10 yılın raporu | Avusturya’da Türkiye kökenli göçmen kadınlardan beklenen sonuç çıkmadı

10 yılın raporu | Avusturya’da Türkiye kökenli göçmen kadınlardan beklenen sonuç çıkmadı

| DerVirgül

Özellikle bazı ülkelerden gelen kadınlar iş piyasasına entegrasyonda zorlanıyor. Uzmanlar, kadınların kendi iyilikleri için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söylüyor.

Son on yılda [2014–2024] Avusturya’ya 867.500 kadın göç etti, aynı dönemde 519.400 kadın ülkeyi terk etti. Böylece Ocak ayı başı itibarıyla Avusturya’da yurt dışında doğmuş yaklaşık 1,06 milyon kadın yaşıyor. Bu sayı, ülkedeki kadın nüfusunun yüzde 22,8’ine karşılık geliyor.

Veriler ayrıca şu tabloyu gösteriyor:
Göçmen kadınlar ortalama olarak daha az kazanıyor, daha az çalışıyor, daha erken evleniyor ve Avusturyalı kadınlara göre daha fazla çocuk sahibi oluyor. Bununla birlikte yüksek nitelikli mesleklerde de daha sık görülüyorlar. Ayrıca milliyetlere göre büyük farklılıklar bulunuyor.

Österreichischer Integrationsfonds [Avusturya Entegrasyon Fonu – ÖIF], Kadınlar Günü vesilesiyle göçmen kadınların entegrasyonuna ilişkin bir araştırma hazırladı.

Göçün büyük bölümü üçüncü ülkelerden

2014–2024 döneminde göçmen kadınlardaki net göçün yarısından fazlası AB dışındaki ülkelerden geldi. Bu grupta en çok göçmen kadın Ukrayna’dan, ardından Suriye ve Afganistan’dan geldi.

AB ülkeleri içinden gelen kadınların en büyük grupları ise Almanya, Romanya ve Macaristan kökenli.

İşsizlik daha yüksek

Entegrasyon iş piyasasına katılım üzerinden değerlendirildiğinde karma bir tablo ortaya çıkıyor.

2025 yılında yabancı pasaportlu kadınlarda işsizlik oranı yüzde 11,4 oldu. Bu oran yalnızca yabancı erkeklerden [yüzde 10,7] değil, Avusturyalı kadınlardan [yüzde 5,4] da belirgin şekilde yüksek.

AB’den gelen kadınlarda işsizlik oranı Avusturyalı kadınlarla benzer seviyede. Ancak Arap ülkelerinden gelen kadınlarda işsizlik çok daha yüksek.

En yüksek işsizlik oranları:

  • Suriyeli kadınlar: yüzde 43,9
  • Somalili kadınlar: yüzde 40,2
  • Afgan kadınlar: yüzde 36,7

Bunlar yalnızca Arbeitsmarktservice [AMS]’e iş arayan olarak kayıtlı kadınları kapsıyor. Birçok kadına ise hiç ulaşılamıyor.

ÖIF’te “Kadın ve Aile” biriminin başındaki Sonia Koul şöyle diyor:

“Bu kadınları kaybediyoruz.”

Bazı ülkelerden gelen kadınlar ortalamanın üzerinde çocuk sahibi oluyor. 2024’te Avusturya’da kadın başına ortalama çocuk sayısı 1,31 idi.

En yüksek doğurganlık oranları:

  • Suriyeli kadınlar: 3,93
  • Kosovalı kadınlar: 2,49
  • Afgan kadınlar: 2,46

Çocuk bakım yükümlülüğü olan kadınlar üç yıla kadar sosyal yardım alabiliyor ve bu süre içinde iş piyasasına hazır olmak zorunda değiller. Bu durum yakın zamanda AMS yönetim kurulu üyesi Petra Draxl tarafından da eleştirildi.

Bu süre boyunca kadınların entegrasyon için çaba göstermesi gerekmiyor ve dil kursuna katılma zorunluluğu bulunmuyor.

Koul’a göre bu durum yalnızca kadınları değil çocukları da etkiliyor. Çünkü birçok çocuk dil eksiklikleriyle okula başlıyor.

Uzman ayrıca şu noktaya dikkat çekiyor:

Birçok kadın eşitlik ve kendi hayatını belirleme hakkının ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Bazıları ana dilinde bile okuma yazma bilmiyor, düzenli bir eğitim almamış ve ataerkil yapılardan geliyor.

Koul bu nedenle göçmen kadınlar için Almanca öğrenme zorunluluğunun güçlendirilmesini savunuyor:

“Dili öğrenmek ve çalışabilmek, kendi hayatını belirleyebilmenin en önemli adımıdır.”

Türkiye kökenli kadınlarda düşük istihdam

ÖIF’te bilgi yönetimi biriminin eş başkanı Barbara Stewart, göçmen kadınların ikinci kuşağında eğitim seviyesinin arttığını söylüyor. Bu kuşakta meslek eğitimi veya yüksek eğitim alan kadınların sayısı artıyor.

Ancak uzmanların özellikle dikkat çektiği grup Türkiye kökenli kadınlar.

Stewart’a göre:

“Maalesef burada hâlâ kadınların yüzde 50’den fazlasının yalnızca zorunlu okul diplomasına sahip olduğunu görüyoruz.”

Milliyetlere göre bakıldığında Türkiye kökenli kadınların istihdam oranı yüzde 56 ile ikinci en düşük seviyede.

En düşük istihdam oranı ise Suriye, Afganistan ve Irak kökenli kadınlarda görülüyor.

Bu grupların bir kısmı Avusturya’ya yakın zamanda gelmiş durumda.

Ancak birçok Türkiye kökenli kadın uzun süredir Avusturya’da yaşıyor veya burada doğmuş.

Koul’a göre bunun nedenlerinden biri şu:

“Kendi altyapıları var ve bu ortamda Almanca konuşmak çoğu zaman gerekli olmuyor.”

Ancak bu durum kadınlar üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Son dönemde entegrasyon fonuna özellikle daha yaşlı kadınların da başvurduğu belirtiliyor.

Göçmen kadınlar bazı sektörlerde vazgeçilmez

Genel olarak göçmen kökenli kadınların istihdam oranı ortalamadan düşük olsa da bazı sektörler onlar olmadan adeta çökerdi.

Avusturya’da çalışan kadınların yüzde 28,9’u göçmen kökenli.

En yüksek oranlar:

  • Şirket hizmetleri sektörü [özellikle bina temizliği]
  • Turizm sektörü [kadın çalışanların yüzde 42’si göçmen kökenli]

Eğitim istatistikleri ise ilginç bir tablo gösteriyor: Göçmen kadınlar hem en yüksek hem de en düşük eğitim gruplarında ortalamanın üzerinde temsil ediliyor.

Göçmen kadınların yaklaşık üçte biri üniversite mezunu. Göçmen kökeni olmayan kadınlarda bu oran yüzde 25.

En yüksek eğitim düzeyi ise AB ülkeleri ve Birleşik Krallık’tan gelen göçmen kadınlarda görülüyor. Bu grubun yüzde 35’i üniversite veya yüksekokul mezunu.| ©DerVirgül

Yayınlama: 06.03.2026
Düzenleme: 06.03.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.