Alexander Van der Bellen bugünlerde ne yapıyor?

Alexander Van der Bellen bugünlerde ne yapıyor?

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen, görev süresinin son dönemlerine yaklaşırken iç politikada artık daha az görünürken, dış politikada ise oldukça aktif bir profil çiziyor. Kamuoyuyla daha çok konuşmaları ve sosyal medya aracılığıyla iletişim kuruyor; röportaj vermekten ise kaçınıyor.

Bu durum onun sevdiği türden bir etkinlikte de görüldü. Van der Bellen, Bregenz Festivali Salonu’nda sahneye çıkarak konuşmasına şu sözlerle başladı:

“İlginç zamanlarda yaşıyoruz.”

Devlet başkanı, liberal demokrasi ve krizlerle dolu bir dünya üzerine konuştu; Avrupa’nın birlikte hareket etmesi ve yenilikçi çözümler üretmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, giderek daha fazla güç ve serveti elinde toplayan küçük bir grubun oluşturabileceği “azınlığın egemenliği” tehlikesine karşı uyarıda bulundu.

Van der Bellen’in 2025 Bregenz Festivali açılış konuşması, onun ÖVP–SPÖ–NEOS koalisyonu dönemindeki siyasi çizgisini özetler nitelikteydi. Cumhurbaşkanı özellikle dış politika ve Avrupa meselelerine yoğunlaşırken, iç politikada daha geri planda kalmayı tercih ediyor. Mesajlarını çoğunlukla konuşmaları ve sosyal medya üzerinden veriyor; röportajlardan ise uzak duruyor.

Görev Anlayışındaki Değişim

Van der Bellen’in cumhurbaşkanlığı yaklaşımı zamanla değişti. ÖVP–Yeşiller koalisyonu döneminde günlük siyasi tartışmalara daha fazla müdahil oluyordu.

ÖVP’li üst düzey siyasetçilere ilişkin tartışmalı mesajlaşmaların ortaya çıkmasının ardından bunları Cumhuriyet için bir “su baskını” olarak nitelendirmişti.

Mayıs 2023’te hükümet, Ukrayna’ya mayın temizleme desteği amacıyla asker gönderilip gönderilmeyeceğini tartışırken, ÖVP buna karşı çıkıyor, Yeşiller ve Van der Bellen ise destekliyordu. Cumhurbaşkanı o dönemde hükümetin neden hâlâ tereddüt ettiğini anlayamadığını söyleyerek eleştiride bulunmuştu.

Aynı ay içinde hükümetin açıkladığı hayat pahalılığıyla mücadele önlemlerinin “hızlı ve etkili şekilde uygulanmasını” takip edeceğini duyurdu.

Federal İdare Mahkemesi’ndeki atamalar konusunda yaşanan koalisyon krizinde tarafları çözüm bulmaya çağırdı. İçişleri Bakanlığı tarafından uygulanan Slovenya sınır kontrollerinin sona ermesini istedi.

Basılı yayını sona eren Wiener Zeitung konusunda ise hükümeti şu sözlerle uyardı:

“Bir hükümet halkın hoşuna gitmeyen şeyleri sık sık yaparsa, bunun bedelini bir sonraki seçimlerde öder.”

Salzburg Eyalet Başkanı Wilfried Haslauer’e ise ÖVP–FPÖ koalisyonunun yemin töreninde, birlikte yaşamın temel taşlarının sorgulanmasına izin vermeyeceğine güvendiğini ifade etti.

Yeni Dönemde Daha Temkinli

Bugün ise Van der Bellen’in iç politikaya ilişkin somut açıklamalarına çok daha nadir rastlanıyor.

Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda Avusturya Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı olmasına rağmen askerlik reformu konusunda da oldukça temkinli davrandı. Şubat 2026’da yaptığı kısa bir açıklamada askerlik süresinin uzatılmasını ve milis eğitimlerinin yeniden başlatılmasını desteklediğini belirtti. Ancak aylardır devam eden tartışmalar sırasında bundan sonra kamuoyu önünde herhangi bir müdahalede bulunmadı.

İç politikaya dair açıklamalar yaptığında ise genellikle genel ilkeler üzerinden konuşuyor. Yeni yıl mesajında hükümeti reformlar gerçekleştirmeye çağırdı. Geçen yılki Ulusal Gün konuşmasında ise siyasetçilerin “iyi uzlaşmalar” üretmesi gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi’ne göre Van der Bellen, önem verdiği iç politika mesajlarını çok sayıda konuşmasında dile getirmeyi sürdürüyor. Bunlar arasında Avusturya’nın Avrupa Birliği içindeki yapıcı rolü ve siyasi partilere uzlaşma çağrıları da bulunuyor.

