“Siyasi İslam yasaklanmamalı, onunla mücadele edilmeli”
Die Presse gazetesinde yayımlanan Christian Ortner’in makalesine göre, siyasi İslam’ın yasaklanması ilk bakışta gerekli ve doğru bir adım gibi görünse de, liberal bir demokrasi açısından böyle bir yasak ciddi sorunlar doğurabilir. Ortner, siyasi İslam ile mücadele edilmesi gerektiğini, ancak bunun yasaklarla değil, siyasi ve hukuki yollarla yapılması gerektiğini savunuyor.
Die Presse yazarı Christian Ortner, Avrupa’da ve Avusturya’da siyasi İslam’ın devlet kurumları üzerindeki etkisine ilişkin uyarıların arttığına dikkat çekiyor. Ortner’e göre, dini temelli terör saldırlarının Avrupa’da artık “yeni normalin” bir parçası haline gelmesi, siyasi İslam’la mücadelenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Ancak Ortner, bütün bu gerekçelere rağmen siyasi İslam’ın yasaklanmasına karşı çıkıyor. Kendisini liberal olarak tanımlayan yazar, liberal bir demokraside ne kadar rahatsız edici veya insanlık dışı olursa olsun fikirlerin ifade edilebilmesi gerektiğini savunuyor.
Ortner’e göre siyasi İslam da bu ilkenin dışında tutulmamalı. Bir düşüncenin veya ideolojinin suç sayılabilmesi için bunun ceza hukukunda açıkça tanımlanmış olması gerektiğini belirten yazar, nefret ve şiddete teşvik gibi eylemlerin zaten mevcut yasalar kapsamında suç olduğunu hatırlatıyor.
“Yasak tehlikeli bir emsal oluşturabilir”
Christian Ortner’in makalesinde öne çıkan noktalardan biri de yasakların oluşturabileceği emsal.
Ortner’e göre siyasi İslam yasaklanırsa, bundan sonra hangi ideolojinin yasaklanacağı sorusu ortaya çıkabilir. Yazar, aynı mantıkla komünizmin veya siyasi partilerin de yasaklanmasının gündeme gelebileceğini belirtiyor.
Bu nedenle Ortner, liberal demokrasinin hoşlanılmayan düşünceleri yasaklamak yerine, hukuk sınırları içerisinde onlarla mücadele etmesi gerektiğini savunuyor.
Devlet mücadele etmeli
Ortner, siyasi İslam’ın demokrasiye karşı faaliyetlerine devletin seyirci kalması gerektiğini de düşünmüyor. Tam tersine, “hoşgörüsüzlüğe karşı hoşgörü” gösterilmesinin yanlış olduğunu belirtiyor.
Ancak ona göre mücadele yasaklama yoluyla değil, siyasi ve toplumsal araçlarla yürütülmeli. Ortner; paralel toplumların oluşmasının önlenmesini, kamu kurumları ve okullarda siyasi İslam’a karşı sıfır tolerans uygulanmasını ve Batı’nın demokratik değerlerinin daha kararlı biçimde savunulmasını öneriyor.
Asıl mesele özgürce yaşayabilmek
Die Presse yazarı, siyasi İslam’ı yenmenin yalnızca bir ideolojiyi yasaklamak anlamına gelmediğini belirtiyor.
Ortner’e göre devletin asıl görevi, insanların kimlikleri, inançları veya yaşam tarzları nedeniyle tehdit altında hissetmeden kamusal alanda özgürce yaşayabilmesini sağlamak.
Yazar, bunun sembolik bir yasaktan çok daha zor olduğunu kabul ediyor. Ancak ona göre yalnızca yasak getirmek, sorunlarla gerçekten mücadele etmekten daha kolay bir yol.
ÖVP’nin geçmişi de tartışmalı
Christian Ortner, makalesinin sonunda Avusturya Halk Partisi’nin (ÖVP) siyasi İslam konusundaki tutumunu da eleştiriyor.
Ortner’e göre ÖVP, 2015 yılında dönemin parti lideri ve Başbakan Yardımcısı Reinhold Mitterlehner döneminde “Willkommenskultur” politikasının önemli aktörlerinden biriydi. Yazar, bugün siyasi İslam bağlamında tartışılan bazı sorunların oluşmasında dönemin politikalarının da payı olduğunu savunuyor.
Ortner ayrıca ÖVP’nin 2020 yılında, FPÖ tarafından gündeme getirilen siyasi İslam’a karşı yasa teklifine karşı çıktığını hatırlatıyor.
Christian Ortner, siyasi İslam’ın ciddi bir tehdit oluşturabileceğini kabul ederken, çözümün ideolojileri yasaklamak değil, hukuk, siyaset ve demokratik değerler üzerinden mücadele etmek olduğunu savunuyor.
Christian Ortner’in 3 Eylül 2026 tarihinde Die Presse gazetesinde yayımlanan köşe yazısından derlenmiştir. | ©DerVirgül