Avusturya’da rüşvet karşılığında oturum izni mi veriliyor?

Yayınlama: 17.10.2026
A+
A-

Viyana Göçmenlik Dairesi’ndeki (MA 35) yolsuzluk şüphesi siyasi tartışmalara yol açtı. İki çalışanın işine son verilirken, eski çalışanlardan biri bir süre tutuklu kaldı. Özgürlük Partisi (FPÖ), olaydan etkilenmiş olabilecek oturum izinlerinin kapsamlı biçimde incelenmesini istiyor. Skandalın gerçek boyutları ise henüz bilinmiyor. 

Viyana Göçmenlik Dairesi’nde bazı işlemlerin para karşılığında hızlandırıldığı ve başvuru sahiplerinin daha kolay oturum izni alabilmesi için belgelerin değiştirilmiş olabileceği öne sürülüyor. Söz konusu iddialar savcılık tarafından soruşturulurken, konunun Viyana Belediye Meclisi’nde de ele alınması bekleniyor. 

FPÖ, konunun görüşülmesi için özel oturum talebinde bulunacağını açıkladı. Habere göre oturumun tarihi henüz belli değil. 

Kırmızı-Beyaz-Kırmızı Kart’tan süresiz oturuma kadar 

Krone gazetesinin haberine göre FPÖ, olası usulsüzlüklerden etkilenmiş olabilecek tüm oturum izinlerinin eksiksiz biçimde incelenmesini talep ediyor. Partinin talebi, Kırmızı-Beyaz-Kırmızı Kart’tan süresiz oturum iznine kadar çeşitli oturum türlerini kapsıyor. 

FPÖ Meclis Grup Başkanı Maximilian Krauss, kaç başvurunun olaydan etkilendiğinin, gelişmelerden kimlerin haberdar olduğunun ve söz konusu işlemlerin ne kadar süredir devam ettiğinin açıklığa kavuşturulmasını istiyor. Ayrıca denetim mekanizmalarındaki olası eksikliklerin de araştırılması gerektiğini savunuyor. 

İki şüpheli, iki işten çıkarma 

Soruşturmanın merkezinde eski bir çalışan ile onun amiri bulunuyor. Krone gazetesinin aktardığına göre, Ekonomi ve Yolsuzluk Savcılığı (WKStA), eski çalışan hakkında görevi kötüye kullanma ve rüşvet alma şüphesiyle soruşturma yürütüyor. Amir konumundaki kişi ise menfaat kabul etme şüphesiyle soruşturuluyor. 

Eski çalışan bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Başlangıçta görevinden uzaklaştırılan amirinin de işine son verildi. 

İddiaların odağında, bazı işlemlerin hızlandırılması veya ret kararlarının aşılması amacıyla belgelerin sahte biçimde düzenlenmiş ya da ortadan kaldırılmış olabileceği şüphesi bulunuyor. Bu iddiaların doğrulanıp doğrulanmayacağı, devam eden soruşturmanın sonucunda belli olacak. 

Soruşturmanın kapsamı henüz bilinmiyor 

Olayın kaç başvuruyu etkilediği ve iddia edilen usulsüzlüklerin hangi dönemi kapsadığı henüz açıklığa kavuşmuş değil. Soruşturma, yalnızca olası usulsüzlüklerin tespit edilmesini değil, ilgili işlemlerin nasıl gerçekleştirildiğinin ve denetim süreçlerinin yeterliliğinin de incelenmesini gündeme getiriyor. 

MA 35, arama yapıldığı yönündeki haberleri yalanladı 

Göçmenlik Dairesi, basında yer alan haberlerdeki bir noktaya özellikle itiraz ediyor. Kurumun açıklamasına göre, 22 Eylül’de herhangi bir ev araması yapılmadı. Bunun yerine soruşturmayı yürüten görevliler, resmî makamlar arasındaki adli yardımlaşma kapsamında ilgili ofise ve kuruma ait cihazlara erişim sağladı. 

Kurumun verdiği bilgilere göre olay, Viyana’daki ihbar sistemi üzerinden yapılan bir bildirimle ortaya çıktı. MA 35, kendi yürüttüğü kurum içi incelemelerin ardından 22 Mayıs’ta konuyu savcılığa bizzat bildirdi. 

Emmerling denetim mekanizmalarını savundu 

Göçmenlik Dairesi’nden sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Bettina Emmerling (NEOS), olayın ortaya çıkarılmış olmasını denetim mekanizmalarının işlediğinin göstergesi olarak değerlendirdi. 

Emmerling, Heute gazetesine yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: 

“Bu olay, kurum içi uyum ve denetim sistemlerinin işlediğini kanıtlıyor.” 

MA 35 ayrıca devam eden soruşturmanın vatandaşlığa geçiş işlemlerini değil, oturum izinlerini kapsadığını vurguladı. 

Kurum, The Local gazetesine yaptığı açıklamada ise soruşturma devam ettiği için kaç başvurunun etkilenmiş olabileceğine ilişkin bilgi vermedi. 

Her iki şüpheli için de masumiyet karinesi geçerlidir.| ©DerVirgül  

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.