Dış Politikada Son Derece Aktif

Van der Bellen’in konuşmalarının büyük bölümü dış politika ve Avrupa meselelerine odaklanıyor.

Son dönemde İtalya, Finlandiya, Japonya, Güney Afrika, Baltık ülkeleri ve Moğolistan’a yaptığı ziyaretler bunun göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Mayıs ayında düzenlenen Europa-Forum Wachau’nun açılışında güçlü bir Avrupa ve uluslararası hukuka saygı çağrısında bulundu.

Diplomatlarla yaptığı bir yılbaşı toplantısında, Grönland krizi bağlamında ABD’yi “eski bir dost” olarak tanımladı. Yeni yıl mesajında ise “Avrupa vatanseverliği” kavramını savundu.

Hükümet Kurma Sürecindeki Rolü

Van der Bellen’in iç politikada son kez belirleyici rol oynadığı dönem, 2024 genel seçimlerinin ardından yürütülen hükümet kurma görüşmeleri oldu.

Seçimi kazanan FPÖ lideri Herbert Kickl’e, siyasi geleneklerin aksine, başlangıçta hükümeti kurma görevini vermedi. Gerekçe olarak, hiçbir partinin Kickl ile müzakere etmek istememesini ve bu nedenle parlamentoda çoğunluk oluşturma ihtimalinin bulunmamasını gösterdi.

Bu karar hem FPÖ’nün hem de bazı ÖVP’li siyasetçilerin eleştirilerine neden oldu.

Kamuoyunda da karar başlangıçta olumlu karşılanmadı. FPÖ’nün anketlerde yükselmesiyle birlikte Van der Bellen’in güven endeksindeki puanı düştü. Ancak daha sonra Kickl’in hükümet kurmakta başarısız olması ve görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından cumhurbaşkanının popülaritesi yeniden toparlandı. Günümüzde güven anketlerinde hâlâ açık ara ilk sırada yer alıyor.

Sosyal Medyada Güçlü Etki

Van der Bellen sosyal medyayı oldukça etkili kullanıyor.

TikTok’ta yaklaşık 150 bin takipçisi bulunuyor. Platformu yalnızca siyasi mesajlar vermek için değil, daha gündelik içerikler paylaşmak için de kullanıyor. Çok izlenen videolarından birinde Eurovision kazanan şarkısı “Bangaranga” eşliğinde başını salladığı görüntüler paylaşılmıştı.

Facebook’taki etkisi ise daha da büyük. Yaklaşık 350 bin takipçiye sahip olan Van der Bellen, bu alanda birçok siyasetçiyi geride bırakıyor. Örneğin Başbakan Christian Stocker’ın Facebook’ta 10 binin altında takipçisi bulunuyor.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi, dijital platformların vatandaşlarla doğrudan temas kurmak açısından önemli olduğunu vurguluyor.

Röportaj Vermekten Kaçınıyor

Van der Bellen’in stratejisinin dikkat çeken yönlerinden biri de geleneksel medya kuruluşlarına röportaj vermemesi.

Son kapsamlı röportajlarını 2024 ilkbaharında Alman Der Spiegel dergisi ve ORF radyosuna verdi. Buna karşın, klasik gazeteciliğin önemini savunmaya devam ediyor. Nisan 2026’da haber ajanslarının demokratik sistem için taşıdığı değeri övdü; Haziran 2025’te ise sosyal medyanın sansasyonel başlıklar ve tıklama tuzakları üzerine kurulu mantığını eleştirdi.

Bu yaklaşım bazı kesimlerin tepkisini çekiyor. Geçtiğimiz hafta Kronen Zeitung gazetesi, “Halkın en üst temsilcisi Avusturya medyasına röportaj vermiyor, ancak Çin ve Amerikan sosyal medya platformlarında yarı eğlenceli videolar yayımlıyor.” ifadeleriyle eleştiride bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Ofisi ise bu eleştirilere karşılık, Van der Bellen’in gazetecilerle düzenli temas halinde olduğunu savunuyor. Yurt dışı gezilerine medya temsilcilerinin davet edildiği, basın toplantılarında soruların yanıtlandığı ve gazetecilerin etkinliklere katılabildiği belirtiliyor.| ©DerVirgül

| Die Presse / Daniel Bischof

Yayınlama: 30.05.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.