Barış için masadaki 10 madde nedir?

Barış için masadaki 10 madde nedir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın “bütün bir medeniyeti bir gecede yok etmekle” tehdit ettiği, nükleer silah kullanımına dair endişelerin dile getirildiği bir ortamda son dakikada ateşkes sağlandı.

Taraflar arasında arabuluculuk yapan Pakistan, Washington ve Tahran’dan heyetleri bu Cuma günü “kalıcı bir çözümü” görüşmek üzere İslamabad’a davet etti. Uzlaşı çabalarına Türkiye ve Mısır’ın yanı sıra Çin’in de destek verdiği belirtiliyor.

Peki savaşın 40’ıncı gününde duyurulan iki haftalık ateşkes süresince taraflar neyi müzakere edecek? Masadaki başlıklar savaştan önce zaten devam etmekte olan görüşmelerden ne kadar farklı?

İran’ın 10 maddelik planı
Trump kendi sosyal medya sitesi Truth Social’dan İran’dan 10 maddelik bir teklif aldıklarını, bu metnin müzakereler için “üzerinde çalışılabilir bir temel sunduğunu” yazdı.

İran merkezli Tasnim haber ajansı, Farsça’nın yanı sıra Türkçe ve İngilizce yayınladığı haberlerinde ABD’ye iletilen 10 maddeyi şöyle sıraladı:

• ABD’nin saldırmazlık garantisi vermesi
• Hürmüz Boğazı’nın İran’ın kontrolünde kalması
• Uranyum zenginleştirme hakkının kabulü
• Tüm birincil yaptırımların kaldırılması
• Tüm ikincil yaptırımların kaldırılması
• BM Güvenlik Konseyinin İran aleyhindeki kararlarının sonlandırılması
• Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının İran aleyhindeki kararlarının sonlandırılması
• İran’a savaş tazminatı ödenmesi
• Bölgedeki Amerikan askerinin çekilmesi
• Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sonlandırılması

Tasnim, “müzakerelerin temeli olarak” bu koşulları kabul eden Trump’ın geri adım atmış olduğunu vurguladı. İran devletine ait diğer medya kuruluşları da “savaşta üstünlüğünü gösteren tarafın” kendileri olduğunu iddia etti.

Söz konusu 10 madde İran’ın Hindistan Büyükelçiliğine ait resmi X hesabından da “Savaşı siz başlattınız ama bitirme şartlarını İran belirleyecek” notuyla paylaşıldı.

İran’dan BMGK şartı
İran, olası “anlaşmayı bağlayıcı kılacak” bir BM Güvenlik Konseyi kararını da şart koşuyor. Tahran yönetimi daha önce birçok kez “ABD’ye güvenmediklerini, olası yeni bir anlaşmadan Trump’ın kolayca vazgeçebileceğini” dile getirmişti.

ABD ve İran 2015 yılında, Barack Obama’nın başkanlığı döneminde Tahran’ın nükleer programını sınırlayan bir anlaşmaya varmış, Donald Trump Beyaz Saray’daki ilk döneminde bu anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmişti.

Trump henüz siyasete girmeden önce, 2013 yılında o dönemki Twitter’dan, Obama’nın İran’la anlaşmayı “beceremeyeceğini”, bu “başarısızlığını örtmek için” de ABD’yi savaşa sürükleyeceğini yazmıştı.

ABD istediğini aldı mı?
Washington iki hafta önce savaşı bitirmek için İran’a 15 maddelik bir teklif iletmiş, Tahran bu listeyi kabul etmeyeceğini bildirmişti. Amerikan basını ABD’nin 15 maddelik listesinde şu unsurların yer aldığını yazmıştı:

• Nükleer silah geliştirmeme taahhüdü
• Yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun teslimi
• İran ordu kapasitesine sınırlama
• İsrail’in var olma hakkını tanıma şartı
• Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması

Küresel petrol ticareti için hayati önemdeki boğaz, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaştan önce zaten açıktı.

Diğer taraftan Tahran’ın geçen ay “aşırı ve mantıksız” diyerek reddettiği ABD planıyla, Trump’ın şimdi “üzerinde çalışılabilir” dediği 10 maddelik liste arasında çok ciddi farklılıklar bulunuyor.

Taraflar savaş patlak vermeden birkaç saat öncesine kadar diyalog halindeydi, “büyük ilerleme sağlandığı” söylenen görüşmelerde ABD’nin temel talebi İran’ın nükleer programı ve uzun menzilli füze üretiminin sonlandırılmasıydı.

Tahran’ın ilettiği yeni planda bu yönde hiçbir kısıtlama yer almazken, tam aksine, yaptırımların kaldırılması yoluyla daha önce nükleer program nedeniyle dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını da öngörüyor. İran’ın listesinde Hürmüz’ün kontrolüne ilişkin ikinci madde ve İran’ın uranyum zenginleştirmeye devam edeceğine dair üçüncü madde özellikle dikkat çekiyor.

Hürmüz’den geçiş talebi: 2 milyon dolar
Ateşkes sonrası İranlı yetkililer uluslararası ajanslara yaptıkları açıklamalarda, Hürmüz’den geçen gemilerden, araç başına 2 milyon dolara kadar ücret alacaklarını ve bu tutarı yeniden inşa için kullanacaklarını bildirdi.

