yalnızca fiziksel güçle açıklanamayacağını söylemek mümkün. Saatçi, zaman zaman neden bu kadar zorlandığını kendisine hatırlatmak için kendi ses kayıtlarını dinlediğini veya günlüğüne yazdıklarını okuduğunu anlatıyor. 

“Büro işi mi? Hayır, teşekkürler” 

Saatçi, koşmayı artık mesleğe dönüştürmüş durumda. Ancak amacının şöhret veya gösteriş olmadığını söylüyor. 

“Her zaman yeterince para kazanıp aileme yardım etmek istedim” diyen Saatçi, klasik dokuzdan beşe çalışma düzeninin kendisine göre olmadığını ifade ediyor. 

“Antrenman yapmadığım zaman kendimi kötü ve kirli hissediyorum” sözleri, onun koşuyla kurduğu ilişkinin boyutunu ortaya koyuyor. 

Bununla birlikte Saatçi, başarısını yalnızca kendi çabasıyla açıklamıyor. Sosyal medya içeriklerinde çevresinde büyük bir uzman ekibinin bulunduğunu özellikle vurguluyor. 

“Şöhret için her şeyi riske atmanın anlamı yok” 

Saatçi, ekstrem sporun beraberinde ciddi fiziksel zorluklar getirdiğinin farkında. Uykusuzluk, aşırı fiziksel yük, ağrı, yoğun açlık, susuzluk, şişen ayaklar, iltihaplanmalar ve yaralar uzun mesafeli koşuların beraberinde getirebildiği sorunlar arasında. 

Buna rağmen kendi sağlığını bilinçsizce tehlikeye attığı yönündeki eleştirileri kabul etmiyor. 

“Her şeyi riske atıp kaybettikten sonra ertesi gün her şey sona ermişse, bütün bu şöhretin ne anlamı var?” diyerek sınırların ve sağduyunun önemine dikkat çekiyor. 

Kendisini hâlâ Berlin’den gelen “biraz içine kapanık çocuk” olarak gördüğünü söyleyen Saatçi, ailesinden aldığı değerlerin ve eğitimin bugününü şekillendirdiğini belirtiyor. 

Saatçi için koşu yalnızca kilometrelerden ibaret değil. Her kilometrede kendisini daha iyi tanıdığını söylüyor. 

Ve onun dünyasında “bırakmak” hâlâ sözlükte olmayan bir kelime: 

Koşuyor. Koşmaya devam ediyor. | ©Der Virgül 

Yayınlama: 26.09.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.