Avrupa’da antisemitik saldırılar | Gizemli terör örgütü “Hayi”nin arkasında kim var?
Yahudi kurumlarına yönelik saldırılarla bir anda ortaya çıkan Harakat Ashab al-Yamin al-Islamiya [Hayi] adlı terör örgütü, birçok soru işaretini de beraberinde getirdi. Uydurma saldırı iddialarından hatalı Arapça kullanımına kadar örgütle ilgili pek çok tutarsızlık bulunuyor. Uzmanlar ise perde arkasında İran’ın olabileceğini düşünüyor.
Avrupa’daki saldırı serisi 9 Mart’ta başladı. Bu tarih, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından sadece birkaç gün sonrasına denk geliyor. O gün Belçika’nın Liège kentinde bir sinagogun önünde patlayıcı infilak etti. Ardından Rotterdam ve Amsterdam’da Yahudi kurumlarının önünde patlamalar meydana geldi. Birleşik Krallık’ta ise Londra çevresinde beş [başarılı ya da girişim aşamasında] saldırı kaydedildi.
Sorumluluğu üstlenen ise daha önce bilinmeyen bir örgüttü: Harakat Ashab al-Yamin al-Islamiya [Hayi]. Ancak hem örgütün logosu hem de eylem biçimi, analistlerde şüphe uyandırıyor. “Hayi” gerçekten iddia ettiği gibi bir terör örgütü mü, yoksa başka bir yapının örtüsü mü?
Lahey’de bulunan Uluslararası Terörle Mücadele Merkezi’nin [International Centre for Counter-Terrorism] kısa süre önce yayımladığı analiz, örgütün İran rejimiyle olası bağlantılarına işaret ediyor. Öncelikle Hayi içeriklerinin yayılma biçimi dikkat çekiyor. 9 Mart’tan itibaren İran’daki ve diğer bölgelerdeki Şii milis kanalları üzerinden “ABD ve İsrail çıkarlarına karşı askeri operasyonların başlatıldığı” duyuruldu. Ayrıca örgütün üstlendiği saldırılar, Husiler ve Hizbullah’a yakın Telegram kanallarında neredeyse eş zamanlı olarak paylaşıldı.
Özellikle gençler hedef alınıyor
Analizde, “Şüpheli yayılma kalıpları, Hayi’nin gerçek bir terör örgütü mü yoksa İran’ın hibrit operasyonları için kullanılan bir paravan yapı mı olduğu sorusunu gündeme getiriyor” deniliyor.
Uzmanlar ayrıca örgütün logosu ve dil kullanımına da dikkat çekiyor. Kullanılan Arapça hatalar içeriyor, logo ise Hizbullah’ı andırıyor. Bunun ötesinde Hayi, Paris ve Haarlem gibi yerlerde hiç gerçekleşmemiş saldırıları da üstlendi.
Leiden Üniversitesi’ne bağlı Güvenlik ve Küresel İlişkiler Enstitüsü’nden [Institute of Security and Global Affairs] terörizm uzmanı Graig Klein’a göre, örgüt yapı olarak ne düzenli ne de bütünlüklü görünüyor. Klein, “Bu daha çok lider kadrosu olmayan, gevşek bir ağ ve amacı korku ile kaos yaymak” diyor.
Faillerin çoğunu internet üzerinden radikalleştirilen gençler oluşturuyor. Bu hafta İngiltere’de yetkililer kundaklama suçlamasıyla birçok genci gözaltına aldı. 17 yaşındaki bir genç, Kenton United Synagogue’a saldırdığını kabul etti.
Klein’a göre Avrupa’da çevrim içi radikalleşme tehlikesi hâlâ yüksek. “Gördüğümüz şey, ideolojiden ziyade şiddet uğruna şiddet,” diyor. Ayrıca maddi kazanç da önemli bir motivasyon. Özellikle Hayi örneğinde, radikalleşen kişilerin ideolojiden çok para için hareket ettiği değerlendiriliyor.
İran rejimi geçmişte Avrupa’da terör eylemleri için özellikle suç çevrelerinden kişiler devşirmiş, muhaliflere ve Yahudi kurumlarına yönelik saldırılar düzenlemişti. Klein’a göre bu yöntem Hayi ile devam ediyor. İran, bağlantıyı gizlemek için geçmişte Hells Angels gibi grupları da kullanmıştı. Hayi örneğinde ise çift yönlü bir strateji izleniyor olabilir: Resmiyette İran ile bağlantı yok, ancak fiilen Avrupa’ya “saldırı kapasitesinin mevcut olduğu” mesajı veriliyor.
Avusturya’da da saldırı riski var
Şimdiye kadar saldırılar maddi hasarla sınırlı kaldı, can kaybı yaşanmadı. Klein’a göre İran’ın şu aşamada Avrupa ile tam bir tırmanış istemediği görülüyor. Ancak İran’daki gelişmelere bağlı olarak bu durum değişebilir.
Bu noktada Hayi’den ziyade İran’ın Avrupa’da oluşturduğu “uyuyan hücreler” daha büyük bir tehdit oluşturabilir. Uzmanlar bu hücrelerin varlığından şüphe etmiyor. Almanya ve Danimarka’da güvenlik güçleri şimdiden silah depolarını ortaya çıkardı. Bu hücrelerin Hayi’ye kıyasla daha organize, koordineli ve donanımlı olduğu değerlendiriliyor.
Avrupa’daki İran bağlantılı saldırıların hedefinde üç grup bulunuyor: İran rejimi muhalifleri ve dissidentler, Yahudiler ve Yahudi kurumları ile İsrail temsilcilikleri ve rejim eleştirisi yapan gazeteciler.
Avusturya’da da aktif bir İran diasporası ve Yahudi toplumu bulunduğu için riskin burada da yüksek olduğu ifade ediliyor. Ancak şu ana kadar Avusturya’da Hayi tarafından gerçekleştirilen bir saldırı kaydedilmedi.| ©DerVirgül