Tiyatro sanatçısı Haldun Dormen hayatını kaybetti

Tiyatro sanatçısı Haldun Dormen hayatını kaybetti

Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden, yönetmen, oyuncu, eğitmen ve yazar Haldun Dormen, sanat yaşamının 72. yılında 97 yaşında hayatını kaybetti.

Dormen’in vefatıyla Türkiye tiyatrosu, yalnızca uzun bir sanat yaşamını değil, aynı zamanda sahneye bakışı değiştiren bir kuşağın en belirgin temsilcilerinden birini kaybetti.

Dormen, kısa süre önce geçirdiği enfeksiyon nedeniyle özel bir hastanede tedavi görüyordu.

1928 yılının Nisan ayında dünyaya gelen Haldun Dormen, İngiltere’de eğitim görmüş, üç dil bilen bir iş insanı baba ile İstanbul’un köklü ailelerinden gelen bir annenin iki çocuğundan biriydi. Babası Ömer Sait Dormen’in işi nedeniyle ailesi bir süre Mersin’de yaşadı. Dormen, doğumundan yaklaşık altı ay sonra ailesiyle birlikte İstanbul Şişli’ye taşındı.

Çocukluğu, gençliği ve sanat yaşamının büyük bölümü bu semtte geçti. Şişli, yalnızca yaşadığı bir yer değil, aynı zamanda tiyatrosunu kurduğu, sahnesini açtığı ve adını verdiği bir merkez oldu.

Amerika’da bir Türk
Çocukluk yıllarında Alman dadısının sinema merakı ve ailesinden gizli izlediği oyunlar, Dormen’in sahneyle erken yaşta bağ kurmasını sağladı. Küçük yaşta izlediği Othello oyununun onda bıraktığı etkiyi, ilerleyen yıllarda sık sık dile getirdi. Tiyatro tutkusu eğitim hayatını da belirledi. 1943’te Galatasaray Lisesi’nin ortaokul bölümünde eğitim gördü; ilk kez amatör olarak bu okulda sahneye çıktı. Babasının isteğiyle Robert Koleji’ne geçti ve 1949’da mezun oldu. Ailesinin mühendislik yönündeki beklentilerine karşın tiyatrodan vazgeçmedi.

Bu kararlılık onu ABD’ye taşıdı. Dormen, Yale Üniversitesi’nde tiyatro eğitimi aldı. O dönemde Yale, dünyanın en saygın tiyatro okullarından biri olarak kabul ediliyordu. Eğitimi sırasında yalnızca akademik bilgiyle sınırlı kalmadı; Broadway’de müzikalleri izledi, Hollywood tiyatrolarında sahneye çıktı. Daha sonra Türkiye’de müzikal tiyatronun gelişiminde belirleyici olacak sahne anlayışının temelleri bu yıllarda atıldı. Kendi anlatımıyla Broadway’in ışıkları ve sahne disiplini onda silinmeyecek bir iz bıraktı.

Tiyatroya “omurga” getiren sanatçı
1954’te Türkiye’ye dönen Dormen, profesyonel tiyatro yaşamına Muhsin Ertuğrul’un yönettiği Cinayet Var oyunuyla başladı. Yaklaşık bir buçuk yıl boyunca Ertuğrul’la çalıştı. Bu dönem, Türk tiyatrosunun kurumsallaşmasında önemli bir figür olan Ertuğrul’la yollarını ayırmasıyla sona erdi. Dormen, daha sonra kendi tiyatrosunu kurma kararı aldı.

1957 yılında Beyoğlu’nda, 60 seyirci kapasiteli küçük bir sahnede kurulan topluluk, kısa sürede Dormen Tiyatrosu adını aldı. Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimlerin yer aldığı bu ekip, özellikle vodvil ve müzikal türlerinde sahnelediği oyunlarla Türk tiyatrosunda yeni bir dönem başlattı. Dormen, sahneye uyarladığı eserlerde beden kullanımına, ritme ve hareket bütünlüğüne özel önem verdi. Şair Cemal Süreya, bu yaklaşımı şu sözlerle tarif ediyordu:

“Türk tiyatrosunda, bütün büyük ustalara karşın, mim sanatı sadece el ve yüz hareketlerinden oluşuyordu. Haldun Dormen tiyatroya omurga hareketini getirdi. Omurga, bacaklar ve her şey… Jean Louis Barrault’un deyimiyle, ‘antiölüm’ bir duruş. Bu, beğeni getirdi. Gerçek tiyatro beğenisi. Tiyatroyu saydırdı. Sevdirirken saydırdı”

15 senede 81 oyun 2 film
Dormen Tiyatrosu, yalnızca sahnelenen oyunlarla değil, yetiştirdiği oyuncularla da Türk tiyatrosunda kalıcı bir iz bıraktı. Gülriz Sururi, İzzet Günay’dan başlayarak farklı kuşaklardan birçok oyuncu bu sahnede ya yetişti ya da yıldızını parlattı.

