Avusturya’da Dernekler Yasası değişiyor | Türkiye kökenli dernekler nasıl etkilenecek?
| Adem Hüyük
Avusturya hükümetinin bugün açıkladığı yeni uygulamalar paketi içinde Dernekler Yasası’nda öngörülen değişiklikler de yer aldı. Hükümet, özellikle İslami radikalleşmeyle mücadele gerekçesiyle derneklerin faaliyet alanlarını daha sıkı denetime tabi tutmayı hedefliyor. Ülkede yüzlerce Türkiye kökenli derneğin faaliyet gösterdiği düşünüldüğünde, bu adımların pratikte hangi sonuçları doğuracağı ise tartışma konusu.
Hükümetin açıkladığı çerçeveye göre, mevcut dernekler “Avrupa’nın demokratik temel ilkelerine aykırı davranışlar” tespit edilmesi halinde idari kararla feshedilebilecek. Bu kapsamda örnek olarak; anayasal düzene karşı çağrılar yapılması, anayasanın bütünüyle gayrimeşru ilan edilmesi, paralel yargı ya da paralel toplumsal yapılar oluşturulması, demokratik düzenin sistematik biçimde delegitimize edilmesi ile antisemitik veya antifeminist tutumlar sayılıyor.
Yeni düzenleme yalnızca mevcut dernekleri değil, yeni kurulacak yapıları da kapsıyor. Buna göre, bir derneğin kuruluş amacı ya da örgütlenme biçimi Avrupa’nın demokratik temel ilkeleriyle ağır biçimde çelişiyorsa, dernek kuruluşunun daha baştan engellenmesi mümkün olacak. Hükümet bu yolla, “suç işlenmeden önce” cephe ya da paravan derneklerin, eleman devşirme, propaganda veya paralel yapı projelerinin önüne geçmeyi amaçladığını vurguluyor.
Türkiye kökenli dernekler mercek altında mı?
Avusturya’da Türkiye kökenliler tarafından kurulan dernekler oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Kültür ve folklor derneklerinden cami derneklerine, spor kulüplerinden hemşehri ve dayanışma derneklerine kadar yüzlerce yapı faaliyet gösteriyor. Bu derneklerin büyük çoğunluğu sosyal, kültürel ya da dini faaliyetler yürütüyor ve bugüne kadar herhangi bir yasal sorunla karşılaşmamış durumda.
Ancak geçmiş yıllarda bazı dernekler, siyasal İslam, milliyetçi ideolojiler ya da yabancı devletlerin etkisi altında hareket ettikleri gerekçesiyle güvenlik birimlerinin radarına girmişti. Yeni düzenlemeyle birlikte, bu tür iddiaların idari yaptırımlara daha hızlı biçimde dönüşebileceği belirtiliyor. Hukukçular, “demokratik temel ilkelere aykırılık” tanımının nasıl uygulanacağının belirleyici olacağını vurguluyor.
Kadın karşıtı ve cinsiyetçi oluşumlar
Kadınlar için eşitlik ve özgürlük taleplerine karşı çıkan; kadınların kamusal alanda daha fazla yer almasını, haklarını genişletmesini veya cinsiyetler arası eşitliği tehdit eden, kısacası “Anti-feminist tutum” sergileyen derneklere izin verilmeyecek.
Hükümet tarafından yapılan ilgili bölüm şu şekilde:
“İslami radikalleşmeye karşı ise Dernekler Yasası’nda değişiklikler öngörülüyor. Mevcut derneklerin, “Avrupa’nın demokratik temel ilkelerine aykırı davranışlar” [örneğin anayasal düzene çağrı, anayasanın bütünüyle gayrimeşru ilan edilmesi, paralel yargı yapılarının kurulması, demokratik düzenin gayrimeşrulaştırılması, antisemitik ya da antifeminist tutumlar] durumunda idari kararla feshedilebilmesi sağlanacak. Ayrıca dernek kuruluşları da, amaç ya da örgütlenme biçimi Avrupa’nın demokratik temel ilkeleriyle ağır biçimde çelişiyorsa engellenebilecek. Böylece suç işlenmeden önce cephe ya da paravan derneklerin, eleman devşirme, propaganda veya paralel yapı projelerinin durdurulması hedefleniyor.”
Hükümet: Hedef radikalleşme
Yapılan açıklamalarda, hedefin belirli bir etnik ya da dini grup olmadığı, yalnızca demokrasiye ve hukuk devletine aykırı yapılanmalarla mücadele edildiği vurgulanıyor. Yetkililere göre, yasa değişikliği demokratik düzene sadık derneklerin değil, radikalleşmeyi besleyen yapıların önünü kesecek.
Önümüzdeki süreçte, Dernekler Yasası’ndaki değişikliklerin nasıl somutlaştırılacağı ve uygulamaya nasıl yansıyacağı, Avusturya’daki Türkiye kökenli sivil toplum örgütleri tarafından da yakından izlenecek.| ©DerVirgül