Biz tebessüm ediyoruz, ama onların ruh hâli içler acısı…

Biz tebessüm ediyoruz, ama onların ruh hâli içler acısı…

| Adem Hüyük

Bilen bilir; dokuz yıllık yayın hayatında Virgül, hiçbir sosyal platformda yayımladığı haberlere yapılan yorumlar üzerinden herhangi bir tartışmaya ya da polemiğe girmemiştir; girmeyecektir de. Zira bizim sorumluluğumuz, haberi ulaştırmaktır. Haberin içeriğini tartışmak okuyucunun işidir…

Şayet haberi yorumlayarak nesnellikten çıkarmışsak, bizi eleştirebilirler; hatta okumaktan vazgeçebilirler.

Yıllardır yayımladığımız köşe yazıları ile analiz/yorum makalelerimiz, doğal olarak okuyucu katmanlarımız tarafından kimi zaman alkışlandı, kimi zaman eleştirildi. Bu son derece normaldir. Zaten böyle olmasaydı, Virgül’ün izlediği yayın çizgisinde bir sorun var demek olurdu…

Fakat son dönemde Der Virgül’ün Avusturya ve Türkiye ile ilgili eleştirel haberleri üzerine çeşitli sosyal medya yorumları alıyoruz.

Bu yorumların büyük bir kısmı, Türkiye’den fonlandığımızı ima etmeye ve gerçek dışı abartılarla algı yaratmaya dayanmaktadır.

Örnekler arasında şunlar yer almaktadır:

  • “2026 gelmeden Avusturya’yı kötülemeye başladınız… Memnun değilsen Türkiye’ye git, orada yap bu haberleri, içeri atsınlar da aklın başına gelsin.”
  • “Avusturya’daki yaşamla alakalı hep negatif yorumlar yapıyorsunuz. TRT’den, A HABER’den ya da saraydan teşekkür alıyor musunuz? Avrupa bitti, Türkiye dünya lideri, haydi biraz sevinin.”

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak dikkat çekici olan ise: Bazı kişiler, yanıt alamadıkları için yorumlarını kısa süre içinde kendileri silmektedir. Bu durum, suçlamaların dayanaksız olduğunu ve tartışmaya girmeden uygulanan sessizlik stratejisinin dahi etkili olduğunu göstermektedir.

Der Virgül, sosyal medya platformlarından gelen eleştiri, karalama ve hatta hakaretlere dahi kısmen yanıt verirken, “sayın okuyucu” gibi bir hitap kullanarak karşı tarafa düşünme payı bırakmaktadır. Bu, Virgül’ün isminden türeyen felsefi bir duruştur; okura saygı ve düşünme payı bırakmanın ifadesidir.

“Biz tebessüm ederek önemsemiyoruz; ancak bu yorumların arkasındaki ruh hâli gerçekten içler acısı…”

Okuyucu, bir haberimizi okuyarak diğer güncel haberlere kayıtsız kaldığımız izlenimine kapıldığında, kendi yorumunun altına daha önce yayımladığımız karşıt, eleştirel ve nesnel haberlerin bağlantılarını ekliyoruz. Bu yöntem sayesinde okuyucu, kendi dar bakış açısını fark edebilmekte ve çoğu zaman yorumunu silmek durumunda kalmaktadır.

“Beni bire bir tanıyan kişiler bile sosyal medyada paylaştığım haberin altına haksız yorumlar yapıyor; benimle yüz yüze geldiklerinde ise utanıyorlar. Çünkü klavye başında kendilerini güvende ve cesur hissediyorlar.”

Der Virgül, tamamen Avusturya merkezli ve bağımsız bir haber sitesi olmak için mücadele ediyor. Hem Avusturya hem de Türkiye iktidarını eleştiren haberler yapmak, gazeteciliğin temel görevidir ve bu yayınlar herhangi bir dış fon ya da siyasi bağa dayanmamaktadır. Eleştiri yapmak, bir ülkeye ait olmakla ilgili değil; demokrasi ve bağımsız gazeteciliğin gerekliliğidir.

Kim Bunlar?

