Botox artık her yerde | Yaşlanmayı kabul etmek neden bu kadar zor?

Botox artık her yerde | Yaşlanmayı kabul etmek neden bu kadar zor?

| Die Presse / Anna Gabriel 

Botox’a ne zaman başlanmalı? Genç yaşta yapılan uygulamalar gerçekten daha mı iyi? Estetik müdahaleler neden giderek yaygınlaşıyor? 

Viyana’da dermatoloji ve veneroloji uzmanı Julia García Reitböck bu soruya “Evet ve hayır” diye yanıt veriyor. 

Kırışıklıklarını kalıcı ve belirgin biçimde azaltmak isteyenlerin Botox’tan tamamen kaçınması zor. Dermatoloğa göre tedaviye başlanacak yaş önemli bir faktör. Ancak “Ne kadar erken, o kadar iyi” yaklaşımını doğru bulmuyor. 

“Bir kişinin tamamen pürüzsüz bir yüz mü, yoksa sadece daha genç ama yine de doğal görünen bir görünüm mü istediği arasında fark var” diyor. 

Botox’a ne kadar erken başlarsanız, onu hayatınız boyunca yaptırma ihtimaliniz de o kadar artar. 

Çünkü Botox birkaç ay içinde vücuttan tamamen atılıyor. Ancak ortaya çıkan sonuç beğeniliyor ve bu nedenle uygulamayı bırakmak zorlaşıyor. 

Yıllar ve hatta on yıllar boyunca düzenli Botox yaptırılması, yüzdeki doğal ifadelerin kaybolmasına neden olabilir. Ayrıca kas, sürekli felç halinde kaldığı için hareket etmeyi “unutuyor”. Bunun sonucunda ise kırışıklıklar daha da derinleşmeden engellenmiş oluyor. 

İlk kırışıklık ortaya çıkmadan Botox’un anlamı yok 

Benim durumumda bu sinir zehrinin henüz bir etkisi olabilir ve yüzüme daha “taze” bir görünüm kazandırabilir. Ancak estetik tıbbın bütün kuralları açısından bakıldığında, beni artık yıllarca daha genç göstermesi mümkün değil. 

Zaten Botox yaptırmayı düşünmeyen biri için bunu bilmek bir bakıma rahatlatıcı. 

Ancak iş tedaviye başlama noktasına geldiğinde dermatolog önemli bir uyarıda bulunuyor: 

İlk kırışıklıklar ortaya çıkmadan Botox yaptırmanın hiçbir anlamı yok. 

Özellikle 20’li yaşlarındaki giderek daha genç kadınların Botox yaptırması dermatoloğu endişelendiriyor. 

Sosyal medyanın da bunda büyük payı var. Sinir zehri “Baby Botox” gibi sevimli ifadelerle sunuluyor, uygulamalar ise “mini müdahale” olarak küçümseniyor. 

Gerçek şu ki Botox dışında estetik müdahaleler de giderek daha popüler hale geliyor. 

Estetik müdahalelerde büyük artış 

Estetik ameliyatların sayısı son yıllarda ciddi biçimde arttı. 

Paris’te her yıl düzenlenen uluslararası estetik cerrahi kongresini gerçekleştiren International Master Course on Ageing Science (IMCAS) verilerine göre, 2018–2024 yılları arasında erkeklerde kozmetik müdahalelerin sayısı neredeyse iki katına çıktı. 

Dolgu ve lazer uygulamalarındaki artış ise yüzde 116 oldu. 

Kadınlarda estetik ameliyatlardaki artış aynı dönemde yüzde 59, cerrahi olmayan müdahalelerde ise yüzde 55 olarak gerçekleşti. 

Mutlak rakamlarda ise kadınlar hâlâ açık ara önde. 

International Society of Aesthetic Plastic Surgery (ISAPS) verilerine göre yalnızca 2024 yılında yaklaşık 1,8 milyon kadın liposuction (yağ aldırma) yaptırdı. 

