Avusturya’da dernekler yasası sertleşirken | “Türk Erkekler Birliği” nasıl algılanıyor?

Avusturya’da dernekler yasası sertleşirken | “Türk Erkekler Birliği” nasıl algılanıyor?

Avusturya hükümetinin ocak ayı ortalarında açıkladığı yeni uygulamalar paketi kapsamında, Dernekler Yasası’nda öngörülen değişiklikler de yer aldı.

Üçlü koalisyon hükümetinin Dernekler Yasası’nda öngördüğü bazı yasal düzenlemeler, farklı ideolojik çevreler tarafından hükümetin kendilerine karşı bir savaş başlattığı şeklinde yorumlandı. Ancak söz konusu değişiklikler, belirli bir ideolojiyi doğrudan hedef almaktan ziyade, birden fazla ideolojik yapılanmayı kapsayacak şekilde gündeme getirildi.

Hükümet, “Kimlikçi Hareketi” gibi aşırı sağcı, kafa tasçı ve ırkçı örgütleri hedef alırken, diğer yandan özellikle İslami radikalleşmeyle mücadele gerekçesiyle derneklerin faaliyet alanlarını daha sıkı bir denetime tabi tutmayı amaçlıyor.

İstihbarat birimleri tarafından dikkat çekilen bazı derneklerin faaliyetlerinin, geneli kapsayan bir yasal düzenlemeyle sınırlandırılması hedefleniyor. Buna ek olarak, yasal kuruluş sürecine uygun şekilde kurulmuş olsa dahi, faaliyetlerinde anayasal düzene aykırılık tespit edilen derneklere müdahale edilmesi ve kapatılma süreçlerinin kolaylaştırılması planlanıyor.

Bu gelişmeler doğrultusunda, ülkede yüzlerce Türkiye kökenli derneğin faaliyet gösterdiği düşünüldüğünde, söz konusu adımların pratikte hangi sonuçları doğuracağı merak konusu.

Zira hükümetin açıkladığı çerçeveye göre, mevcut dernekler “Avrupa’nın demokratik temel ilkelerine aykırı davranışlar” tespit edilmesi hâlinde idari kararla feshedilebilecek. Bu kapsamda örnek olarak; anayasal düzene karşı çağrılar yapılması, anayasanın bütünüyle gayrimeşru ilan edilmesi, paralel yargı ya da paralel toplumsal yapılar oluşturulması, demokratik düzenin sistematik biçimde delegitimize edilmesi ile antisemitik veya antifeminist tutumlar sayılıyor.


Editörün notu:

Delegitimize:
Bir kişi, kurum, fikir veya eylemin meşruiyetini, yasal ya da ahlaki haklılığını ortadan kaldırmak; onu geçersiz veya kabul edilemez kılmak anlamına gelir.

Anti-feminizm:
Feminist hareketin amaçlarına, kadın–erkek eşitliği taleplerine ve kadın haklarının genişletilmesine karşı geliştirilen toplumsal, siyasal ve kültürel tepkileri ifade eder. Bu görüşü savunanlar, toplumsal cinsiyet rollerinin geleneksel yapısını korumayı hedefler ve genellikle feminizmi toplumsal düzen için bir tehdit olarak görür.

Antisemitik [antisemitizm]:
Yahudilere, Yahudi kültürüne veya dinine karşı duyulan ön yargı, nefret, ayrımcılık ve düşmanlıktır. Bu tutum, bireyleri etnik veya dini kökenleri nedeniyle hedef alır; kalıplaşmış olumsuz yargılar [stereotipler] içerir ve tarihsel olarak şiddet, dışlanma veya soykırıma kadar varabilen düşmanca davranışları kapsar.


Dernek ismiyle faaliyetlerin uyuşması – uyuşmaması

Yeni düzenleme yalnızca mevcut dernekleri değil, yeni kurulacak yapıları da kapsıyor. Buna göre, bir derneğin kuruluş amacı ya da örgütlenme biçimi Avrupa’nın demokratik temel ilkeleriyle ağır biçimde çelişiyorsa, dernek kuruluşunun daha baştan engellenmesi mümkün olacak. Hükümet, bu yolla “suç işlenmeden önce” cephe ya da paravan derneklerin; eleman devşirme, propaganda veya paralel yapı projelerinin önüne geçmeyi amaçladığını vurguluyor.