1957-1972 yılları arasında Dormen, 75 oyun yönetti, 81 oyunda görev aldı. Bu yoğun tiyatro döneminde sinemaya da yöneldi. Yönettiği Güzel Bir Gün İçin (1966) ve Bozuk Düzen (1967) filmleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödüller kazandı. Televizyon programları hazırladı; ancak sahne her zaman önceliği oldu. 1972’de yaşanan ekonomik sıkıntılar nedeniyle Dormen Tiyatrosu kapandı.

1983’te tiyatrosunu yeniden kuran Dormen, bu kez Şehir Tiyatroları’nda sahnelediği Lüküs Hayat operetiyle geniş kitlelere ulaştı. Oyun, hem İstanbul’da hem Anadolu turnelerinde uzun süre kapalı gişe oynadı. Dormen’in sahnelediği Lüküs Hayat, replikleri ve sahne diliyle Türk tiyatro seyircisinin hafızasında kalıcı bir yer edindi.

Yine ekonomik kriz
1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görülen Dormen, ilerleyen yıllarda da üretmeye devam etti.

Ancak 2001’deki ekonomik kriz, Dormen Tiyatrosu’nu bir kez daha etkiledi ve tiyatro 2002’de yeniden kapandı. Dormen, bu kapanışı anlatırken en çok gençlere alan açan bir sahnenin kaybına üzüldüğünü dile getirdi.

Çocukken izlediği müzikallerin izinden
Tiyatrosunu kapattıktan sonra da sahneden kopmayan Dormen, yönetmenlik, oyunculuk, eğitmenlik ve yazarlık yaptı. Beşi kitap olmak üzere çok sayıda eser verdi; televizyon dizilerinde ve sinema filmlerinde rol aldı. Konservatuvarlarda ders verdi, gazetelerde köşe yazıları yazdı, tiyatrolara danışmanlık yaptı. Sanata, genç kuşaklara ve Türkiye’de tiyatronun geleceğine dair değerlendirmeleri, özellikle kültür-sanat odaklı yayınlarda yeniden gündeme geldi. Dormen, bu söyleşilerde tiyatronun disiplin, süreklilik ve emek gerektiren bir alan olduğunu vurgulamayı sürdürdü.

Sanat yaşamı boyunca özellikle müzikallerle özdeşleştiğini, çocukluk yıllarında gizlice izlediği müzikallerin kendisini bu türe yönelttiğini birçok söyleşide anlattı.

Dormen, Mithat Alam ile yaptığı bir söyleşide şöyle diyordu: “Müzikalci olmak, müzikalde bir şeyler yapmak, dans etmek, sesim güzel olmamasına rağmen şarkı söylemek arzusu ile yetiştim (…) Tiyatroda ne olacağı hiçbir zaman belli olmuyor. Hayatımızda her zaman inişler ve çıkışlar var. Tiyatro bir iniş ve çıkıştır. Ben müzikallerden çok hoşlandım.”

Dormen’in yönettiği ve uzun yıllar önce sahnelediği bazı yapımlar, farklı tiyatrolar tarafından yeniden ele alınarak seyirciyle buluşturulmaya devam ediyor. Sanatçının “Dün Gece Yolda Giderken Çok Komik Bir Şey Oldu” adlı oyunu, son sezonlarda yeniden sahnelenerek yoğun ilgi gördü. Ayrıca Dormen’in müzikal tiyatroya damga vuran eserlerinden “Lüküs Hayat”, son yıllarda farklı şehirlerde ve yeni yorumlarla yeniden sahnelendi.

Yaşamı boyunca yüzlerce ödül alan Haldun Dormen’in vefatıyla; seyirciler usta bir yönetmen ve oyuncuyu, öğrencileri bir hocayı, ailesi bir baba ve dedeyi kaybetti. Türkiye tiyatrosu ise sahneye disiplin, hareket ve süreklilik kazandıran, kuşaklar arası bir köprü kuran önemli bir ismi.| DW

Yayınlama: 21.01.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.