Erkeklerde en popüler estetik operasyon olan göz kapağı ameliyatında ise sayı 500 binin altında kaldı. Kadınlarda bu rakam yaklaşık 1,6 milyon. 

Peki pişman olacak mıyım? 

Bu rakamlar elbette soyut istatistiklerden ibaret. 

Herkesin kendi bedeniyle istediğini yapabilmesi zaten tartışmasız bir hak. 

Benim kendime sorduğum soru ise şu: 

60 ya da 70 yaşına geldiğimde, Botox gibi estetik müdahaleleri yaptırmadığım için pişman olur muyum? 

Çünkü yaşıtlarımın bazıları benden onlarca yıl daha genç görünüyor olursa? 

Bunu inkâr etmek mümkün değil: Çevremizde, sözde sonsuz gençlik uğruna estetik müdahale yaptıran insanların sayısı giderek artıyor. 

Bazıları bunu açıkça anlatıyor, bazıları ise gizliyor. 

Okuldan bir arkadaşımın alnı, son görüşmemizden birkaç ay sonra birdenbire tamamen pürüzsüz hale geliyor. 

Biraz yardım aldım” diye gizemli bir şekilde fısıldıyor. 

Okulda ve futbol sahasında karşılaştığım yaşıt annelerin bir kısmında — hatta belki de çoğunda — aynı durumu gözlemliyorum. 

Gençleşmek amacıyla Botox kullanan insanların sayısı tam olarak bilinmiyor. Ancak bu sinir zehri artık toplumun geniş kesimlerine ulaşmış durumda. 

Hatta bazı doktorlar Botox uygulamasını randevusuz bile yapıyor. Küçük kırışıklıklar için yaklaşık 200 avrodan başlayan fiyatlarla tedavi yaptırmak mümkün. 

Bir arkadaşım uzun süre kararsız kaldı. Kaşlarının arasındaki çatık kaş çizgisi onu yıllardır rahatsız ediyordu. 

Sonunda Botox yaptırmaya karar verdi. 

Ve bundan pişman değil. 

Dermatolog García Reitböck de kendi muayenehanesinde Botox uygulaması yapıyor ve Botox’a olan ilginin “son derece hızlı arttığını” doğruluyor. 

Ancak onun da belirttiği gibi, benim gibi bu “sinir zehrine” başvurma eşiğini aşmak istemeyen çok sayıda kadın var. 

Bu kişiler bunun yerine peeling, lazer tedavileri ve microneedling gibi yöntemleri tercih ediyor. 

Bu uygulamaların sonuçları iyi olsa da kırışıklıklar üzerindeki etkileri Botox kadar güçlü değil. 

Yaşlanmayı kabul etmek mümkün mü? 

Aynı deneyimi, Your Friends and Neighbors adlı Apple TV dizisiyle tanınan oyuncu Amanda Peet de yaşamış. 

ABD’li oyuncu kısa süre önce verdiği bir röportajda, “Hiçbir şey yaptırmadığımın gerçekten çok açık olduğunu düşünüyorum” demiş. 

Üstelik Hollywood’da oyuncu olarak büyük bir baskı altında olmasına rağmen… 

Peet, 2016 yılında yayımlanan “Never Crossing the Botox Rubicon” başlıklı makalesinde — kabaca “Botox sınırını asla aşmayacağım” şeklinde çevrilebilir — Botox’un kendisi için bir “başlangıç noktası” olmasından korktuğunu yazmıştı. 

Peet şu soruyu yöneltiyor: 

“Herkes yaptırdığınızı görebiliyorsa, bunu yapmanın ne anlamı var?” 

Ona göre yaşlanmak kabul edilmesi gereken bir şey. 

Tıpkı ölüm gibi. 

Ve bu konuda haklı.| ©DerVirgül  

Yayınlama: 09.08.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.