Kiliselerden aşırı sağcı AfD programına tepki | “Açık topluma ve sosyal barışa saldırı”

Kiliselerden aşırı sağcı AfD programına tepki | “Açık topluma ve sosyal barışa saldırı”

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde Eylül ayında yapılacak seçimler öncesinde, aşırı sağcı Almanya için Alternatif [AfD] partisine Protestan ve Katolik kiliselerden sert tepki geldi. Kiliseler, partinin seçim programını “açık topluma, birlikte yaşama kültürüne ve sosyal barışa yönelik açık bir saldırı” olarak tanımladı.

Orta Almanya Protestan Kilisesi, Magdeburg Katolik Piskoposluğu ve Anhalt Protestan Eyalet Kilisesi tarafından yapılan ortak açıklamada, AfD’nin programının insan onuru, özgürlük ve dayanışma gibi temel değerleri dışladığı vurgulandı. Açıklamada, özellikle eyaletteki AfD teşkilatının savunduğu görüşlerin Hristiyanlığın insan anlayışıyla bağdaşmadığı ifade edildi.

Yabancı düşmanlığı programın merkezinde

AfD’nin Saksonya-Anhalt örgütü, Almanya’da iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından “kesin olarak aşırı sağcı” şeklinde sınıflandırılıyor. Parti, 6 Eylül’de yapılacak seçimler için “hükümet programı” olarak adlandırdığı seçim bildirgesini kabul etti.

Programın merkezinde ise açık biçimde dışlayıcı ve yabancı karşıtı bir toplum tasarımı yer alıyor. AfD, homojen bir “ulusal toplum” hedefiyle farklı kimlikleri ve kültürel çeşitliliği tehdit olarak konumlandırıyor.

Seçim programında “yabancı” ya da “farklı” olarak tanımlanan gruplara karşı devletin sert önlemler alması gerektiği savunuluyor. Göçmenlere yönelik kısıtlamaların artırılması, sığınma hakkının tamamen kaldırılması ve çoğulcu toplum yapısının zayıflatılması açıkça talep ediliyor. Programda medya, eğitim ve kültürel alanlarda da çeşitliliğe karşı bir çizgi benimsenirken, demokratik kurumların meşruiyeti de sorgulanıyor.

Kiliseler de hedefte

AfD’nin hedefinde yalnızca göçmenler değil, kiliseler de var. Parti, Protestan ve Katolik kurumları küçümseyici bir dille “kilise vergisi kiliseleri” olarak nitelendiriyor ve bu kurumların topladıkları vergilerle Hristiyanlık değerlerinden uzaklaştığını öne sürüyor.

AfD ayrıca kiliseleri “sol ideolojiye hizmet etmekle” suçlayarak, devletin bu kurumlara yaptığı ödemelerin koşullara bağlanmasını talep ediyor. Oysa söz konusu ödemeler, 19’uncu yüzyılda kilise arazilerinin kamulaştırılması sonrası başlatılmış ve anayasal güvence altına alınmış durumda.

“Korku siyaseti körükleniyor”

Ortak açıklamaya imza atan Katolik Piskopos Gerhard Feige, Protestan Eyalet Piskoposu Friedrich Kramer ve Anhalt Kilisesi Başkanı Karsten Wolkenhauer, AfD programının küçümseme ve dışlama üzerine kurulu olduğunu vurguladı.

Kilise temsilcileri, “Toplumsal değişimi güven içinde yönetmek yerine, değişim korkusu bilinçli şekilde körükleniyor” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca hukuk devletinin itibarsızlaştırıldığı ve kurumlara duyulan güvenin zayıflatıldığı belirtildi.

“Temel haklardan uzaklaşma” uyarısı

Kilise temsilcileri, söz konusu programın modern toplumun temelini oluşturan hak ve özgürlüklerden ciddi bir geri adım anlamına geldiğini vurguladı:

“Günümüzün sorunları karmaşık olabilir. Ancak insan onurunun dokunulmazlığı ve temel özgürlükler hiçbir koşulda tartışmaya açılamaz.”

Almanya genelinde de kiliseler, milliyetçi ve ırkçı söylemlerin demokratik düzen için oluşturduğu tehlikelere karşı uzun süredir uyarılarda bulunuyor. Alman Katolik Piskoposlar Konferansı 2024 yılında yayımladığı bildiride “ırkçı milliyetçilik ile Hristiyanlığın bağdaşmadığını” açıkça ifade etmişti.

Protestan Kilisesi Konseyi Başkanı Kirsten Fehrs de geçtiğimiz yıl Dresden’de yaptığı açıklamada AfD’ye karşı toplumsal direniş çağrısında bulunmuştu.| ©DerVirgül

Yayınlama: 12.04.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.