Avusturya’da Suriyelilere vatandaşlık artışı sağ kanadı harekete geçirdi
Avusturya’da son yıllarda Suriyelilere verilen vatandaşlık sayısındaki hızlı artış, ülke siyasetinde özellikle sağ kanatta sert tartışmaları beraberinde getirdi. Resmî verilere göre 2013 yılında yalnızca 83 Suriyeli Avusturya vatandaşlığı alırken, 2024’te bu sayı 2.241’e yükseldi. 2025’in [Ocak–Eylül] döneminde ise 2.080 Suriyeli daha vatandaşlığa kabul edildi.
2015 sonrası verilen iltica kararlarının etkisi
Artışın temelinde 2015 mülteci krizi döneminde verilen yoğun iltica kararları bulunuyor. O yıl on binlerce başvuru yapılmış, önemli bir kısmı Suriye kökenli sığınmacılara koruma statüsü tanınmıştı. 2016 ve 2017’de de Suriyelilere yönelik olumlu iltica kararları yüksek seviyede seyretti.
Avusturya yasalarına göre vatandaşlık başvurusu için gerekli olan on yıllık ikamet süresini dolduran bu gruplar, 2025’ten itibaren art arda başvuru yapmaya başladı. Bu durum, vatandaşlık istatistiklerine gecikmeli fakat güçlü bir şekilde yansıdı.
Neredeyse her beş vatandaşlıktan biri Suriyeli
2024 verilerine göre Suriyeliler, ülke içinde vatandaşlığa alınan en büyük tek grup haline geldi. Aynı yıl köken ülkeleri sıralamasında ilk sırada yer alan Suriyelileri Afganistan, İran, Türkiye ve Bosna-Hersek izledi. 2025’in ilk dokuz ayında verilen vatandaşlıkların neredeyse beşte biri Suriyelilere gitti.
Ayrıca istatistikler, Asya’nın [Türkiye ve Kıbrıs hariç] yeni vatandaşların başlıca köken bölgesi olarak Avrupa dışı ülkeleri geride bıraktığını gösteriyor.
FPÖ: “Vatandaşlık verilmemeli”
Artan rakamlar özellikle Freiheitliche Partei Österreichs [FPÖ] cephesinde sert eleştirilere yol açtı. Parti temsilcileri, sığınmacı statüsüyle ülkeye gelen kişilere otomatik biçimde vatandaşlığa giden bir yol açıldığını savunuyor. FPÖ, mevcut on yıllık bekleme süresinin 15 yıla çıkarılmasını talep ederken, 2026 itibarıyla sığınmacılara genel olarak vatandaşlık verilmemesi gerektiğini dile getiriyor.
Parti çevreleri, vatandaşlığın “entegrasyonun son aşaması” olması gerektiğini ve kitlesel iltica dalgalarının yıllar sonra kitlesel vatandaşlık alımlarına dönüşmesinin “siyasi sonuçları” olacağını öne sürüyor.
Önümüzdeki yıllarda artış sürebilir
2015’te iltica hakkı alan Suriyeliler 2026 itibarıyla on yıllık süreyi doldurmuş olacak. 2016 ve 2017’nin yüksek başvuru yıllarındaki büyük grupların da 2026–2028 arasında bu eşiğe ulaşması bekleniyor. Uzmanlar, bu nedenle Suriyelilerde – daha sınırlı ölçüde de Afganlarda – vatandaşlık başvurularının artmaya devam edeceğini değerlendiriyor.
Bu gelişme, Avusturya’da vatandaşlık hukukunun geleceği ve iltica politikalarının uzun vadeli etkileri konusunda sağ ve sol partiler arasındaki siyasi gerilimin önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine işaret ediyor.| ©DerVirgül