Sinan Ateş cinayeti soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame neden tartışma yarattı?

Sinan Ateş cinayeti soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame neden tartışma yarattı?

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame tartışma yarattı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 22 sanık hakkında hazırlanan iddianame, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Ancak hem Ateş’in ailesi hem de bazı siyasetçi, hukukçu ve gazeteciler, iddianamenin son derece eksik olduğunu savundu.

İddianame ile ilgili tartışmalar siyaset düzlemine de taşındı.

Peki iddianamede neler var ve iddianameyi yetersiz bulanların temel eleştirileri neler?

İddianamede neler var?
Ateş, 30 Aralık 2022’de Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmişti.

Soruşturma kapsamında aralarında ‘tetikçi’ olduğu iddia edilen Eray Özyağcı, silahlı eylemi organize ettiği iddia edilen Doğukan Çep, eski Ülkü Ocakları yöneticilerinden Tolgahan Demirbaş ve Emre Yüksel, avukat Serdar Öktem ile üç polisin de aralarında bulunduğu 22 kişi tutuklanmıştı.

Doğukan Çep, 2014 yılında İstanbul’da Gülsuyu-Gülensu Mahallesi’nde öldürülen Hasan Ferit Gedik’le ilgili davada hapis cezası almış bir isim.

Serdar Öktem, Gedik cinayeti davasında Çep’in avukatıydı.

22 sanık, “tasarlayarak öldürme”, “öldürmeye teşebbüs”, “suça azmettirme” ve “suça yardım etme” suçlarından yargılanacak.

145 sayfalık iddianamede failler Eray Özyağcı, Vedat Balkaya ve Suat Kurt’un ortak hareket ederek eylemi gerçekleştirdikleri, Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş’ın ise azmettirici oldukları öne sürülüyor.

Diğer şüpheliler Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın ise iştirak halinde işlenen suça yardım ettikleri iddia ediliyor.

Şüpheli Eray Özyağcı’nın olayda kullandığı tabancanın ele geçirilemediği; ancak olay yerinde tabancaya ait boş mermi kovanlarının bulunduğu belirtiliyor.

Olay tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan şüpheli Mustafa Ensar Aykal’ın kamu görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanarak maktule ait kişisel bilgileri hukuka aykırı olarak temin ederek şüpheli Demirbaş’a verdiği, bu yüzden “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma” suçunu işlediği iddia ediliyor.

Ayşe Ateş’ten ‘Failler korunuyor’ tepkisi
Bazı hukukçu, gazeteci ve uzmanlar ise iddianameye tepki gösterdi.

Meclisteki Cumhuriyet Halk Partisi’nden İYİ Parti’ye farklı muhalefet partilerinden de iddianameye eleştiriler geldi. Eleştirilerde şu unsurlar öne çıkıyor:

– İddianame bilirkişi raporunu yeterince değerlendirmiyor.

– Demirbaş ve Çep’in cinayeti azmettirme gerekçelerine yer verilmiyor.

– Cinayetin nedeni yeterince açıklanmıyor.

– Deliller yeterince değerlendirilmiyor.

– Demirbaş’ın MHP eski milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde yakalanmış olması iddianamede geçmiyor.

-Demirbaş’ın olası siyasi bağlantılarının üzerine gidilmiyor.

Ayrıca Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in savcılık ifadesinin iddianameye girmemesi de tepki gördü.

Ayşe Ateş, açıklamalarında iddianameyi “içi boş kağıt parçası” sözleriyle eleştirdi.

Ateş, “(…) bugün bir kez daha gördüm ki devletimiz ne sağımızda ne solumuzda ne önümüzde ne de arkamızda” sözlerini kullandı.

“Sanki basit bir alacak verecek kavgası gibi servis edilen bir iddianame var ortada. İddianame bile diyemeyeceğim. Var olan şeyleri bile eklememişler, koymamışlar” diye konuşan Ateş, “Peki, azmettiriciler nerede? Böyle bir suikasti birkaç çapulcunun tasarlayıp planladığına inanmamızı gerçekten bekliyor musunuz?” diye soruyor.

Ateş, savcılık ifadesinde kaybettiği eşinin cinayetten aylar önce tehdit edildiğini kendisine söylemeye başladığını vurguluyor.

Ateş’in iddianamede yer almayan savcılık ifadesinde “Rahmetli eşim; kendisine karşı medya üzerinden yapılan saldırıların, Mersin’de meydana gelen olay ve devam eden süreçlerde yaşananların ve kendisinin aleyhine gerçekleştirilen faaliyetlerin mevcut Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan olan Ahmet Yiğit Yıldırım ve kendisinden önce Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanlığı yapan halen de MHP Mersin Milletvekili olan Olcay Kılavuz’un birlikte hareket etmek suretiyle planlandığını defalarca kez bana ifade etmişti” sözleri yer aldı.