Avusturya’da Türkiye kökenliler tarafından kurulan dernekler oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Kültür ve folklor derneklerinden cami derneklerine, spor kulüplerinden hemşehri ve dayanışma derneklerine kadar yüzlerce yapı faaliyet gösteriyor. Bu derneklerin büyük çoğunluğu sosyal, kültürel ya da dini faaliyetler yürütüyor ve bugüne kadar herhangi bir yasal sorunla karşılaşmış değil.

Kadın karşıtı ve cinsiyetçi oluşumlar

Hükümetin Dernekler Yasası kapsamında öngördüğü yaptırımlar, kadınlar için eşitlik ve özgürlük taleplerine karşı çıkan; kadınların kamusal alanda daha fazla yer almasını, haklarının genişletilmesini veya cinsiyetler arası eşitliği tehdit eden, kısacası “anti-feminist tutum” sergileyen derneklere izin verilmeyeceği yönünde şekilleniyor.

Hükümet tarafından yapılan açıklamada ilgili bölüm şu şekilde ifade edildi:

“İslami radikalleşmeye karşı Dernekler Yasası’nda değişiklikler öngörülüyor. Mevcut derneklerin, ‘Avrupa’nın demokratik temel ilkelerine aykırı davranışlar’ [örneğin anayasal düzene çağrı, anayasanın bütünüyle gayrimeşru ilan edilmesi, paralel yargı yapılarının kurulması, demokratik düzenin gayrimeşrulaştırılması, antisemitik ya da antifeminist tutumlar] durumunda idari kararla feshedilebilmesi sağlanacak. Ayrıca dernek kuruluşları da amaç ya da örgütlenme biçimi Avrupa’nın demokratik temel ilkeleriyle ağır biçimde çelişiyorsa engellenebilecek. Böylece suç işlenmeden önce cephe ya da paravan derneklerin; eleman devşirme, propaganda veya paralel yapı projelerinin durdurulması hedefleniyor.”

Avusturya Türk Erkekler Birliği [ATEB]

https://www.ateb.at/tr/anasayfa/ internet web sitesi ve Facebook grubunda, “Avusturya Türk Erkekler Birliği [ATEB]” olarak tanımlanan bu yapı, faaliyetlerini kurdukları yasal bir dernek adı altında yürütmektedir.

Avusturya’da “Türk Erkekler Birliği” nasıl algılanır?

Avusturya’da etnik ve cinsiyet temelli vurgusu güçlü dernekler, isimlerinden itibaren kamu otoriteleri ve kamuoyu tarafından yakından izleniyor. Bu çerçevede, “Türk Erkekler Birliği” gibi bir adlandırma, Avusturya’nın entegrasyon, toplumsal cinsiyet eşitliği ve anayasal değerler ekseninde şekillenen siyasal ikliminde sorunlu bir çağrışım alanı yaratıyor.

Derneğin isminde yer alan “Türk” vurgusu, Avusturya makamları açısından entegrasyon yerine içe kapanma ve paralel toplumsal yapı tartışmalarını gündeme getirirken, “Erkekler Birliği” ifadesi ise toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesine aykırı bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Bu iki unsurun bir arada kullanılması, derneğin kuruluş aşamasından itibaren güvenlik ve anayasal uyum merceği altına alınmasına neden olabilir.

Ana akım Avusturya medyasında böyle bir dernek, büyük olasılıkla “ataerkil”, “milliyetçi” ve “entegrasyon karşıtı” başlıklarıyla ele alınır. Özellikle kadın hakları, eşitlik politikaları ve radikalleşme tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, dernek isminin kendisi dahi eleştiri konusu hâline gelebilir.

Sivil toplum cephesinde ise feminist örgütler ve eşitlik temelli inisiyatifler, “Erkekler Birliği” kavramını dışlayıcı ve geriye götürücü bir söylem olarak yorumlar. Göçmen kökenli ilerici dernekler de bu tür yapılanmaların Türk toplumunun tamamını temsil ediyormuş gibi algılanmasının, zaten kırılgan olan toplumsal dengeleri daha da zorlayacağı görüşünde.

Sonuç olarak, Avusturya’da “Türk Erkekler Birliği” gibi bir dernek, hukuken kurulabilir olsa dahi [başka bir isimle de kurulmuş olabilir], toplumsal ve siyasal düzlemde nötr bir aktör olarak görülmez. En küçük söylem veya faaliyet sapmasında, ayrımcılık, anayasal karşıtlık ve radikalleşme tartışmalarının odağına yerleşmesi kaçınılmazdır. | ©DerVirgül

A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.