Avusturya’nın James Bond’u | İngiliz ajan Lawrence’nin rakibi ‘Alois Musil’

Avusturya tarafından, Birinci Dünya Savaşı sırasında, İngilizlerin Osmanlı İmparatorluğu’na karşı isyan başlatma girişimlerini ortadan kaldırmak için Ortadoğu’ya gönderildi. Böylece İngiliz ajan TE Lawrence’ın rakibi oldu. Hicaz demiryolu projesinde de önemli görevler alan bir Roma Katolik papaz, ilahiyatçı, oryantalist, kâşif…

Avusturya’nın James Bond’u | İngiliz ajan Lawrence’nin rakibi ‘Alois Musil’

Derleyen | Adem Hüyük

O zaman Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun sınırları içerisindeki, bugün ise Çek Cumhuriyeti sınırları içinde kalan Bohemya’nın Rychtarov şehrinde doğdu. Olomouc Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra 1891 yılında papaz olarak göreve başladı. 1895’te ilâhiyat doktorası yaptı ve Kudüs’e gidip Dominiken Kitâb-ı Mukaddes Okulu’nda ders verdi.

1896 ve 1897’de Kitâb-ı Mukaddes’te bahsi geçen yerleri tesbit etmek amacıyla Mısır, Filistin, Ürdün ve Güney Suriye’de arkeolojik arazi araştırmaları gezisi yaptı, özellikle Petra ve çevresindeki kalıntılar üzerinde yoğunlaştı. 1898 yılında Viyana Akademisi tarafından tekrar Petra bölgesine gönderildi. 1908’de Kuzey Arabistan’da araştırmalar yapan Musil aynı yıl Olomouc Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde doçent, 1909’da Viyana Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde profesör oldu. Bundan sonraki arazi çalışmalarında arkeoloji yanında haritacılığa da ağırlık verdi. Çizdiği haritalarla ilgilenen Viyana Askerî Coğrafya Enstitüsü kendisine çeşitli imkânlar tanıdı; yeni seyahatler yapmasına ve çalışmalarını yayımlamasına yardımcı oldu.

Musil, I. Dünya Savaşı’ndan önceki yıllardan itibaren Ortadoğu’nun dünya siyasetinin odak noktası olmasından dolayı gezdiği yerlerde halkın siyasî görüşleriyle de ilgilenmiş ve elde ettiği bilgileri yayınlarıyla Batı dünyasına aktarmış, bunu yaparken de bilim adamı tarafsızlığını korumuştur.

Öte yandan çalışmalarının kapsamını genişleterek özellikle 1934-1941 yılları arasındaki yayınlarında bir taraftan Libya, Fransız Sudanı (Mali), Sudan ve Etiyopya’ya, diğer taraftan Türkiye, İran, Afganistan ve Hindistan’a kadar olan toprakları konu edinmiş, böylece Batı dünyasının yalnız Ortadoğu’ya değil bütün İslâm dünyasına açılan önemli bir penceresi olmuştur.

Birinci Dünya Savaşı’nda TE Lawrence’ın rakibi

Alois Musil Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından, Birinci Dünya Savaşı sırasında, İngilizlerin Osmanlı İmparatorluğu’na karşı bir isyan başlatma girişimlerini ortadan kaldırmak için Ortadoğu’ya gönderildi. Böylece Osmanlı İmparatorluğu’na karşı düzenlenen Arap Ayaklanması’nın [1916-1918] en mühim figürü Thomas Edward Lawrence’nin rakibi oldu.

Thomas Edward Lawrence 

1917’de Avusturya Arşidükü Hubert Salvator ile Orta Doğu’yu dolaştı.

Ancak Musil sadece bir danışman ve bilim insanı değildi. Arap dünyasında siyaset söz konusu olduğunda da pratik bir adamdı. 1914 ve 1917’de olmak üzere iki görevde Musil, Avusturya-Macaristan imparatorunun resmi emriyle Bedevi kabilelerini birleştirmeye çalıştı. Aynı zamanda İngilizlerin Arap kabileleri üzerindeki etkisini sınırlamak istedi ve bu da onu aynı Arap kabilelerini Osmanlı İmparatorluğu’na karşı isyana teşvik etmeye çalışan T. E. Lawrence’ın doğrudan rakibi yaptı.

Alois Musil

Arap Ayaklanması

Thomas Edward Lawrence, ilk tayin yeri olan Kahire’de İngiliz Askeri Haber alma Servisi için çalıştı. Araplarla olan sıcak ilişkileri Lawrence’ı, İngiliz ve Arap kuvvetleri arasındaki irtibat subaylığı görevi için biçilmiş kaftan kılıyordu. Ekim 1916’da, Arap millî faaliyetlerini rapor etmesi için çöle gönderildi.

Mekke şerifi Hüseyin bin Ali’nin oğlu Emir Faysal komutasındaki düzensiz birliklerle birlikte Osmanlı Ordusu’na karşı gerilla mücadelesi verdi. Arapları, Medine’deki Osmanlı Muhafız Birlikleri’ni şehirden çıkarmamaları konusunda ikna etti. Böylece Araplar, şehre malzeme getiren Hicaz demiryoluna yaptıkları saldırılara ağırlık verebildiler. Şehri savunmakla meşgul olan Osmanlı askerlerini diğer yandan da demiryolunu tamir etmek zorunda bırakmak suretiyle oyaladılar. Lawrence, Akabe ve Şam’ın işgalinde de önemli rol aldı.

Araplarla geçirdiği zaman zarfında, gelenek ve yaşantılarına bayağı adapte oldu. Deve ile seyahat edip, sıkı bir dostluk kurduğu Prens Faysal’ın hediye ettiği yerel kıyafetleri giymeye alıştı.

I. Dünya Savaşı’nın sonlarında İngiliz Hükûmeti’ni, Arapların bağımsızlığının İngilizlerin yararına olduğuna ikna etme konusunda çok başarılı oldu.

Mustafa Kemal Atatürk’e suikast girişimi

I. Dünya Savaşı esnasında gerçekleştirdiği icraatlar, Arabistanlı Lawrence filmine konu olan Thomas Edward Lawrence, I. Faysal ile çok yakın ilişkiler içerisinde bulundu.

Lawrence, Mustafa Kemal Atatürk’e silahıyla ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiğini belirtmiş fakat saldırısında başarılı olamayıp Atatürk’ün yanında bulunan bir subayı vurabildiğini iddia etmiştir.

Sonuç:

Günümüze bakıldığında, Irak ve Suriye’deki trajik savaş olayları, Musil’in titiz topografik betimlemelerinin ardında sadece gelecek nesiller için tarihi bir seyahatname bırakmadığını gösteriyor.

Haritada parmağınızla onun rotalarını takip ederseniz, tarif ettiği yerlerin çoğuna artık ulaşılamıyor ve yok edilmiş durumda.

“Arabistanlı Lawrence” filminde aktör Peter O’Toole’un kimliğine büründüğü için bugün ölümsüz olan Lawrence ile karşılaştırma, Musil’in biyografisini yazan Johannes Bauer tarafından yerinde bir şekilde anlatılıyor: “Lawrence’ın olmak istediği şeylerin çoğu, neye karşılık geliyor? Musil, Arabistan uzmanı, cesur bir kâşif, Bedevilerin gerçek bir dostuydu. | © DerVirgül

Kaynaklar: Der Standard gazetesi Sibylle Wentker | İslam Ansiklopedisi | Özgür Ansiklopedi

Yayınlama: 24.01.2023
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.