Avusturya’da kriz kapıda, çözüm yine tavan fiyat mı?
İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, yakında Avusturya’daki enerji faturalarına da yansıyacak. Bu durum siyasette fiyat tavanı tartışmalarını tekrar gündeme getirdi. Ancak uzmanlar, bunun altta yatan sorunlara gerçek bir çözüm sunmadığını söylüyor.
Petrol fiyatları bugüne kadar nispeten sakin seyretmiş, İran’daki savaşın başlamasından bu yana sadece yaklaşık %20 artarak 84 dolara yükselmiş durumda. Tarihsel zirve olan 2008 yazındaki 144 dolardan hâlâ oldukça uzaktayız. Enflasyon dikkate alındığında, petrol fiyatının yeni bir rekor kırabilmesi için neredeyse 230 dolara çıkması gerekir. Doğalgaz fiyatları ise 2022’deki zirvelerden hâlâ uzak, ancak son günlerde neredeyse iki katına çıkmış durumda.
Uzmanlar, herhangi bir “enerji kıyameti” senaryosuna henüz gerek olmadığını söylüyor. Ancak çatışmanın uzun süreceği de açık. Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması, enerji fiyatlarının daha da artacağı anlamına geliyor. Bu durum Avusturyalıların cüzdanlarına yansıyacak ve enflasyon ile politik tartışmaları yeniden alevlendirecek. Ocak ayında ulaşılan %2 enflasyon hedefi bu yıl için tehlikeye girmiş durumda.
SPÖ’nün reçetesi: Her krize fiyat tavanı
Hükûmet ve özellikle SPÖ, yüksek fiyatlara karşı çözümü “fiyat tavanı”nda görüyor. İster yüksek kiralar, ister pahalı enerji, ister özel doktor ücretleri olsun, çözüm her zaman aynı: tavan fiyat. ÖVP ve Neos ise bu önerilere sessiz kalıyor.
Oysa iktisat bilgisi olan herkes bilir ki, fiyatlar arz ve talebin en önemli göstergesidir. Yüksek fiyatlar, açgözlü girişimcilerin veya “çılgın piyasaların” değil, arz-talep dengesizliğinin sonucudur.
- Avusturya şehirlerinde kiralar, kentleşme ve yoğun göç nedeniyle artıyor.
- Özel doktor ücretlerinin yüksek olmasının nedeni, doktorların hastalarına daha fazla zaman ayırabilmesi.
- Enerji fiyatlarını ise önemli tedarikçi kayıpları belirliyor; 2022’de Rusya, bugün ise Katar arzı kısıtlıyor.
Gerçek tavan fiyat, tedarik krizini tetikler
Enerji sektöründe gerçek bir fiyat tavanı, sadece tedarik sorununu büyütür. Uluslararası piyasa, SPÖ’nün seçmenler için belirlediği fiyatla ilgilenmez.
Mümkün olan tek şey, devletin elindeki enerji şirketlerinin farkı ödemekle yükümlü olduğu bir “sahte tavan fiyat” olurdu. Ancak bu, sadece sembolik bir “sol cebinden sağ cebine” politikası olur. Ayrıca tavan fiyat rekabeti durdurur, tüketiciyi enerji tasarrufuna motive etmez ve alternatif enerji yatırımlarını sekteye uğratır.
Tıpkı konut krizinin sadece yeni inşaatla çözülebileceği gibi, enerji krizinin de kalıcı çözümü daha fazla arzda yatıyor. Bu yenilenebilir kaynakların artırılması olabileceği gibi, Avrupa’daki mevcut fosil rezervlerin kullanılmasıyla da sağlanabilir.
Fracking teknolojisi, ABD’nin enerji ithalatçısından ihracatçısına dönüşmesini sağladı ve yüksek fiyatlardan kâr etmelerini mümkün kıldı. Avusturya’da da benzer adımlar atılabilir, yeter ki siyasi irade olsun.| ©DerVirgül