Viyana Dinler Konseyi bildirgesi Alevi kurumları arasında farklı değerlendirmelere yol açtı

Viyana Dinler Konseyi bildirgesi Alevi kurumları arasında farklı değerlendirmelere yol açtı

Viyana Dinler Konseyi’nin kısa süre önce imzaladığı Temel İlke Bildirgesi, Avusturya’daki Alevi kurumları arasında farklı değerlendirmelere yol açtı. Aynı metne dayanan açıklamalar, bildirgenin Alevi toplumu açısından taşıdığı anlam konusunda ayrışan yaklaşımları ortaya koydu.

Bildirge, Dinler Konseyi’ne üye tüm yasal olarak tanınmış kilise, dini topluluk ve inanç cemaatleri tarafından imzalanmış; ırkçılığa, antisemitizme, antimuslim, antichristlich ve antialevitische Tendenzen [Alevi karşıtı eğilimler] dahil olmak üzere her türlü dini temelli ayrımcılığa karşı ortak bir duruşu kayıt altına almıştı.

Birinci yaklaşım: “Tarihi bir eşik”

Avusturya Alevi İnanç Toplumu [ALEVI] tarafından yayınlanan bildirgede Alevi karşıtlığının açık biçimde isimlendirilmesini, kamusal ve siyasal düzeyde önemli bir eşik olarak değerlendirdi. Bu yaklaşımda bildirge, Alevi düşmanlığının ilk kez resmi bir metinde açıkça tanımlanması ve reddedilmesi açısından tarihsel bir kazanım olarak ele alındı.

Bu değerlendirmeye göre, Alevi karşıtlığının diğer ayrımcılık biçimleriyle birlikte anılması hem görünürlük hem de gelecekte atılabilecek hukuki ve idari adımlar açısından önem taşıyor.

İkinci yaklaşım: “Kolektif bir ilke bildirgesi”

Avusturya Özgür Alevileri [Frei-Aleviten Österreich] tarafından yapılan açıklamada ise bildirgenin hiçbir inanç grubuna özel bir statü veya ayrıcalık tanımadığı özellikle vurgulandı.

Frei-Aleviten Österreich, Temel İlke Bildirgesi’nin:

  • Viyana Belediyesi ile tekil bir dini yapı arasında yapılmış bir anlaşma olmadığı, herhangi bir inanç topluluğuna özel haklar veya imtiyazlar doğurmadığı, tüm üyelerin ortak imzasını taşıyan, ilkesel ve kolektif bir değerler beyanı olduğu görüşünü kamuoyuyla paylaştı.

Açıklamada, bildirgenin gücünün tam da bu ortaklıkta yattığı ve kamuoyunda yanlış beklentiler yaratılmaması gerektiği ifade edildi.

Aynı metin, farklı okumalar

Ortaya çıkan tablo, Viyana Dinler Konseyi’nin Temel İlke Bildirgesi’nin içeriğinden çok, Alevi kurumlarının metni nasıl konumlandırdığına dair bir farklılığa işaret ediyor.

Bir kesim bildirgeyi Alevi toplumu açısından özel ve tarihsel bir dönüm noktası olarak okurken, bir başka kesim bu yaklaşımın bildirgenin kolektif niteliğini gölgeleyebileceği uyarısında bulunuyor.

Kamuoyuna verilen mesajlar ayrışıyor

Bu farklılık, kamuoyuna verilen mesajlarda da kendini gösteriyor. Bir tarafta bildirgenin Alevi karşıtlığının resmen tanınması anlamına geldiğini savunan bir söylem öne çıkarken, diğer tarafta bunun etik ve ilkesel bir duruşla sınırlı olduğu ve hukuki bir sonuç üretmediği vurgulanıyor.

Tartışma sürüyor

Viyana Dinler Konseyi’nin Temel İlke Bildirgesi etrafında şekillenen bu tartışma, Avusturya’daki Alevi kurumları arasında temsil, kazanım ve siyasal okuma farklılıklarını bir kez daha görünür kıldı. Bildirgeye dair değerlendirmelerin önümüzdeki süreçte de Alevi kamuoyunda tartışılmaya devam etmesi bekleniyor.| ©DerVirgül

Yayınlama: 07.02.2026
Düzenleme: 07.02.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.