CHP krizine yönelik AB tepkisi eleştirilere yol açtı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile ilgili aldığı mutlak butlan kararı doğrultusunda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden alınmasına Avrupa’nın çeşitli kurum ve kuruluşlarından tepkiler geldi. AB’den gelen “endişe” açıklaması ise daha sert tepki gösterilmesini bekleyen çevrelerin eleştirisine hedef oldu.
Avrupa Birliği’nin (AB) yürütme organı Avrupa Komisyonu’ndan açıklama, Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın sözcüsü Anitta Hipper’den geldi.
“AB’ye aday bir ülke ve en başından beri Avrupa Konseyi’nin üyesi olan Türkiye’den, demokratik standart ve uygulamaları en yüksek düzeyde yerine getirmesi beklenmektedir. Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklara saygı, AB’ye katılım sürecinin temel unsurlarıdır” hatırlatmasında bulunulan mesajda daha önceki tutuklama, kovuşturma ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da dâhil olmak üzere seçilmiş yetkililerin ve muhalefetten isimlerin görevden alınmalarına atıfta bulunularak “Bunlar birlikte ele alındığında, Mahkemenin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) olağan ve olağanüstü kongrelerinin iptaline yönelik 21 Mayıs’ta verdiği karar, hukukun üstünlüğü, temel haklar, demokratik çoğulculuk ve yargının bağımsızlığı konusunda soru işaretleri doğurmaktadır” denildi.
Mesajda, “Siyasi muhalefet, baskı korkusu yaşamadan faaliyet gösterme, örgütlenme ve siyasi sürece katılma özgürlüğüne sahip olmalıdır. Yasal ve idari işlemler muhalefet partilerini ve siyasetçileri korkutmak veya onların iktidar partileriyle eşit şartlarda siyasi sürece katılmalarını engellemek amacıyla kullanılmamalıdır. Türk halkı, halkın sesinin duyulduğu, canlı ve rekabetçi bir demokrasinin getirilerinden faydalanmayı hak etmektedir” ifadeleri yer aldı.
Amor’dan “kendi raporlarına baksınlar” tepkisi
Ancak açıklamada Türkiye’deki durum ile ilgili kullanılan “sorular doğurmaktadır” ifadesi, eleştirilere de yol açtı. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü İspanyol siyasetçi Nacho Sanchez Amor, Avrupa Komisyonu’nun açıklamasına atıfta bulunarak “Eğer bu vahim durum AB Komisyonu için sadece ‘sorular doğuruyorsa’, belki de Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Bölgeler Komisyonu’nun raporlarına, hatta kendi hazırladıkları raporlara göz atmalılar. Orada aradıkları tüm yanıtları bulacaklardır” tepkisini gösterdi.
Avrupa Komisyonu’nun yayınladığı mesajı özetleyerek paylaşan AB Türkiye Delegasyonu’nun, “Türkiye’de muhalefet herhangi bir baskıya maruz kalmadan siyasi hayatta yer alabilmelidir” mesajına atıfta bulunan Avrupa Demokrat Partisi (EDP) de “AB Türkiye Delegasyonu’nun dile getirdiği kaygıyı paylaşıyoruz. Mahkeme kararıyla CHP kongrelerini iptal etmek teknik bir ayrıntı değildir: Bu, hukukun üstünlüğüne, demokratik çoğulculuğa ve yargı bağımsızlığına vurulan bir darbedir” ifadelerini kullandı.
EDP’nin bir diğer mesajında da Türkiye’nin bir NATO müttefiki, AB üye adayı ve Avrupa Konseyi üyesi olduğu hatırlatılarak “Tam da bundan dolayı Avrupa görmezden gelemez. EDP Genel Sekreterinin de söylediği gibi ‘Türkiye ile stratejik iş birliği demokrasi konusunda sessizlik anlamına gelemez’. (…) Erdoğan’ın demokrasiye saldırısının siyasî sonuçlarının olması gerekir” denildi.
Avrupa Parlamentosu’nun sol kanadında yer alan Avrupa Sosyalist Partisi’nin (PES) açıklamasında ise “Önce İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu tutuklatıyor, şimdi CHP Özgür Özel’i görevden alıyor. Erdoğan yargıyı Türkiye’nin en güçlü muhalefet hareketini bastırmak için silah olarak kullanıyor. PES, ana muhalefet partisi liderine karşı bu yasa dışı darbe girişimini kınıyor ve AB’nin demokrasiye yönelik bu saldırıyı kınamasını talep ediyor” ifadeleri kullanıldı.
Aralarında Türkiye’den CHP’nin de bulunduğu 119 üyeli Sosyalist Enternasyonal’in açıklamasında, Türkiye’deki yargı kararından “son derece endişe duyulduğu” ifade edildi. Örgütün X hesabından yapılan paylaşımda, “Bu karar, Ekrem İmamoğlu’ndan eşi benzeri görülmemiş sayıdaki muhalefet belediye başkanına kadar siyasi muhalifleri hedef alan, süregelen bir baskı ve sistematik zulümün bir parçasıdır” denildi.
Eski bir AB diplomatı olan Marc Pierini de, Türk yargısının ana muhalefet partisi CHP’yi etkisiz hale getirdiğini ifade ettiği mesajında, “Ankara’ya, Avrupa’nın güvenlik politikalarında siyasi bir konum vermek, Türkiye’deki otokratik yönetimi kutsamak ve Avrupa’nın kendi demokrasisini tehlikeye atmak olur. Savunma anlaşmalarını sanayi seviyesiyle sınırlandırmak daha iyi” ifadelerini kullandı.| DW

