Viyana’da ilkokul öğrencilerinde ciddi Almanca açığı | Şehir yönetimine sert eleştiriler
Viyana’da Almanca destek politikaları, şehir siyasetinin merkezine oturdu. Açıklanan veriler, çok sayıda çocuğun dil yetersizliği nedeniyle dersleri yeterince takip edemeden okula başladığını ortaya koyarken, muhalefet şehir yönetimini sert sözlerle eleştiriyor. SPÖ ve NEOS ise mevcut programları savunarak, göç ve uluslararası krizlerin sistemi zorladığına dikkat çekiyor.
Salı günü Viyana Belediye Meclisi’nde özel anaokullarına yönelik teşvikler tartışılırken, çarşamba günü erken çocukluk eğitimi yeniden gündeme geldi. ÖVP’nin talebiyle düzenlenen olağanüstü eyalet oturumunda, Almanca dil desteği kapsamlı biçimde ele alındı. Halk Partisi, özellikle Viyana’daki “olağanüstü statüdeki” öğrenci sayısının yüksekliğine dikkat çekti. Bu öğrencilerin büyük bölümünün anaokuluna gitmiş olmasına rağmen yeterli Almanca becerisine sahip olmaması eleştiri konusu oldu.
“Olağanüstü” öğrenci sayısı tartışma yarattı
“Olağanüstü” statü, Almanca yetersizliği nedeniyle dersleri takip edemeyen öğrenciler için kullanılıyor. ÖVP Meclis Grup Başkanı Harald Zierfuß, okul öncesi çocuklar da hesaba katıldığında Viyana’daki her iki okul çocuğundan birinin bu kapsama girdiğini belirtti. Zierfuß, bunların önemli bir kısmının Avusturya doğumlu ve anaokuluna gitmiş çocuklar olmasının, sistem açısından ciddi bir alarm olduğunu savundu.
Zierfuß, altı yaşına gelmiş çocukların öğretmenlerini dahi anlayamayacak düzeyde Almanca bilmemesini SPÖ–NEOS yönetiminin başarısızlığı olarak nitelendirdi. Dil seviyesinin üç yaşında ölçülmesini, ihtiyaç halinde anaokulu devam zorunluluğunun artırılmasını ve Almanca destek personelinin çoğaltılmasını talep etti. NEOS’un eğitimden sorumlu belediye meclis üyesi Bettina Emmerling’in, kendi koydukları hedeflerin gerisinde kaldığını da ileri sürdü.
Yeşiller: Almanca destek sistemi işlemiyor
Yeşiller Partisi’nden eyalet milletvekili Felix Stadler de şehir yönetimine çağrıda bulunarak, “nihayet cesur ve etkili bir eğitim politikası” izlenmesi gerektiğini söyledi. Stadler’e göre Almanca destek sistemi işlevsiz ve bu durum çocukların eğitimdeki fırsat eşitliğini zedeliyor. Yeşillerin ikinci zorunlu anaokulu yılına destek verdiğini hatırlatan Stadler, bunun tek başına yeterli olmadığını, nitelikli dil desteği olmadan sorunun çözülemeyeceğini savundu.
FPÖ: Göç ve personel eksikliği sistemi zorluyor
FPÖ’lü milletvekili Bernd Saurer, anaokullarında ciddi dil açıkları bulunduğunu belirterek, yoğun göçün erken çocukluk eğitimini baskı altına aldığını ifade etti. Bu sorunların okul başlangıcında ortadan kalkmadığını, aksine ilkokullara taşındığını söyledi. Saurer, personel eksikliği ve erken çocukluk eğitiminde yapılan tasarrufların da tabloyu ağırlaştırdığını dile getirdi.
Şehir yönetimi savunmada
NEOS Eğitim Sözcüsü Dolores Bakos, açıklanan rakamların kendilerini de “şoke ettiğini” söyledi. Bakos, aile birleşimi yoluyla yaklaşık 300 çocuğun sisteme dahil olduğunu, ayrıca Ukrayna savaşı nedeniyle binlerce öğrencinin Avusturya’ya geldiğini hatırlattı. Bu gelişmelerin ciddi kaynak ihtiyacı yarattığını belirten Bakos, yaz dönemi Almanca kursları gibi yeni projelerin hayata geçirildiğini ve Eğitim Bakanı Christoph Wiederkehr döneminde Almanca destek personelinin iki katına çıkarıldığını vurguladı.
SPÖ’lü milletvekili Nikola Poljak ise dil öğreniminin en sağlıklı biçimde anaokulunda gerçekleştiğini savundu. Kendisi de Almancayı anaokulunda öğrendiğini belirten Poljak, ortak öğrenme ortamının önemine dikkat çekti. Sorunların farkında olduklarını ve tüm imkânları zorladıklarını söyleyen Poljak, dil destek personelinin artırılması üzerinde çalışıldığını aktardı. Üç yaşındaki çocuklara erken dil testleri uygulanmasına ise temkinli yaklaştı; bu yaş grubunda kelime dağarcığının henüz çok sınırlı olduğunu ifade etti.|© DerVirgül