Dönerin birleştirici gücü

Döner kebap bir yandan ırkçı Avusturyalılara Türkiye’den gelenleri açık hedef yaparken, öte yandan, ırkçılığa karşı duran yerli halk tarafından, ırkçılığa karşı döner kebap bir argüman olarak kullanılmaktadır.

Dönerin birleştirici gücü

| Adem Hüyük 

İnsanın doğada bulduğu ve gördüğü her nesneyi işlevsel hale getirmek istemesindeki yegâne neden, hayatta kalabilmek içindir.

Keskin taşların kendi bedeninde oluşturduğu kesiklerden yola çıkan insan, bu taşlardan yaptığı silahlarla avlanmayı kolaylaştırmıştır. Doğal nedenlerden oluşan ateşten korkmuş, korkusuna yenik düşerek ona en değerli şeyini “kurban” olarak sunmuştur. İnsan ateşe avlarını sunarak kendilerine zarar vermeyeceğini düşünmüştür. Bu itaat insana etin pişirilerek yenmesini öğretmiş ve bu süreç çene yapısında bir değişiklik yaparken, beyninin de daha gelişmesine katkı sağlamıştır.

Yine tesadüfen keşfedilen tarım, toprağın daha tehlikesiz bir karın doyuran olduğunu insana göstermiştir.

Ateşin bulunması, tarım devrimi ve buhar devrimi insanlık evriminde en önemli süreçlerdir. Bütün bu süreçlerde ve günümüzde insanın ve doğadaki tüm canlıların yegâne amacı ölmemek için karınlarını doyurmaktır.

Yeryüzündeki yaşanmış ve yaşanacak tüm savaşların amacı da budur. Savaşlara din, ulus ve benzeri kılıfların uydurulması, sadece insanın açgözlü bir yaratık olduğunu gizlemek için uydurulmuş büyük bir yalandan başka bir şey değildir.

Rusya ve Ukrayna savaşında AB ve Avusturya tarafından birdenbire Türkiye değerli oldu? İlişkiler yumuşadı, diplomatik telefon trafiği ve nihayetinde Ankara ziyaretleri yapıldı.

Bunun arkasında yatan yine insanın aç kalma korkusu vardır. Zira Ukrayna buğday üretiyor ve bunun bir şekilde oradan çıkması gerekiyordu…

Büyük devletler bu şekilde tutarsız davranıyorsa, sıradan vatandaş ne yapmalı?

Her insan yaşayabilmesi için gıda tüketmesi gerektiğini içgüdüsel olarak farkında. Ve yine her insan sosyal statüsü gereği kendisine uygun maliyetli gıda arayışı içerisindedir.

Avusturyalı ırkçıların geçmişten günümüze uzanan “milli yiyecek” savunuculuğu, kapitalizm koşullarında pek işe yaramadı. Zira milli yiyecek olarak tanımlanan Schnitzel tüketimini, döner kebap sekteye uğrattı.

Döner kebabın Avusturya’da yaygınlaştığı ilk dönemlerde Schnitzel sandviç olarak satılmıyor, satılan bazı bölgelerde ise rağbet görmüyordu. Hızlı tüketimle başlayan büfe satışlarını tetikleyen, Almanya örneğini uygulayan döner büfeleri olmuştur.

Her ne kadar Schnitzel’de büfelerde sandviç olarak satılmaya başlamış olsa da döner kebabın fiyat ve boyut oranlarına yetişemeyerek pazar değerini kaybetmiştir.

Schnitzel haus adı altında zincirler oluşturulmasına rağmen, döner karşısında büfelerde tutunması mümkün olmamıştır.

İşin sırrı Avusturyalıların Schnitzele, döneri tercih etmeleri değildi. İşin sırrı ekonomik nedenlerin somut koşullarında gizliydi.

Döner kebabın ekmeği büyük ve salata sunumu da çoktu. Schnitzel ise daha küçük sandviç olarak veriliyor, salata sunumu da çok sınırlı tutuluyordu. Toplum aynı fiyatta ve lezzet olarak da vazgeçilecek kadar fark görmediğinden döner kebabı tercih etmeye yöneldi.

Dönerin önlenemez pazarı, Schnitzeli yine restoran salonlarına çekilmeye zorladı.

Dönerin toplumun her kesimi tarafından kabul görmesi, beraberinde sevgi ve nefreti getirdi.

Diğer bir deyişler, döner yerli halkla göçmenleri birleştirici bir etken görevi görmüş, diğer yandan ırkçı kesimleri daha da kızdırmıştı.

Döner kebabın tadına bakan ve sürekli tüketir hale gelen yerli halk, doğal olarak bu lezzetin yaratıcılarını tanımak istedi.

Bu anlamada, Türk mutfağının bir parçası olan döner, göçmenlerle yerli halk arasında olumlu bir köprü kurmuştur.

İnsan tarihi boyunca karnını doyurmak için savaşlar verdiğinden, karnını doyuran dönerin üreticisine de düşmanlık ve dolayısıyla ırkçılık yapmamaya çalışacaktır diye düşünüyorum.

Bugün döner kebap Avusturya’da toplumlar arasındaki önyargılara bir nebze de olsa darbe vurmuştur. Artık aşırı sağcısı, solcusu ve toplumun tüm katmanlarına mensup insanlar, en az bir kez döner yemiştir. | ©DerVirgül

Yayınlama: 07.03.2024
Düzenleme: 07.03.2024
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.