Avusturya Şubat Ayaklanması | Yenilgi Değil, Bastırılmış Bir Aydınlanma

Avusturya Şubat Ayaklanması | Yenilgi Değil, Bastırılmış Bir Aydınlanma

| Adem Hüyük

İşçi Odalarının [AK] otonom örgütlenme hakkı elinden alınmış, sendikalar işlevsizleştirilmiş, demokrasi güneyden İtalya, kuzeyden Almanya tarafından ablukaya alınmıştı. Avusturya işçi sınıfının önemli bir sınav verdiği 12 Şubat 1934.


Avusturya’nın bugün sahip olduğu refah devleti, sosyal konut modeli ve kamusal eğitim sistemi gökten inmedi. Bu kazanımların arkasında, kanla bastırılmış bir tarih var: 12 Şubat 1934 / Şubat Ayaklanması [Februaraufstand]

O gün hedef alınan yalnızca bir parti değildi. Hedef alınan, “Aydınlanmanın” kendisiydi.

Parlamento Kapandı, Faşizm Kuruldu

1933’te dönemin Başbakanı Engelbert Dollfuss parlamentoyu devre dışı bıraktı. 1934’te ilan edilen anayasa ile “Ständestaat” adı verilen otoriter rejim kuruldu. Bu dönem tarih literatüründe açıkça Avustrofaşizm olarak tanımlanır.

Sendikalar kapatıldı. İşçi Odaları [AK] dağıtıldı. Sosyal Demokrat Parti yasaklandı. Basın susturuldu.

Rejim, ideolojik olarak İtalya’daki Mussolini modeline yakındı. Avusturya henüz Almanya tarafından ilhak edilmemişti; ancak otoriterleşme süreci çoktan başlamıştı.

Kızıl Viyana’ya Top Atışı

1919–1934 arasındaki “Kızıl Viyana” dönemi Avrupa’nın en ilerici belediyecilik deneylerinden biriydi:

  • Sosyal konutlar
  • Parasız ve laik eğitim
  • Halk sağlığı reformları
  • İşçi kültür merkezleri

Bu modelin sembolü olan Karl-Marx-Hof, Şubat 1934’te top ateşiyle kuşatıldı.

Bu sadece bir askeri operasyon değildi. Bu, sosyal devlet fikrine açılmış bir savaştı.

Eğitim alanında da geriye dönüş başlatıldı. Otto Glöckel’in ilerici reformları tasfiye edildi. Yerine “dini-ahlaki ve vatansever ruh” inşa etmeyi hedefleyen bir müfredat getirildi.

Aydınlanma tasfiye edildi.

İşçiler Barikat Kurdu

Direniş, Sosyal Demokratların savunma örgütü Republikanischer Schutzbund üyelerinin silahsızlandırılmak istenmesiyle başladı.

İlk kıvılcım Linz’de çaktı. Ardından Viyana, Steyr ve Bruck an der Mur başta olmak üzere sanayi kentlerinde dört gün süren çatışmalar yaşandı.

Viyana’da işçi mahalleleri barikatlarla savunuldu. Ancak ordu ve polis ağır silahlarla ayaklanmayı bastırdı.

Resmi rakamlara göre 314 kişi öldü. 800’den fazla yaralı vardı. 10 bini aşkın tutuklama yapıldı. İdamlar ve toplama kampı sürgünleri başladı.

Daha sonra başbakan olacak SPÖ’lü Bruno Kreisky de o dönemde gençlik örgütlerinde yer alıyordu.

1934 Yenilgisi, 1938’e Giden Yol

Ayaklanma bastırıldıktan birkaç ay sonra Engelbert Dollfuss Nazi yanlısı darbeciler tarafından öldürüldü.

Ancak rejim devam etti.

1938’de Adolf Hitler Avusturya’yı ilhak etti [Anschluss].

1934’te ezilen işçi hareketi, 1938’de Nazilere karşı güçlü bir örgütlü direniş kurabilecek durumda değildi. Şubat yenilgisi, demokratik direncin kırıldığı andı.

Bugün İçin Ders

Avusturya’nın savaş sonrası kurduğu refah devleti modeli, 1934’ün acı deneyiminden doğdu. Sosyal demokrasi, silahlı çatışma yerine kurumsal-demokratik mücadeleye yöneldi.

Ancak tarih sadece geçmiş değildir.

Bugün sosyal medyada yayılan bilim karşıtlığı, eğitim düşmanlığı ve otoriter siyaset dili; 1930’ların karanlık iklimini hatırlatıyor.

12 Şubat 1934, bir yenilgi değil; bastırılmış bir Aydınlanma girişimidir.

Ve tarih şunu gösteriyor:
Eğer sendikalar zayıflatılırsa, eğitim geriye çekilirse ve demokratik kurumlar savunulmazsa, boşluğu otoriterlik doldurur.| ©DerVirgül

A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.