Avrupa Konseyi’nden Türkiye’ye LGBTİ+ operasyonları uyarısı | “Herkesi serbest bırakın”

Avrupa Konseyi’nden Türkiye’ye LGBTİ+ operasyonları uyarısı | “Herkesi serbest bırakın”

Türkiye’de LGBTİ+ bireyleri, kuruluşları, işletmeleri ve hak savunucularını hedef alan son operasyonlar uluslararası kamuoyunda tepki çekmeye devam ediyor. 

Ailem Güvende” adı altında yürütülen operasyonlarda en az 60 kişi gözaltına alınırken, çok sayıda kişi ve kuruluşun sosyal medya hesaplarına ve internet sitelerine erişim engeli getirildi. Hedef alınanlar arasında gazeteciler, hekimler, psikologlar, avukatlar ve insan hakları kuruluşları da bulunuyor. 

Uluslararası basında operasyonlar, AKP hükümetinin LGBTİ+ toplumuna ve hak savunucularına yönelik baskılarının yeni bir aşaması olarak değerlendirilirken, Avrupa Birliği’nin ardından Avrupa Konseyi de Türkiye’ye yönelik dikkat çeken bir uyarıda bulundu. 

Avrupa Konseyi: LGBTİ+ hakları AİHS kapsamında korunuyor 

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, yayımladığı açıklamada Türk makamlarına LGBTİ+ sivil toplum kuruluşlarının insan hakları çalışmalarını kısıtlamaktan kaçınmaları çağrısında bulundu. 

O’Flaherty, Türkiye’de son dönemde gerçekleştirilen gözaltılar ile internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerinden duyduğu endişeyi dile getirdi. 

LGBTİ+ örgütleri ve insan hakları savunucularının yürüttüğü çalışmaların insan hakları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten O’Flaherty, ayrımcılığa karşı mücadele ve eşitlik savunuculuğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) tarafından korunan ifade ve örgütlenme özgürlükleri kapsamında olduğunu vurguladı. 

“Aile ve çocukların korunması gerekçe olamaz” 

O’Flaherty, “Ailem Güvende” operasyonlarının gerekçesi olarak öne çıkarılan aile ve çocukların korunması söylemine de dikkat çekti. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarına atıfta bulunan O’Flaherty, yalnızca “aile değerleri” veya “çocukların korunması” gerekçelerine dayanılarak insan haklarına yönelik kısıtlamaların hukuken meşrulaştırılamayacağını belirtti. 

İnsan hakları savunucularına yönelik soruşturmalarda avukatların dosyalara erişiminin sınırlandırıldığı ve bazı kişilerin ayrı ayrı avukat tutmaya zorlandığı yönündeki haberlerin de endişe verici olduğunu ifade etti. 

Bu tür uygulamaların etkin hukuki yardıma erişim ve adil yargılanma hakkı açısından sorun oluşturabileceği uyarısında bulundu. 

“İnsan hakları çalışması suç sayılamaz” 

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, demokratik toplumlarda sivil toplum faaliyetlerine yönelik kısıtlamaların açık bir yasal dayanağa sahip olması, meşru bir amaç taşıması ve orantılı olması gerektiğini vurguladı. 

O’Flaherty ayrıca bir kişinin kimliği, aidiyeti, barışçıl aktivizmi veya insan hakları savunuculuğu nedeniyle ceza soruşturmasına veya gözaltına alınmasına karşı çıktı. 

Bir kişinin ancak yasalar tarafından suç olarak tanımlanmış bir eylemle ilgili olarak ve somut deliller ışığında gözaltına alınabileceğini hatırlattı. 

Avrupa Konseyi’nden dört maddelik çağrı 

O’Flaherty, Türk makamlarına şu çağrıları yaptı: 

  • İnsan hakları veya sivil toplum çalışmaları nedeniyle gözaltına alınan herkes serbest bırakılsın. 
  • Gözaltındaki kişilerin etkin hukuki yardıma erişimi güvence altına alınsın. 
  • Yargı denetimi ve kötü muameleye karşı koruma sağlansın. 
  • Kısıtlamalar ve ceza davaları yasallık, gereklilik, orantılılık ve masumiyet karinesi ilkelerine uygun yürütülsün. 

Türkiye’deki operasyonlara ilişkin tartışma böylece ülke sınırlarını aşarken, Avrupa Konseyi’nin açıklaması Ankara’nın LGBTİ+ politikalarına yönelik uluslararası eleştirilerin yeni bir boyut kazandığını gösterdi.| ©Der Virgül 

Yayınlama: 15.09.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.