Avusturya’da başörtüsü araştırması | Kadınlar neden başörtüsünü bırakıyor?
Viyana Üniversitesi İslam Teolojisi Enstitüsü Profesörü Ednan Aslan ve Innsbruck Üniversitesi’nden Erol Yıldız, başörtüsünü çıkaran 55 Müslüman kadınla görüşerek bu kararın arkasındaki nedenleri araştırdı.
Araştırmanın Avusturya’daki tüm Müslüman kadınları temsil etmediği özellikle vurgulanırken, görüşmelerde aile baskısı, sosyal çevre, dini anlayışın değişmesi ve yeni sosyal ilişkilerin önemli rol oynadığı görüldü.
Aile ve çevre baskısı
Aslan’a göre görüşülen kadınların önemli bir bölümü başörtüsü takmaya aile veya çevre baskısıyla başlamıştı. Kadınların bir kısmında dini uygulamalar aile tarafından katı biçimde belirlenirken, bazı durumlarda baskının fiziksel şiddete kadar vardığı aktarıldı.
Bazı kadınlar ise doğrudan fiziksel baskı görmemekle birlikte, başörtüsünün dini bir zorunluluk olduğu yönündeki telkinlerle büyüdüklerini anlattı.
Araştırmada sosyal çevrenin de önemli bir faktör olduğu belirtildi. Özellikle büyük şehirlerde bazı genç kadınların, çevrelerindeki insanların büyük bölümünün Müslüman olması nedeniyle topluluğa ait olma isteğiyle başörtüsü taktıkları ifade edildi.
Başörtüsünü çıkarmada internetin rolü
Kadınların başörtüsünü bırakma süreçlerinde yeni arkadaş çevrelerinin yanı sıra internet ve sosyal medyanın da etkili olduğu belirtildi.
Aslan, dini otoritelerin genç kadınlar üzerindeki etkisinin geçmişe göre değiştiğini belirterek dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu:
“İmamın rolü günümüzde kısmen ChatGPT’den daha az.”
Aslan’a göre genç kadınlar dini konularda artık yalnızca imamlara danışmıyor; internet ve yapay zekâ araçları onlara farklı görüşlere ulaşma imkânı sunuyor.
Köken ülkelerindeki gelişmeler de etkili
Aslan, özellikle Afganistan, İran ve Türkiye kökenli bazı kadınlarda, bu ülkelerdeki gelişmelerin başörtüsünü çıkarma kararını etkilediğini belirtti.
İslamcı politikalar ve kadın haklarına yönelik kısıtlamaların bazı kadınları başörtüsünden uzaklaştırdığı ifade edildi.
Buna karşılık Aslan, Suriyeli ve Iraklı kadınlar arasında başörtüsü kullanımının bu eğilimi kısmen dengelediğini söyledi.
“Başörtüsünü çıkarmak büyük bir mücadele”
Aslan, başörtüsünü çıkaran kadınların çoğu zaman ciddi bir sosyal ve ailevi baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor.
Bu nedenle başörtüsü takmama kararının dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını söyleyen Aslan, bazı kadınların ailelerinden ve sosyal çevrelerinden uzaklaşmak zorunda kaldığını aktarıyor.
Bir örnekte, başörtüsünü çıkarmış Çeçen bir genç kadının bir restoranda güvenlik görevlisi tarafından görüntülendiği ve videonun ailesini bulmak amacıyla çevrede paylaşıldığı anlatılıyor.
14 yaş altı başörtüsü yasağı konusunda uyarı
Aslan, araştırmadan elde edilen bulguların Avusturya’daki 14 yaş altı başörtüsü yasağı tartışmasında da dikkate alınması gerektiğini savunuyor.
Ona göre bazı kız çocukları iki farklı baskı arasında kalabilir: Aileleri başörtüsü takmaları için baskı yaparken, toplumun diğer kesiminden başörtüsünü çıkarmaları yönünde bir beklenti gelebilir.
Bu nedenle Aslan, öğretmenlerin yalnız bırakılmaması, ailelerle diyaloğun kurulması ve sürecin pedagojik olarak desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Ayrıca daha önce benzer baskıları yaşamış kadınların da bu süreçte destek sağlayabileceğini düşünüyor.
Müslüman toplum içinde tartışma çağrısı
Aslan, başörtüsü tartışmasının yanı sıra İslam’ın seküler bir toplumdaki konumunun Müslümanlar arasında daha fazla tartışılması gerektiğini savunuyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu aile ve çevre baskılarının yalnızca başörtüsü konusunda değil, Ramazan ayında oruç tutma gibi dini uygulamalarda da görülebileceğini belirten Aslan, dini uygulamaların bireysel tercih ile toplumsal baskı arasındaki fark gözetilerek ele alınması gerektiğini ifade ediyor.
Not: Araştırmanın 55 kadınla yapılan nitel görüşmelere dayandığı ve sonuçların Avusturya’daki tüm Müslüman kadınlara genellenemeyeceği özellikle vurgulanıyor.| ©DerVirgül