İfadesinde Ayşe Ateş, “10 Mart 2022 tarihinde, Ankara Ülkü Ocakları’nın kullanımında bulunan siyah bir araç ile eşinin kullandığı ofisin önüne dört kişinin geldiğini ve ofis binasının önünde beklediklerini eşinin kendisine söylediğini de” öne sürdü.

“Bu konuda arkadaşı Ömer Çağrı Özdemir’e 10 Mart 2022 tarihinde Whatsapp’tan ofis önünde bekleyen aracın resmini paylaşarak, ‘Ankara Ocak, Silahlı 4 kişi göndermiş’ seklinde mesaj göndermiş. Bu konuşmaya ilişkin ekran resmini de ifademin ekinde sunuyorum. Bu hususta Ömer Çağrı Özdemir’in de ifadesine başvurulmasını talep ediyorum” beyanında bulundu.

Aynı ifadede Ayşe Ateş savcılıktan ”Tolgahan Demirbaş ve dönemin MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un ilişkisinin aydınlatılmasını ve Sinan Ateş’e yönelik suikasta dahlinin araştırılmasını, Demirbaş ve Kılavuz’un HTS’lerinin incelenmesini, koruma tahsisli araçların araştırılması” talebinde bulundu.

Bu arada T24 haber sitesinde Asuman Aranca imzasıyla yayımlanan haberde, iddianamede Audi marka olarak bahsedilen ve tetikçi Eray Özyağcı’nın Ankara’dan İstanbul’a kaçırıldığı araç olduğu öne sürülen aracın görüntüleri yayımlandı.

Habere göre aracı Tolgahan Demirbaş ile Emre Yüksel kullanmış ve aracın çakarlı bir araç olarak görüldüğü öne sürülüyor.

Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz ise son günlerdeki tartışmalarla ilgili yeni bir açıklamada bulunmadı.

Yıldırım X hesabında, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin Meclis grubundaki konuşmasında iddianameyi eksik bulanları eleştirdiği sözlerini ayrı ayrı paylaştı.

Kılavuz da Bahçeli’nin son grup toplantısının linkini paylaştı.

Bahçeli’den tepki
MHP lideri Bahçeli iddianameye getirilen eleştirilere, “Mahut ve malum bir cinayet davasının hazırlanan 145 sayfalık iddianame dolayısıyla, Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları’na iftira atan, kan ve çamur sıçratan alçaklar koalisyonu, ne hikmetse devlet ve millet karşıtlarına kucak açmakta, methiyeler düzmektedir” sözleriyle tepki gösterdi.

Bahçeli, “Bakalım hukuki süreç Ankara’da mı bitecek, yoksa Pensilvanya’ya mı dayanacak, hodri meydan, hep beraber göreceğiz” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı, “Bilinmesini özellikle isterim ki, ellerinde binlerce Ülkücü şehidimizin kanı olanların feriştahı gelse biz de yaprak dahi kımıldamaz, kımıldamayacaktır” ifadelerini kullandı.

Ayşe Ateş ise Bahçeli’nin ismini vermeden bu sözleri X hesabından yaptığı paylaşımla eleştirdi:

“Bize operasyon çekiliyor, deniliyor. ‘Pensilvanya’ deniliyor. Eğer bir operasyon çekiliyorsa çekenler bu ve benzer delillerle suçu sabitlenmiş olanlardır. Kurumsal araçları katillere tahsis edenlerdir. ‘Onun kalemini kırdık’ diyerek sağa sola elçi yollayanlar, birbirine mesaj atanlardır. Nereden aldığı belli olmayan bir güçle Özel Harekât polislerini torbacılara şoför yapanlardır.”

Yargılama 1 Temmuz’da başlayacak
Sinan Ateş cinayeti soruşturması, savcı değişiklikleriyle de dikkat çekmişti.

Soruşturma bir aşamasında ikiye bölünmüş, “yurtdışına çıkış yasağı” bulunan ve aralarında Ahmet Yiğit Yıldırım’ın da olduğu 17 kişinin dosyası ayrılmıştı.

Dolayısıyla bu kişiler hakkındaki soruşturma ayrı bir dosya üzerinden yürüyor.

Dava kapsamında sanıkların yargılanmasına 1 Temmuz’da başlanacak.| BBC

Yayınlama: 12.05.2024
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.