Avusturya hükümetinin temel gıdalarda KDV indirimi ne anlama geliyor?

Avusturya hükümetinin temel gıdalarda KDV indirimi ne anlama geliyor?

Hükümet, ekonomistlerin sonbaharda dile getirdiği, gıdalarda katma değer vergisinin [KDV] yüzde 5’e düşürülmesi önerisini hayata geçiriyor. Peki bununla ne amaçlanıyor? Enflasyon ve bütçe üzerinde ne gibi etkileri olabilir? Hükümet, çarşamba günü Mauerbach’ta yapılan hükümet Klausur’u sonrasında aldığı kararları açıkladı. Öne çıkan başlıklardan biri, temel gıdalarda KDV’nin düşürülmesi oldu. Bu adımın yıllık toplam hacminin 400 milyon Euro olması öngörülüyor. Bu talep uzun süredir SPÖ tarafından dile getiriliyordu. Öte yandan öneri, sonbaharda Wifo Başkanı Gabriel Felbermayr tarafından da defalarca gündeme getirilmişti. Peki bu önlem ne sağlayacak? Finansmanı nasıl yapılacak? Enflasyon üzerindeki etkisi ne olacak? En önemli sorulara yanıtlar:

1 Temel gıdalarda KDV neden düşürülmek isteniyor?
Bu önlemin temel nedeni, gıda enflasyonunun siyasi açıdan son derece hassas bir konu olması ve seçmenler arasında ciddi memnuniyetsizlik yaratması. Gıdanın toplam enflasyon içindeki payı son dönemde, toplam yüzde 3,8’lik enflasyonun yalnızca 0,6 puanını oluşturmuş olsa da [en büyük etken hizmetler, 2,1 puan], süpermarketteki fiyat artışları birçok kişi için günlük olarak hissediliyor. Çünkü market alışverişi sık yapılan bir harcama kalemi. Wifo Başkanı Felbermayr’in bu indirimi savunmasının temel gerekçesi de bu. Temel gıdalarda daha düşük KDV, süpermarket kasasında ödenen tutarı gözle görülür biçimde azaltarak genel tüketim havasını canlandırmayı amaçlıyor.

Bunun yanında sosyal politika boyutu da var. Düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bir bölümünü gıdaya harcıyor. Bu nedenle söz konusu kesimler orantısal olarak daha fazla rahatlayacak. Bu da SPÖ’nün bu önleme özellikle destek vermesinin nedenlerinden biri. Ancak mutlak tasarruf tutarı, yüksek gelirli hanelerde daha fazla oluyor [bkz. soru 4].

2 Hangi gıda ürünleri indirimli vergi oranına tabi olacak?
Avusturya’da gıda ürünleri genel olarak yüzde 10’luk KDV oranına tabi. Buna et, balık, süt ve süt ürünleri, yumurta, bal, sebze, meyve, tahıl, un gibi ürünler dâhil. Ancak bu ürünlerin tamamının mı yoksa yalnızca bir kısmının mı yüzde 5’lik vergiye tabi olacağı henüz netleşmiş değil. Hükümet, çarşamba günü önlemleri açıklarken ilgili ürün sepetinin daha sonra belirleneceğini ifade etti.

Öte yandan yüzde 10’luk indirimli KDV oranı; dondurma, restoranlarda sunulan yemekler, turistik konaklama hizmetleri ya da ilaçlar gibi ürün ve hizmetler için de geçerli. Bu ürünlerin de otomatik olarak daha düşük vergiye tabi olmaması için hükümetin tamamen yeni, yani dördüncü bir KDV oranı oluşturması gerekecek. Zira Avusturya’da hâlihazırda yüzde 20’lik standart oran, yüzde 10’luk indirimli oran ve yüzde 13’lük ara oran [örneğin çiftlikten satılan şarap, canlı hayvanlar, odun] bulunuyor.

3 Bu önlemin enflasyon üzerindeki etkisi ne olur?
Gıda ürünleri, enflasyon sepetinin yüzde 10’unu oluşturuyor. Ancak enflasyon üzerindeki etki, KDV indiriminin nasıl finanse edileceğine büyük ölçüde bağlı. Felbermayr’in önerisinde, buna karşılık standart KDV oranının yüzde 20’den yaklaşık yüzde 21,5’e çıkarılması öngörülüyordu. Avusturya Merkez Bankası [OeNB], geçen sonbaharda gıdalarda KDV’nin yüzde 10’dan yüzde 5’e indirilmesinin tüm gıdalar için ne anlama geleceğini incelemişti.

OeNB hesaplamalarına göre, vergi indiriminin tüketicilere tam olarak yansıtılması halinde enflasyon 0,5 puan düşebilir. Wifo ekonomisti Josef Baumgartner de mevcut koşullarda bu yansımanın gerçekleşeceğini düşünüyor. Ancak bunun kalıcı olup olmayacağı soru işareti. Ticarette ileride maliyet artışları nedeniyle fiyat artışları gündeme gelirse, vergi indiriminin bir kısmı perakendeciler tarafından tutulabilir.

