FPÖ’nün Yeni Yıl Buluşmasında Dikkat Çeken Pankart
[Avusturya Özgürlük Partisi] FPÖ’nün üst düzey kadrosu, Kärnten eyaletinin başkenti Klagenfurt’ta yeni yıl buluşması için bir araya geldi. Etkinliğin odağında yine parti lideri Herbert Kickl ve federal siyasete yönelik sert söylemleri vardı.
Kickl, geçen hafta yeniden gündeme gelen zorunlu askerlik tartışmasına da değindi. Haberlere göre, ÖVP’nin Savunma Bakanlığı bünyesindeki bir komisyon askerlik süresinin on aya çıkarılmasını planlıyor. Burgenland Eyalet Başkanı Hans Peter Doskozil (SPÖ) ise cuma günü kadınlar için de zorunlu askerliği savunmuştu. Kickl, bu önerilere salonu dolduran kalabalığın alkışları eşliğinde karşı çıktı:
“Oğullarımızı ve kızlarımızı vermiyoruz!”
Kendi barış politikasını “tarafsızlık politikası” olarak tanımlayan Kickl, Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger’in (Neos) yaklaşımını ise “histerik biçimde araya dalmak” olarak niteledi. Neos’a gönderme yaparak, “Söz gümüşse, sükût altındır” dedi.
“Wappler sürüsü” ÖVP, SPÖ ve Neos
Kickl, barış adına her şeye katlanmak zorunda olunmadığını savunurken, FPÖ’nün her zaman güçlü bir orduyu desteklediğini vurguladı:
“Kendimizi koruyabilmeli ve savunabilmeliyiz. Ama asla çatışmalara ve savaşlara çekilmemeliyiz.”
Bununla birlikte federal hükümete yönelik sert üslubunu da sürdürdü. ÖVP, SPÖ ve Neos’u “wappler sürüsü” olarak nitelendiren Kickl, temel gıda ürünlerinde planlanan KDV indiriminin “birkaç kuruşluk” bir rahatlama olduğunu söyledi. Üstelik bu indirimin yıl ortasında yürürlüğe gireceğini, çünkü hükümetin finansmanı nasıl sağlayacağını bilmediğini savundu.
Dip not: Wappler, Avusturya Almancasında kullanılan argo ve aşağılayıcı bir ifadedir. Kısaca anlamı: aptal, salak, beceriksiz, ahmak
Eğer bunun “plastik vergisi” ile karşılanması planlanıyorsa, “yoğurt kabı aldığınızda o birkaç kuruş zaten geri gidiyor” dedi. Hükümetin vergi indirimi sunumunu ise “kameralar önünde yaşanan bir panik atağı” olarak tanımladı.
Retoriği ilerleyen dakikalarda daha da sertleşti. “Bu kaybedenler koalisyonunu havaya uçurmak için her şeyi yapacağım” diyen Kickl, “ne kadar erken, o kadar iyi” ifadelerini kullandı ve hükümetin ışıklarının bir an önce sönmesi gerektiğini söyledi.
Ancak salonun arka bölümlerinde dikkat giderek dağıldı; konuşmanın yaklaşık 15. dakikasından itibaren yüksek sesle sohbet edilmeye, yemek yenip içilmeye başlandı. Kickl, planlanan 90 dakikalık konuşmasını 70 dakikada tamamladı.
Bu yıl ilk kez Federal Cumhurbaşkanı’nın yeni yıl konuşmasını izlediğini söylediğinde ise salonda yoğun bir giriş-çıkış yaşanıyordu. Kickl, Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen’i “sistemin sözcüsü” ve “tüm ekibin sınıf başkanı” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı’nın uzlaşı çağrılarını kesin bir dille reddeden Kickl, savaş ile tarafsızlık arasında ya da “ithal katiller, tecavüzcüler ve teröristler ile Avusturyalı vatandaşlar” arasında uzlaşma olamayacağını savundu. Standart çözümünü yineledi:
“Kale Avusturya, göçü durdurma ve remigrasyon [tersine göç].”
FPÖ’nün Türkiye ve eski Yugoslavya kökenli göçmenlere yönelik son dönemdeki yakınlaşma çabalarına rağmen, etkinlikte açılan “Kale Avusturya, göçü durdurma ve remigrasyon [tersine göç]” pankartı bu söylemle açık bir çelişki oluşturdu.
ÖVP ile “gizli görüşmeler” iddiası
Kickl’in ÖVP ile gizli görüşmeler yaptığına dair söylentilere siyasi kulislerde bugüne kadar fazla itibar edilmemişti. Kickl, cumartesi günü bu söylentiyi önce kendisi gündeme getirdi, ardından sert bir dille yalanladı:
“Benimle kirli pazarlıklar olmaz.”
ÖVP’den birinin böyle bir girişimde bulunması hâlinde, “derhal kapı dışarı edileceğini” söyledi.
Konuşmasının devamında alışıldık şekilde vergi politikası, yüksek enflasyon ve göç konularını ele alan Kickl, sürekli “netlik” çağrısı yaptı. Bürokrasiye “demir süpürgeyle dalacağını” belirterek Avusturya’yı bir “yoğun bakım hastası” olarak tanımladı.|©DerVirgül