Avusturya, Avrupa’nın “en gürültülü” ülkeleri arasında
Avrupalıların yaklaşık yüzde 20’si trafik gürültüsünden ciddi şekilde etkileniyor. Europäische Umweltagentur [Avrupa Çevre Ajansı], buna karşı önlemlerin daha iddialı olması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Balkonu kullanmak neredeyse imkânsız – bahar güneşi dışarı çağırsa bile. Daniela F., Wiener Gürtel üzerinde yaşıyor; üç şeritli yolda arabalar, kamyonlar ve motosikletler günün her saatinde evinin önünden geçiyor. Gürültü yükünün “çok yüksek” olduğunu söylüyor; zamanla alışsanız bile sürekli uğultu hiç bitmiyor. Durum, özellikle otoyol yakınında ya da Flughafen Wien-Schwechat civarında yaşayanlar için daha da kötü. Üstelik kötü haber şu: trafik hacmi her yıl artıyor.
Avrupa genelinde 112 milyon insan zararlı çevresel gürültüye maruz kalıyor; bu, her beş Avrupalıdan fazlasına denk geliyor. Umgebungslärm in Europa 2025 raporuna göre gürültünün büyük kısmı karayolu trafiğinden kaynaklanıyor [92 milyon kişi]; bunu demiryolu [17,5 milyon] ve hava trafiği [2,5 milyon] izliyor. “Sağlığa zararlı” kabul edilen eşik, gündüz-akşam-gece ortalamasında 55 desibel, gece ise 50 desibel. Weltgesundheitsorganisation [WHO] daha sıkı sınırlar [53/45 desibel] baz alındığında ise Avrupalıların yüzde 30’u etkilenmiş sayılıyor.
En yüksek gürültü yükü hangi ülkelerde? AB düzenlemelerine göre hazırlanan haritalar, Fransa’nın 24 milyondan fazla etkilenen kişiyle başı çektiğini gösteriyor. Özellikle İtalya sınırına yakın Provence-Alpes-Côte d’Azur ve Rhône-Alpes bölgeleri öne çıkıyor. Italien’de ise demiryolu gürültüsü dikkat çekici [5,3 milyon kişi].
Almanya yaklaşık 22 milyon kişiyle kötü durumda olsa da oran olarak Avusturya’dan daha iyi: Avusturya’da nüfusun yüzde 32’si zararlı gürültü seviyelerine maruz kalırken Almanya’da bu oran yüzde 26. Listenin başında ise Luxemburg [yüzde 68], Kıbrıs [yüzde 52] ve Fransa [yüzde 36] yer alıyor. En “sessiz” ülkeler ise Slovakya, Estonya, Portekiz ve Yunanistan.
Sağlık üzerindeki etkiler
Gürültü yalnızca rahatsız edici değil, aynı zamanda sağlık için de zararlı. Stres ve uyku bozukluklarına yol açabiliyor; bu da kalp-damar ve metabolik hastalıklar, psikolojik sorunlar ve erken ölüme kadar uzanabiliyor. 2021 verilerine göre gürültüye bağlı yaklaşık 66.000 ölüm, 50.000 kalp-damar hastalığı ve 22.000 Tip 2 diyabet vakası görülüyor. Ayrıca 4,6 milyon Avrupalı ciddi uyku bozuklukları yaşıyor. Çocuklar üzerindeki etkiler de dikkat çekici: obezite [272.000 vaka] ve okuma güçlüğü [560.000 vaka] gibi sorunlarla bağlantı kuruluyor.
Ekonomik zarar da büyük: Gürültü kirliliği nedeniyle her yıl 95,6 milyar Euro [GSYİH’nin yüzde 0,6’sı] kayıp yaşanıyor. Bu, yaklaşık 1,3 milyon sağlıklı yaşam yılının kaybına karşılık geliyor. Gürültü, çevresel riskler arasında hava kirliliği ve iklim faktörlerinin hemen ardından geliyor. Ayrıca sadece insanlar değil, hayvanlar da etkileniyor; gürültü onların davranışlarını, iletişimini ve algılarını bozuyor. AB’ye göre Natura 2000 alanlarının en az yüzde 29’u trafik gürültüsünden etkileniyor. Denizlerde de gemi gürültüsü yüksek; özellikle Manş Denizi, Cebelitarık Boğazı ve Adriyatik’te olumsuz değerler ölçülüyor.
Çözüm önerileri
AB’nin “Towards zero pollution for air, water and soil” planı kapsamında 2030’a kadar gürültüden etkilenenlerin sayısını yüzde 30 azaltma hedefi giderek zorlaşıyor. 2017–2022 arasında düşüş yalnızca yüzde 3 oldu. Avrupa Çevre Ajansı, ek önlemler olmadan bu hedefe ulaşmanın zor olduğunu belirtiyor.
Kısa vadede hız limitlerinin düşürülmesi etkili olabilir: otoyollarda hızın 100 km/s’ye indirilmesi gürültüyü yaklaşık yüzde 20 azaltabilir. Uzun vadede ise tampon bölgeler oluşturulması ve şehirlerde daha fazla yeşil ve sessiz alan yaratılması gerekiyor. Şu anda AB’de şehir nüfusunun yalnızca üçte biri, 400 metre mesafede böyle alanlara erişebiliyor.| ©DerVirgül