Türkiye’yi yöneten mevcut iktidarın, iktidarını savunmak adına geliştirdiği biçimsel yöntemler, beraberinde muhalefetin de biçimselleşmesine yol açmıştır. AK Parti iktidarının kendisine oy vermeyen seçmeni “heykelci, ayyaş, dinsiz” gibi ifadelerle yaftalaması; muhalefet seçmeninin de mantığı bir kenara bırakarak “koyun, yobaz, makarnacı” gibi soyut etiketlerle savunma kolaycılığına yönelmesine neden olmuştur.

Avusturya’da yaşayan ve hayatlarının sonuna kadar burada yaşamaya devam edecek olan bazı okuyucularımızın Türkiye siyasetine saplantılı yaklaşımları, yaptıkları yorumlardan anlaşılmaktadır; çoğu zaman somut bir fikirleri dahi yoktur. Sözüm ona sosyal demokrat olduklarını sanan ve hatta çıtayı biraz daha yükselterek entelektüel olduklarını “bizzat kendileri beyan eden” bu marjinal grup, AK Parti’ye muhalefeti akıl ve mantık çerçevesinde değerlendirememektedir.

Avusturya’nın mevcut iktidarına eleştirel haber yayımlayan, APA [Avusturya Haber Ajansı] ve diğer ulusal medyadan aldığımız haberleri Türkçeye çevirip Der Virgül’de yayımladığımızdan habersiz olanlar — çünkü Avusturya gündemini takip etmiyorlar — bizi Avusturya’yı kasıtlı olarak karalamak ve Türkiye’nin mevcut durumunu yüceltmekle suçluyor.

Türkiye tatilinde kendisine uzatılan her mikrofona sarılan ve aklına geleni fikir sanarak yaşadığı ülkeyi kötüleyen AK Parti’nin bazı seçmenleri ile, Der Virgül’ün Avusturya iktidarına yönelik eleştirel haberlerini, adeta bir şizofreni hâliyle Türkiye hükümetini övmek amacıyla yapıldığını savunanlar, aynı cehaletin iki farklı cephede yankı bulmasından başka bir şey değildir.

Toparlanın ve kendinize gelin: Sorumluluk alın

Siz, sizler, biz, bizler… Dünya bizim edamızda dönmüyor.
Bilgisayarınızda ya da akıllı cep telefonunuzda kazandığınız cesareti, gerçek yaşamda hayata karşı bir duruş sergileyerek gösterin. Ama başkalarının size dikte ettiği ideolojik, psikolojik veya feodal saplantılarla değil.

Somut olarak, siz ne düşünüyorsunuz ve ne söylüyorsunuz? Kendinize ait bir fikriniz var mı? Sadece ve sadece size ait, saf ve dürüst bir perspektifle yeni bir güne uyanabiliyor musunuz?

Amacımız kimseyi aşağılamak ya da hor görmek değildir; bu bizim haddimiz de olamaz. Ancak hadsiz bir şekilde, haksız suçlamalarda bulunanlara karşı savunma hakkımızı saklı tutmak zorundayız. Biz, okuyucuyu kendimize bağımlı kılmak için haber yapmıyoruz; haberlerimiz, okurun kendi sorumluluğu ve aklıyla değerlendirmesi için vardır.

Bizi eleştirme özgürlüğünüz her zaman saklı ve korunaklıdır. Ama eleştirmek istiyorsanız, önce Der Virgül’ün size ulaştırdığı haberin sadece başlığını değil, tamamını okumalısınız. Ayrıca, aynı haberin diğer medya servislerinden [Almanca/Türkçe] teyit edilmesi, sorumlu bir okuyucunun görevidir.

Virgül; küfür, cinsiyetçi, ırkçı ya da ötekileştirici olmayan yorumları asla silmez; bugüne kadar silmedi, bundan sonra da silmeyecektir.

Tutarsız, hadsiz ve sorumsuz yorumlarınız ise yalnızca acı bir tebessümle karşılık bulacaktır. Daha fazlasını beklemeyin.

Son olarak, Der Virgül olarak şunu hatırlatmak isteriz:
“Bizi okumama hakkınız her zaman saklıdır; ama haberi okumaya karar verirseniz, bunu bilinçli ve sorumlu şekilde yapın.”

Bu cümle, bir kibirden değil; demokrasinin ve sorumlu gazeteciliğin gerekliliğinden doğmaktadır.| ©DerVirgül

Yayınlama: 08.01.2026
Düzenleme: 08.01.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.