Alman Ifo Enstitüsü’nün 2020 tarihli bir çalışması, Almanya’daki geçici KDV indiriminin gıdalarda tamamen tüketiciye yansıtıldığını ortaya koymuştu. Ancak Ifo, bu sonucun şaşırtıcı olduğunu ve diğer ülkelerdeki önceki çalışmalara ters düştüğünü özellikle vurguluyor. Ayrıca fiyat düşürücü etki kalıcı değil: Bir yıl sonra enflasyon hesaplamasında baz etkisi devreye giriyor. Eğer vergi indirimi geçici olursa, sonrasında enflasyonun yeniden belirgin biçimde artmasına yol açan bir “geri sıçrama etkisi” ortaya çıkabilir. Avusturya’da geçen yıl elektrik fiyat freni sona erdiğinde benzer bir durum yaşanmıştı.

Hükümetin planına göre önlem, geri dönüştürülemeyen plastiklere ve üçüncü ülkelerden gelen paketlere [örneğin Çin] uygulanacak bir vergiyle finanse edilecek. Ancak ayrıntılar henüz net değil. Geri dönüştürülemeyen plastik kapsamına ambalajların da girebilmesi nedeniyle, gıdalardaki fiyat düşüşünün başka alanlarda fiyat artışına ve dolayısıyla enflasyona yol açıp açmayacağı da tartışma konusu.

AB ülkeleri 2021’den bu yana, geri dönüştürülemeyen plastik ambalajlar için kilo başına 0,80 Euro tutarında bir katkı payı ödemekle yükümlü. Birçok ülkede bu bedel tüketiciler ya da üreticiler tarafından karşılanırken, Avusturya’da şimdiye kadar bu yük bütçeden finanse edildi. Yıllık maliyet yaklaşık 180 milyon Euro düzeyinde.

Ticaret Birliği ise yaptığı açıklamada, “Avusturya gıda perakendesi, hükümetin temel gıdalarda KDV’nin kalıcı olarak yarıya indirilmesini memnuniyetle karşılıyor. Perakendecilerimiz, bu vergi indiriminin etkilerini imkânlar dâhilinde bire bir müşterilerimize yansıtacaktır. Bizim için belirleyici olan, bu indirimin gerçekten kalıcı olması ve geçici kalmamasıdır” ifadelerine yer verdi. Birliğin Genel Müdürü Rainer Will, ilk değerlendirmesinde bunu vurguladı.

4 Tüketiciler ne kadar tasarruf edecek?
Wifo ekonomisti Josef Baumgartner’e göre gıdalarda KDV indirimi, hedefli bir sosyal destekten ziyade “yağmurlama usulü” bir teşvik niteliği taşıyor. Düşük gelirli haneler gelirlerine oranla gıdaya daha fazla harcama yapsa da, yüksek gelirli haneler genellikle hem daha fazla hem de daha kaliteli gıda tükettiği için mutlak olarak daha fazla kazanç sağlıyor. Baumgartner, “En büyük tasarruf en üst gelir grubunda” diyor.

OeNB’nin geçen yılki çalışmasına göre, en üst gelir dilimindeki haneler yılda ortalama 189 Euro tasarruf ederken, ikinci, üçüncü ve dördüncü gelir dilimlerindeki hanelerin tasarrufu 170–174 Euro arasında kalıyor.

5 Bunun bütçe açığına etkisi ne olur?
Burada da kilit nokta karşı finansman. OeNB hesaplamalarına göre, KDV’nin yüzde 10’dan sıfıra indirilmesi yıllık iki ila üç milyar Euro’ya mal olurdu. Yüzde 5’e indirilmesi ise bunun yaklaşık yarısı kadar bir maliyet anlamına geliyor. Hükümetin açıkladığı 400 milyon Euro’luk hacim, indirim kapsamındaki ürün sepetinin, şu anda yüzde 10 vergiye tabi olan tüm gıdaları içermeyeceğine işaret ediyor.

Karşı finansman olmadan, devlet bütçesindeki açık daha da büyürdü. Ancak üçüncü ülkelerden gelen paketlere [hedefte Temu ve Shein gibi Çinli çevrim içi satıcılar var] ve geri dönüştürülemeyen plastiklere getirilecek ek vergilerin bütçeyi gerçekten dengeleyip dengelemeyeceğini şimdiden söylemek zor. Sonuçta hem ek gelirler hem de – daha muhtemel olan – ek harcamalar ortaya çıkabilir. Felbermayr sonbaharda bu riske dikkat çekmişti. Ancak Şansölye Christian Stocker çarşamba günü iyimserdi: “İyi bir şekilde tutturulabileceğini düşünüyorum.”| ©DerVirgül

Yayınlama: 14.01.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.