Türkiye’de okulda katliam | Dijital radikalleşme ve ihmal iddiası
Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda yaşanan ve bir öğretmen ile 8 öğrencinin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin soruşturmada çarpıcı yeni bulgular ortaya çıktı. Olay, Türkiye’de okul güvenliği ve gençler arasında dijital radikalleşme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Emniyet Genel Müdürlüğü, saldırıyı gerçekleştiren 8’inci sınıf öğrencisinin WhatsApp profilinde, 2014 yılında ABD’de katliam gerçekleştiren Elliot Rodger’e atıfta bulunan bir görsel kullandığını açıkladı. Aynı açıklamada, saldırganın babası U.M.’nin tutuklandığı bilgisi de paylaşıldı.
Soruşturma kapsamında elde edilen bir diğer önemli bulgu ise saldırganın bilgisayarında bulunan dijital materyaller oldu. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, failin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli ve “yakın zamanda büyük bir eylem gerçekleştireceğine” işaret eden bir plan belgesine ulaşıldığı belirtildi.
Yetkililer, olayın terör bağlantılı olduğuna dair herhangi bir bulgu bulunmadığını, saldırının “bireysel” olarak değerlendirildiğini açıkladı. Ancak dijital materyallerin incelenmesi sürerken, olayın arka planına dair soru işaretleri giderek artıyor.
“İncel” ideolojisi ve dijital radikalleşme tartışması
Saldırganın referans aldığı Elliot Rodger, 2014 yılında Isla Vista’da altı kişiyi öldürdükten sonra intihar etmiş ve geride kadın düşmanı manifestolar bırakmıştı. Rodger, özellikle “incel” [istemsiz bekâr] olarak adlandırılan çevrim içi topluluklarla ilişkilendiriliyor.
“İncel” kavramı başlangıçta sosyal ilişkiler kuramayan bireyleri tanımlamak için kullanılsa da zamanla kadın düşmanlığı, nefret söylemi ve şiddet eğilimiyle anılan bir alt kültüre dönüştü. Uzmanlara göre bu yapı, özellikle genç erkekler arasında çevrim içi platformlar üzerinden yayılıyor ve bazı durumlarda şiddet eylemlerini teşvik edebiliyor.
Bu saldırının ardından da Türkiye’de gençlerin maruz kaldığı dijital içerikler ve denetimsiz çevrim içi alanlar yeniden tartışma konusu oldu. Eğitimciler ve psikologlar, erken uyarı mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çekiyor.
Sendikalardan sert tepki: “Bu sadece bireysel değil”
Olay sonrası öğretmen sendikaları, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifasını talep etti. Sendikalar, yaşananların sadece bireysel bir saldırı olarak değerlendirilemeyeceğini, eğitim sistemindeki yapısal sorunların göz ardı edildiğini savunuyor.
Eğitimciler; okullarda yeterli psikolojik destek mekanizmasının bulunmaması, rehberlik hizmetlerinin zayıflığı ve artan şiddet eğilimlerine karşı önleyici politikaların eksikliği gibi sorunlara dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre, bu tür saldırılar yalnızca güvenlik önlemleriyle engellenemez. Sosyal izolasyon, dijital radikalleşme ve eğitim sistemindeki boşluklar birlikte ele alınmadıkça benzer olayların önüne geçmek zor.| ©DerVirgül