İran’ın gerçekten geçiş ücreti alıp alamayacağı belirsiz ancak eğer gerçekleşirse bu, savaş öncesi duruma göre önemli bir geri gidiş anlamına geliyor.

Denizcilik hukuku, Süveyş ve Panama gibi sonradan kazılanlar hariç, doğal su yollarından “geçiş ücreti” alınmasını yasaklıyor.

Örneğin Türkiye, Montrö Sözleşmesinin verdiği hak ile İstanbul ve Çanakkale Boğazları’ndan uğraksız geçen gemilerden sağlık denetimi, fener ve tahlisiye (kurtarma) olmak üzere üç hizmet kalemi için ücret alabiliyor ancak bunlar “geçiş ücreti” olarak sınıflandırılmıyor.

Kıyas için, Ulaştırma Bakanlığının açıkladığı verilere göre, Türkiye 2024 yılında Türk limanlarına uğramaksızın boğazları transit geçen gemilerden araç başına ortalama 4 bin 500 dolar aldı.

Taraflar aynı dili konuşmuyor
Ateşkes sağlanmış olsa da kağıt üzerinde taraflar henüz aynı dili konuşmaktan çok uzak. Bunlara ek olarak İsrail’in Lübnan’ı İran’la olası anlaşmanın dışında tutma çabası da süreci zorlaştıran bir unsur olarak öne çıkıyor.

Lübnan Hizbullah’ı İran’a destek için İsrail’e roket saldırısı düzenlemiş bunun üzerine İsrail karadan ve havadan Lübnan’a saldırı başlatmıştı. Tahran olası ateşkesin Lübnan’ı da kapsamasını istiyor. İsrail ise bunu şimdiden reddetti. İsrailli bakanlar geçtiğimiz günlerde Lübnan’ı “Gazze’ye çevirmekle” tehdit etmiş, ülkenin güneyini işgal edeceklerini belirtmişlerdi.

Trump “zafer” diyebilecek mi?
Savaş başlamadan haftalar önce Trump, İran halkına seslenerek “yardım yolda” demiş ve insanları sokağa çıkmaya davet etmişti. Diasporadaki İranlı muhalif Rıza Pehlevi’nin de destek verdiği protestolarda binlerce İranlı rejim şiddeti sonucu yaşamlarını yitirmişti.

Trump savaşı başlattığı konuşmasında bir kez daha İran haklına seslenerek “vakti geldiğinde sokağa çıkmak için hazır beklemelerini” istemişti.

Yani sürecin başında Trump’ın hedefi İran’da bir rejim değişikliğiydi. Üstelik Trump seçim kampanyası boyunca ABD’nin başka ülkelerde “rejim değişikliğine girişmesine” karşı çıkmış, kampanyasını “savaşlara son vereceği” söylemi üzerinden kurmuştu.

Lider kadrosunun tamamına yakını ölmüş olsa da Tahran’da İslam Cumhuriyeti’nin yıkılacağına dair bir işaret ortaya çıkmış değil.

Saldırıların ilk günü öldürülen dinî lider Ali Hamaney’in yerine en az onun kadar sertlik yanlısı olduğu belirtilen oğlu Mücteba Hamaney seçildi. Savaş boyunca hiç ortaya çıkmasa da sağ olduğu düşünülüyor.

Rejimin asıl unsuru Devrim Muhafızları da hâlâ ülkenin kontrolünü elinde tutuyor.

Ancak Trump rejimin “pratikte değiştiğinde” ısrarcı. “Artık farklı insanlarla muhatap oluyoruz… Daha akıllılar, daha az radikaller” diyen ABD Başkanı’na göre, yaklaşık 20 ülkenin ordularının dahil olduğu, 4 bin kadar insanın öldüğü ve küresel ekonominin altüst olduğu savaş amacına ulaştı.

ABD Başkanı ateşkes haberi sonrası Truth Social’dan “İran ‘artık yeter’ dedi! (…) Büyük paralar kazanılacak. İran yeniden inşa sürecine başlayabilir. (…) Bu Ortadoğu’nun altın çağı olabilir” diye yazdı.

ABD’de Kasım ayında ara seçimler var
Trump’ın “üzerinde çalışılabilir” dediği 10 maddelik İran planı gibi başka veriler de ABD Başkanı’nın olası “zafer” ilanını zorlaştırıyor.

Pew Research Center’in Mart ortasında 3 bin 524 kişi ile yaptığı ankete göre, her 10 Amerikalıdan altısı İran savaşını onaylamıyor. Her iki kişiden biri de savaşın ABD ordusu için “iyi gitmediğini” düşünüyor.

ABD’de artan benzin fiyatları da Trump’ı zora soktu. Savaşın başından bu yana benzin 1 dolar artışla 2022’den beri ilk kez 4 doların üzerine çıktı. Akaryakıt fiyatı bireysel ulaşıma ek olarak, lojistik nedeniyle gıda fiyatları üzerinde de önemli bir ağırlığa sahip.

ABD’de Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde enflasyon ve hayat pahalılığı Trump için hassas başlıklar. Trump, seçimlerde Demokratlar Kongre’de çoğunluğu elde ederse görevden alınmaktan endişe ettiğini daha önce açıkça ifade etmişti.| DW

Yayınlama: 08.04.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.