İslam Kültür Merkezleri Birliği’nde görevli hocaya cinsel istismardan 8 buçuk yıl hapis
Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde yer alan Ellwangen Eyalet Mahkemesi, Türkiye kökenli Alman vatandaşı bir din görevlisini, yedi erkek çocuğuna, 18 kez “ağır cinsel istismar ve kötü muamele”de bulunmaktan suçlu bularak 8 buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, “hoca” sıfatıyla çocuklara din eğitimi veren 35 yaşındaki kişinin, söz konusu suçları ağırlıklı olarak öğrencilerin kaldığı yurtta işlediğini ve kendisine atfedilen suçların büyük çoğunluğunu da kabul ettiğini bildirdi. 8 buçuk yıl hapis cezası alan şahıs buna ek olarak erkek çocuklara beş yıl boyunca ders veremeyecek.
Eyalet Mahkemesi’nin kararında, zanlının tecavüz, himayesi altındaki kişilere yönelik cinsel istismar, çocuklara yönelik cinsel istismar ve darp suçlarından suçlu bulunduğu bildirildi.
Böylece 15 Nisan’da başlayan mahkeme bu kararla sonuçlanmış oldu, ancak sanığın Federal Yargıtay’da temyize gitme hakkı bulunuyor.
Mahkeme sürecinin başladığı günlerde, yerel medyada çıkan haberlerde sanığın evli olduğu ve ilgili suçları 2021 ile 2024 yılları arasında işlediği belirtilmişti. İstismar ve şiddet olaylarının ortaya çıkması sonrasında kapatılan yatılı cemaat yurdunda zaman zaman nöbetçi olarak geceleri de kaldığı belirtilen zanlının, o dönemde dinî otoritesini ve yurttaki nüfuzunu kullanarak çocukları korkutup tehdit ederek istismarda bulunduğu iddia ediliyor.
Hangi cemaatin yurdu?
Alman kamu yayıncısı Güney-Batı Radyo Televizyon Kurumu’nun (SWR) bildirdiğine göre suçlunun çalıştığı yurt Giengen Eğitim ve Uyum Derneği’ne bağlı bir kuruluş. O da Türkiye’de “Süleymancılar” olarak anılan Almanya’da İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) ismiyle faaliyet yürüten cemaate bağlı.
Kendilerine “Süleymancılar” denmesinden hoşlanmayan “Süleyman Hilmi Tunahan Cemaati” Almanya’da İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) adı altında örgütlü. 1973’te Köln kentinde kurulan dernek, Almanya’daki ilk Müslüman çatı kuruluşu olma özelliğine sahip. Kendi verilerine göre dokuz eyalet teşkilatı bulunan kuruluşun 300’ün üzerinde ibadethane veya derneği mevcut. Alman veri portalı Statista’nın bilgilerine göre VIKZ, Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nden (DITIB) sonra ikinci büyük çatı kuruluşu ve 100 bin üyeye sahip.
Otorite ve korkuyla gelen istismar
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın mağdur çocukları yurtta kaldığı akşamlar ya film izleme vaadiyle kandırdığına ya zorla ofisine çağırdığına ya da gece yarısı çocukları uyandırarak ofisine götürdüğüne dikkat çekilmişti.
Sanığın ofisinde mağdur çocuklara önce masaj yaptığı veya yaptırdığı, daha sonra cinsel saldırı ve tecavüze varan şiddet uyguladığı kaydediliyor. Savcılık, sanığın kendisini dini bir otorite olarak gösterip çocuklar arasında sistematik biçimde bir şiddet ve korku iklimi yarattığını, hem bu iklimi hem de otoritesini onları susturmak üzere kullandığını öne sürmüştü.
Mağdur bir çocuğun yaşadıklarını bir yurt yöneticisine anlatması ve bir annenin oğlunun telefonunda şüpheli WhatsApp mesajları bulmasıyla olayların gün yüzüne çıkmasının ardından Ocak 2025’te polisin müdahalesiyle birlikte söz konusu öğrenci yurdu kapatılmıştı.| DW