Avusturya’da yeni sosyal yardım planı
Avusturya genelinde sosyal yardım sisteminin yeniden düzenlenmesine ilişkin taslak, en azından Sosyal İşler Bakanlığı açısından hazır. Ancak reform henüz kesinleşmiş değil.
Koalisyon ortakları taslaktan medya aracılığıyla haberdar oldu
Sosyal İşler Bakanı Korinna Schumann’ın (SPÖ) hazırladığı reform taslağı, halen koalisyon ortakları ÖVP ve NEOS ile görüşülüyor. Ayrıca dokuz eyaletin de onayı gerekiyor.
Şimdiye kadar kamuoyuna yansıyan ayrıntılar, FPÖ tarafından sert şekilde eleştirildi. FPÖ Sosyal İşler Sözcüsü Dagmar Belakowitsch, planları “siyasi bir yoksulluk belgesi” olarak nitelendirerek bunun gerçek bir reform olup olmadığını sorguladı.
Yeni katılım kartıyla yılda 300 euro
En fazla tartışma yaratan konulardan biri, planlanan “Katılım Kartı” (Teilhabekarte). Yoksulluk riski bulunan ailelerin çocuk ve gençlerine bu kart aracılığıyla yılda 300 euro verilmesi planlanıyor.
Şimdiye kadar basına yansıyan bilgilere göre bu miktar spor malzemeleri, yaz kampları ile kültür, spor ve boş zaman etkinliklerinde kullanılabilecek.
Volkshilfe tarafından daha önce talep edilen aylık 700 euroluk çocuk temel gelirinin (Kindergrundsicherung) ise gündemden çıkarıldığı görülüyor. Schumann bunun yerine belirli amaçlara yönelik ayni yardımlara ağırlık veriyor.
Kupon politikasına eleştiri
Belakowitsch ise bu modele karşı çıkıyor. FPÖ’li siyasetçi, uygulamanın yeni bir “bürokrasi canavarı” oluşturacağını savunuyor.
Belakowitsch, daha önce belirli amaçlarla verilen okul başlangıç kuponlarının internette satışa çıkarıldığı örneklerini hatırlatarak benzer bir durumun Katılım Kartı’nda da yaşanabileceğini ileri sürüyor.
Ona göre bu yöntem yoksulluğun nedenleriyle mücadele etmek yerine yeni idari yapılar oluşturuyor ve kötüye kullanımı etkili şekilde önlemiyor.
“Çalışmama yönünde teşvik” tartışması
Aile yardımının (Familienbeihilfe) yeni sistemde nasıl ele alınacağı da tartışmanın bir diğer konusu. Taslağa göre aile yardımının sosyal yardımdan mahsup edilmemesi planlanıyor. Böylece aileler, sosyal yardımın yanı sıra aile yardımını da almaya devam edecek.
Belakowitsch, bunun çocuk sayısı fazla olan aileler açısından uzun süre devlet yardımlarına bağlı yaşama yönünde ek bir mali teşvik oluşturabileceğini savunuyor.
FPÖ’li siyasetçiye göre özellikle sistemi vergileriyle finanse eden çalışanların, çalışmanın sosyal yardım almaya kıyasla yeterince avantaj sağlayıp sağlamadığını sorgulaması gerekiyor.
9 bin euroluk aile tartışması
Belakowitsch, reformun çalışanların elde ettiği gelirin devlet yardımlarından önemli ölçüde yüksek olmasını garanti etmesi gerektiğini belirtiyor.
Bu tartışmada, Viyana’da 11 çocuklu Suriyeli bir ailenin diğer desteklerle birlikte aylık yaklaşık 9 bin euro tutarında devlet yardımına ulaştığı iddia edilen vaka da gündeme getiriliyor.
Schumann daha önce benzer durumların gelecekte yaşanmaması gerektiğini açıklamıştı. Bakan, Heute gazetesine yaptığı açıklamada da “Bu artık olmayacak” demişti.
Ancak bunun nasıl uygulanacağı henüz net değil. Şimdiye kadar kamuoyuna yansıyan taslakta, çok çocuklu aileler için açık bir toplam üst sınır bulunmuyor. Her çocuk için belirli bir miktar ödenmesi ve aile yardımının ayrıca verilmesi, toplam tutarın bazı durumlarda daha da yükselmesine yol açabilir.
Entegrasyon yükümlülüğünün ayrıntıları belirsiz
Reformun bir diğer unsuru, göçmenler için planlanan entegrasyon aşaması.
Basına yansıyan bilgilere göre taslak, kişilerden kararlaştırılan entegrasyon hedeflerine ulaşmak için “uygun bir çaba” göstermelerini talep ediyor.
