Avusturya hükümeti çalışma kampı sonrası kararlarını duyurdu
Hükümetin ilk çalışma toplantısının [Klausur] ardından temel gıdalarda katma değer vergisinin [KDV] düşürülmesi ve sanayi elektriği fiyatının getirilmesi kararlaştırıldı. Önlemlerin finansmanı, geri dönüştürülemeyen plastiklere yönelik bir vergi ile üçüncü ülkelerden gelen paketlere uygulanacak bir paket harcı üzerinden sağlanacak. Hükümet zirvesi toplantıda üç ana başlığa odaklandı: Enflasyon, Standort politikası ve göç. Bu başlıklarda uzlaşılan noktalar, Klausur’un ardından çarşamba günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında karara bağlandı.
Enflasyonla mücadele
Önce enflasyon başlığı. Bu alanda özellikle SPÖ çok sayıda talep gündeme getirmişti. Geriye kalan temel karar şu oldu: Temel gıdalarda KDV, 1 Temmuz’dan itibaren yüzde 10’dan yüzde 5’e düşürülecek. Bunun bütçeye etkisi yaklaşık 400 milyon Euro olarak hesaplanıyor. Vergi indiriminin şimdilik bir süre sınırı bulunmuyor. Hangi gıda ürünlerinin bu kapsamda ucuzlayacağı ise henüz netleşmiş değil. İlgili ürün sepetinin, “insanların günlük alışverişlerinde bunu hissedeceği” şekilde oluşturulacağı belirtildi. Hükümet, AB’deki benzer modellere atıfta bulundu.
Maliyetli bu adımın finansmanı, geri dönüştürülemeyen plastiklere getirilecek bir vergi ile AB dışı ülkelerden gelen gönderiler için uygulanacak bir paket harcıyla sağlanacak.
Vergi indiriminin tüketicilere yansıtılmasını güvence altına almak için Federal Rekabet Kurumu’nun [BWB] işbirliği ve denetim faaliyetleri güçlendirilecek. Neos Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, “Gıda perakendesinde uzun vadede fiyatların düşmesi için güçlü bir rekabet kurumu ve daha fazla rekabet koşulları yaratıyoruz” dedi. Önlemin kısa vadeli değil, yapısal bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Meinl-Reisinger, perakende ticarette rekabete odaklanıldığını ifade etti.
Bunun dışında akaryakıt istasyonlarında fiyat etiketlerine yönelik denetimler de artırılacak. Hükümetin açıklamasına göre Fiyat Komisyonu devreye sokulacak ve haksız fiyat politikaları ile gerekirse uygun önlemler önerilecek. Amaç, düşen petrol fiyatlarının nihai tüketiciye de yansıtılmasını sağlamak. Ayrıca Avusturya’daki ham petrol fiyatları ile akaryakıt fiyatlarının gelişimini 2026’nın ilk çeyreği sonuna kadar incelemek üzere derhal özel bir denetim başlatılacak.
Standort’un güçlendirilmesi için önlemler
Hükümet, Standort’un rekabet gücünü artırmayı da hedefliyor. Meinl-Reisinger’e göre amaç, AB içinde en önemli on Standort arasında yer almak. Bu kapsamda 1.1.2027 itibarıyla kilovat saat başına 5 cent düzeyinde bir sanayi elektriği fiyatı getirilecek. Burada Almanya’daki benzer hazırlıklara da bakıldığı belirtildi. Yıllık yaklaşık 250 milyon Euro tutarındaki bu destek, Başbakan Yardımcısı Andreas Babler’in [SPÖ] açıklamasına göre, enerji sektöründen alınacak “ek bir bütçe katkısı” ile tamamen finanse edilecek.
Bu katkının nasıl şekilleneceği henüz net değil. Birden fazla seçenek masada ve hukuki imkânlar şu anda inceleniyor. Ayrıntıların Maliye ve Ekonomi Bakanlıkları arasında kısa süre içinde netleştirilmesi planlanıyor. Şansölye Christian Stocker [ÖVP], bunun sanayi için ciddi bir rahatlama sağlayacağını söyledi. Ancak bunun kaç ek istihdam ya da ne kadar vergi geliri yaratacağı somut olarak hesaplanabilmiş değil. Meinl-Reisinger, ekonomi araştırma enstitülerinin hesaplamalarına atıfta bulundu.
Yatırımlar özellikle dokuz anahtar teknoloji alanına yönlendirilecek: Yapay zekâ ve veri inovasyonu, çipler, elektronik bileşenler ve sistemler, ileri üretim teknolojileri ve robotik, kuantum teknolojisi ve fotonik, ileri malzemeler [advanced materials], yaşam bilimleri ve biyoteknoloji, enerji ve çevre teknolojileri, mobilite teknolojileri, uzay ve havacılık teknolojileri.
Hükümet döneminin ortasına kadar [konjonktürel ve bütçesel gelişmelere bağlı olarak] yan ücretlerde ilk indirim adımının atılması planlanıyor. Hedef, daha sonra kademeli bir rahatlama sağlamak ve bunu yalnızca Aile Yükleri Dengeleme Fonu [Flaf] üzerinden yapmak. Aynı zamanda aile yardımı, çocuk bakım parası gibi Flaf kapsamındaki ödemelerin korunacağı da vurgulandı.
Göç ve entegrasyon
Göç alanında Stocker, iltica hakkı tanınan kişilerin gelecekte imzalamak zorunda olacağı, bir tür “değerler bildirgesi”nin getirilmesini vurguladı. Babler ise iltica süreçlerinde düzene ihtiyaç olduğunu, daha hızlı ve nitelikli prosedürlerin, insan hakları temelinde uygulanması gerektiğini söyledi.
Ayrıca “şeriat yasağı” da gündeme geliyor. Açıklamada, “Demokrasiyi tehlikeye atan hukuk düzenlerinin uygulanması, Avusturya’da nüfus ve evlilik hukukunda gelecekte açık biçimde engellenecek” denildi. Şansölye, uluslararası hukukun temel ilkelerinin geçerli olduğunu ancak ulusal manevra alanının genişletileceğini belirtti.
Avusturya, hapis cezalarının köken ve üçüncü ülkelerde infaz edilebilmesi imkânı için de daha yoğun çaba göstermeyi hedefliyor. Bu yöndeki anlaşmaların 2026 yılında hızlandırılması planlanıyor.
İslami radikalleşmeye karşı ise Dernekler Yasası’nda değişiklikler öngörülüyor. Mevcut derneklerin, “Avrupa’nın demokratik temel ilkelerine aykırı davranışlar” [örneğin anayasal düzene çağrı, anayasanın bütünüyle gayrimeşru ilan edilmesi, paralel yargı yapılarının kurulması, demokratik düzenin gayrimeşrulaştırılması, antisemitik ya da antifeminist tutumlar] durumunda idari kararla feshedilebilmesi sağlanacak. Ayrıca dernek kuruluşları da, amaç ya da örgütlenme biçimi Avrupa’nın demokratik temel ilkeleriyle ağır biçimde çelişiyorsa engellenebilecek. Böylece suç işlenmeden önce cephe ya da paravan derneklerin, eleman devşirme, propaganda veya paralel yapı projelerinin durdurulması hedefleniyor.
Bir miktar iyimserlik
Meinl-Reisinger, Avusturya ekonomisinin durumu hakkında “Artık gözyaşı vadisinden çıktık” dedi. Atılan adımların bir kısmının “tarihi nitelikte” olduğunu da sözlerine ekledi.| ©DerVirgül