FPÖ ayrımcılık yaparken bile ayrımcı davranıyor
| Adem Hüyük
Avusturya Özgürlük Partisi [FPÖ], parlamentoya sunduğu ve belirli vatandaşlıkları hedef alan bir soru önergesiyle, 2015–2024 yılları arasında bu kişilerin Avusturya hastanelerinde kaç kez tedavi edildiğini öğrenmek istedi.
FPÖ Genel Başkanı Herbert Kickl tarafından sosyal medyada paylaşılan bir grafikle duyurulan rakamlar hem seçilen göçmen grupları hem de sunuluş biçimiyle dikkat çekti. Görünen o ki, sayılar kadar hangi grupların seçildiği de bilinçliydi.
Soru önergesine ilgili bakanlık tarafından verilen resmi yanıt, FPÖ tarafından provokasyona son derece açık bir biçimde yeniden kurgulanarak kamuoyuna sunuldu. FPÖ, ülkede yaşayan yabancılar üzerinden ayrımcı bir siyaset izlerken, yaptığı ayrımcılığın içinde dahi ayrımcılık yaparak, göçmen nüfusun tamamını kapsayan verileri paylaşmaktan özellikle kaçındı.
İnsan sağlığı gibi evrensel bir konuda ayrımcılığa başvurulması başlı başına utanç vericiyken, FPÖ’nün göçmen gruplar arasında da bilinçli bir seçme yaptığı görülüyor.
Paylaşılan grafikte; Türkiye kökenliler [124.788], Suriyeliler [104.833], Afganlar [50.840], Ukraynalılar [87.927], Pakistanlılar, Hindistanlılar, Iraklılar, İranlılar ve “Afrikalılar” yer alırken; sayıları çok daha fazla olan Almanlar [239.452], Romanyalılar [155.715] ve Sırplar [122.459] grafikte yer almadı.
Oysa temel kaynak yine FPÖ’nün parlamentoya sunduğu aynı soru önergesi. Bu önergeye göre, 2015–2024 yılları arasında söz konusu vatandaşlıklara ait toplam 21.896.772 yatarak ve ayakta hastane tedavisi yapılmış durumda.
En yüksek sayı Türk vatandaşlarına ait [9,3 milyon tedavi]. Onları Suriyeliler ve Afganlar [her biri 2,7 milyon], ardından Ukraynalılar [1,2 milyon] izliyor.
FPÖ, bu rakamları kullanarak göçmenlerin Avusturya’da “ücretsiz sağlık hizmeti aldığı” algısını yaratmaya çalışıyor ve yerli halkı göçmenlerle karşı karşıya getirmeyi hedefliyor.
Ancak paylaşılan verilerde, kaç kişinin sığınmacı, kaç kişinin sosyal yardım alıcısı, kaç kişinin çalışarak sisteme katkı yaptığı bilgisi yer almıyor.
Devlet, hangi vatandaşlığa kaç tedavi yapıldığını sayabiliyor; ancak kişilerin düzenli sağlık sigortasına sahip olup olmadığı, E-Card kullanıp kullanmadığı ya da hizmetlerin vergi yoluyla mı finanse edildiği konusunda net bir veri sunamıyor. Bakanlık, bu bilgilerin mevcut olmadığını açıkça ifade ediyor.
FPÖ’nün manipüle ederek yayımladığı grafikteki rakamlar, Avusturya’daki istihdam ve işsizlik verileriyle birlikte değerlendirildiğinde, bu grupların yaklaşık yüzde 80’inin çalıştığı açıkça görülüyor. Bu da söz konusu kişilerin sağlık sistemine katkı payı ödeyen, sosyal sigorta kapsamında yer alan bireyler olduğu anlamına geliyor.
Kısacası, FPÖ’nün iddia ettiği gibi bu insanlar sağlık sisteminden “ücretsiz” yararlanmıyor. Aksine, büyük çoğunluğu çalışarak sisteme katkı sağlıyor. | ©Der Virgül