Ancak “uygun çaba” ifadesinin hangi durumlarda yeterli sayılacağı ve yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde hangi yaptırımların uygulanacağı henüz net değil.
Eyaletlerden de itirazlar geliyor
Reform taslağına bazı eyaletlerden de tepki geldi.
Steiermark FPÖ’lü Sosyal İşler Eyalet Bakanı Hannes Amesbauer, Steiermark’ın taslağın hazırlanma sürecine yeterince dahil edilmediğini savundu. Eyaletin sosyal yardım sistemini son dönemde bilinçli olarak sıkılaştırdığını belirten Amesbauer, çocuklar için kademeli olarak azalan yardım miktarlarının gevşetilmesini kabul etmeyeceklerini söyledi.
Aşağı Avusturya FPÖ’lü Eyalet Bakanı Martin Antauer da daha sıkı eyalet düzenlemelerinin ülke genelinde geçerli olacak bir asgari düzenlemeyle değiştirilmesine karşı çıktı. Antauer’a göre böyle bir değişiklik “her yerde Viyana koşullarının” ortaya çıkmasına yol açabilir.
ÖVP’den de eleştiri
Aşağı Avusturya Eyalet Başbakanı Johanna Mikl-Leitner (ÖVP) de taslağa ilişkin çekincelerini dile getirdi.
Mikl-Leitner, Aşağı Avusturya’nın reformu ancak ek maliyet oluşturmayacağı garanti edilirse kabul edeceğini söyledi.
Steiermark Eyalet Başbakanı Mario Kunasek (FPÖ) ise mevcut düzenlemelerin gevşetilmesine karşı çıkacağını açıkladı.
Böylece henüz resmi müzakereler başlamadan, SPÖ yönetimindeki Sosyal İşler Bakanlığı ile ÖVP ve FPÖ tarafından yönetilen bazı eyaletler arasında önemli görüş ayrılıkları ortaya çıkmış durumda.
Amaç dokuz farklı sistemi birleştirmek
Schumann, reformun temel hedeflerinden birinin dokuz eyaletteki farklı sosyal yardım sistemlerini tek bir çerçevede birleştirmek olduğunu belirtiyor.
Bakanlık, mevcut sistemi sosyal hukuk açısından bir “Fleckerlteppich” yani birbirinden farklı düzenlemelerden oluşan parçalı bir yapı olarak değerlendiriyor.
Ancak kamuoyuna yansıyan modele göre eyaletler, belirlenen asgari miktarların üzerinde sosyal yardım ödemeye devam edebilecek.
Viyana FPÖ Meclis Grup Başkanı Maximilian Krauss bunu bir açık olarak değerlendiriyor. Eyaletlerin daha yüksek ödeme yapma konusunda geniş yetkilerini koruması halinde gerçek anlamda tek bir sistem oluşmayacağını savunan Krauss, Viyana’nın daha cömert sosyal yardım uygulamasını sürdürebileceğini ve bunun başka eyaletlerden veya yurt dışından sosyal yardım almak isteyen kişileri Viyana’ya çekebileceğini ileri sürüyor.
Schumann ayni yardımlara ağırlık veriyor
Sosyal İşler Bakanı Schumann ise reformun merkezine çocuk yoksulluğuyla mücadeleyi ve çalışabilecek durumdaki kişilerin iş piyasasına yeniden kazandırılmasını koyuyor.
Ayni yardımların daha fazla kullanılmasıyla devlet desteğinin doğrudan çocuklara ulaşmasının sağlanması hedefleniyor. Çalışabilecek durumdaki sosyal yardım alan kişiler için Avusturya İş ve İşçi Bulma Kurumu AMS’nin de daha etkin rol üstlenmesi planlanıyor.
Schumann, ihtiyaç durumunu dikkate almadan yapılacak genel yardım kesintilerine karşı çıkıyor. Genel bir üst sınırın anayasal sorunlara yol açabileceğini belirten Bakan, aynı zamanda çalışanların her durumda yalnızca sosyal yardım alan kişilerden daha fazla gelire sahip olması gerektiğini vurguluyor.
FPÖ’lü Belakowitsch ise reformun çalışmayı ve performansı ödüllendirmek yerine yeni haklar ve ek bürokratik yapılar oluşturduğunu savunuyor.
Belakowitsch’e göre Avusturya’nın ihtiyacı kupon politikası değil; kötüye kullanımı etkili şekilde önleyen ve kendi iradesi dışında zor duruma düşen insanlara destek sağlayan gerçek bir sosyal yardım reformu.| ©DerVirgül