Avusturya’da bakanlara “Mason musunuz?” diye soruldu
FPÖ Genel Sekreteri Christian Hafenecker, Walter Ruck olayı üzerinden hükümet üyelerine mason localarıyla bağlantılarını sordu. Bazı bakanlar mason olmadıklarını açıklarken, SPÖ’lü bakanlar özel üyeliklerin parlamenter denetim kapsamında olmadığını belirterek yanıt vermekten kaçındı.
Avusturya’da masonluk ve siyasetteki olası nüfuz ilişkileri, Özgürlük Partisi FPÖ’nün başlattığı bir soru dizisiyle yeniden gündeme geldi. FPÖ Genel Sekreteri Christian Hafenecker, hükümet üyelerine mason localarına veya masonlukla bağlantılı kuruluşlara üye olup olmadıklarını sordu.
Tartışmanın arka planında, Viyana Belediye Başkanı Michael Ludwig’in (SPÖ), ÖVP’den ihraç edildikten sonra Viyana Ekonomi Odası Başkanlığı görevinden de istifa eden Walter Ruck’a karşı açık bir tutum almaması bulunuyor.
Hafenecker bu durumu “olası gayriresmî güç yapıları” üzerinden değerlendirdi ve konuyu parlamenter soru önergelerine taşıdı.
Ancak bakanların özel kuruluşlara üyelikleri hakkında bilgi verme zorunluluğu bulunup bulunmadığı da tartışmanın önemli bir parçası oldu.
Bazı bakanlar doğrudan yanıt verdi
Avusturya Anayasası, milletvekillerine hükümet üyelerine yürütme faaliyetleri hakkında soru sorma ve ilgili bilgileri talep etme hakkı tanıyor. Bununla birlikte, özel derneklere veya kuruluşlara üyelik gibi kişisel konuların bu yükümlülüğün kapsamına girmediği belirtiliyor.
Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger (NEOS), İçişleri Bakanı Gerhard Karner ve Tarım Bakanı Norbert Totschnig (ÖVP), mason olup olmadıkları sorusuna doğrudan “Hayır” yanıtını verdi.
Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanı Wolfgang Hattmannsdorfer (ÖVP) ise sorunun bakanlığının yürütme faaliyetleriyle ilgili olmadığını belirtti. Buna rağmen açıklamasına, sorunun yanıtının “Hayır” olduğunu ekledi.
SPÖ’lü bakanlar yanıt vermedi
SPÖ’lü hükümet üyeleri ise ortak bir yaklaşım benimsedi. Başbakan Yardımcısı Andreas Babler, Maliye Bakanı Markus Marterbauer, Adalet Bakanı Anna Sporrer, Kadın Bakanı Eva-Maria Holzleitner, Çalışma Bakanı Korinna Schumann ve Ulaştırma Bakanı Peter Hanke, sorunun anayasal anlamda yürütme faaliyetleriyle ilgili olmadığını belirterek içerik bakımından yanıt vermedi.
ÖVP’den Savunma Bakanı Klaudia Tanner, Aile Bakanı Claudia Bauer ve Başbakan Christian Stocker da benzer gerekçelerle soruya yanıt vermekten kaçındı.
Stocker, derneklere ve özel kuruluşlara gönüllü üyeliğin parlamentonun soru sorma ve bilgi talep etme hakkı kapsamında olmadığını vurguladı.
NEOS’lu Eğitim Bakanı Christoph Wiederkehr de derneklere üyeliğin kişisel bir tercih olduğunu belirtti. Bakanlık çalışanlarının özel üyelikleri hakkında kayıt tutulmadığını söyleyen Wiederkehr, Eğitim Bakanlığı açısından mason localarıyla kurumsal temas bulunmadığını açıkladı.
Bakanlıklar ayrıca çalışanların özel kuruluşlara üyelikleri hakkında hukuken sorgulanamayacağını belirtti.
FPÖ daha önce de masonluk konusunu gündeme getirmişti
Masonluk, Avusturya siyasetinde daha önce de tartışma konusu oldu.
Eski Viyana Belediye Başkanı Helmut Zilk (SPÖ), mason üyeliğini kamuoyuna açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen de 2016’daki cumhurbaşkanlığı adaylığı sırasında geçmişte mason olduğunu, ancak uzun süre önce üyelikten ayrıldığını belirtmişti. Bu açıklama öncesinde FPÖ’nün cumhurbaşkanı adayı Norbert Hofer de Van der Bellen’i mason olarak nitelendirmişti.
Hafenecker, birkaç yıl önce Thomas Teichtmeister olayı vesilesiyle Avusturya’daki mahkemelerin üst düzey yöneticileri arasında kaç mason bulunduğunu da sormuştu. Dönemin Adalet Bakanı Alma Zadić (Yeşiller), bu konuda ellerinde bilgi bulunmadığını ve masonlardan kaynaklanan müdahalelere ilişkin herhangi bir belirtiye sahip olmadıklarını açıklamıştı.
Zadić, 2024 yılında kendisinin mason olup olmadığı yönündeki soruya ise “Hayır” yanıtını vermişti.
Die Presse’nin haberinde dikkat çekilen nokta, milletvekillerinin özel üyelikler hakkında soru sorma hakkının sınırsız olmaması. Habere göre, bir hükümet üyesinin masonları kayırdığına ilişkin makul göstergeler bulunması durumunda, üyelik konusu yürütme faaliyetleriyle bağlantılı bir denetim meselesi hâline gelebilir.
Böyle bir bağlantı ortaya konulmadığı sürece, özel kuruluşlara üyelik sorusu ile kamu görevlerinin yürütülmesi arasındaki ayrım önemini koruyor.
Peki Masonluk nedir?
Masonluk, kökenleri Orta Çağ’daki taş ustalarının meslek örgütlerine dayandırılan, günümüzde ise ahlaki gelişim, kardeşlik, özgür düşünce ve dayanışma gibi ilkeleri öne çıkaran uluslararası bir yapılanmadır. Mason locaları adı verilen örgütlenmeler içinde faaliyet gösterir. Farklı ülkelerde ve localarda kabul edilen ilkeler değişebilmekle birlikte, birçok mason kuruluşu üyelerinin kişisel gelişimini ve toplumsal sorumluluk bilincini önemser.
Masonluk, tarih boyunca gizlilik, sembolik ritüeller ve üyeler arasındaki dayanışma nedeniyle tartışmalara konu olmuştur. Siyaset, iş dünyası ve kamu yönetiminde etkili kişilerin mason localarına üye olması, zaman zaman bu kuruluşların gayriresmî nüfuz ağları oluşturup oluşturmadığı sorusunu gündeme getirmiştir. Bununla birlikte, masonluğun kendisini gizli bir dünya yönetimi olarak tanımlamak doğru değildir; böyle iddialar somut kanıtlarla desteklenmediği sürece komplo teorisi niteliğindedir.
Avusturya’da da masonluk tarihsel bir geçmişe sahiptir. Bazı siyasetçiler üyeliklerini kamuoyuna açıklarken, bazıları özel yaşamlarının bir parçası olarak değerlendirmektedir. Bu nedenle masonluk tartışmalarında, kişilerin özel üyelikleri ile kamu görevlerini kullanarak herhangi bir gruba ayrıcalık tanımaları arasında ayrım yapmak önemlidir. | ©DerVirgül