Sigara endüstrisi her 1 saniyede, 100 dolar kazanıyor

Her yıl dünya çapında 6 trilyon sigara tüketimi nedeniyle 7 bin 800 ton zararlı kimyasal çevreye salınıyor ve 5,6 trilyon izmarit atılıyor.

Sigara endüstrisi her 1 saniyede, 100 dolar kazanıyor

Tütün kullanım oranları son yıllarda giderek artıyor. Bu artış sağlık sorunlarında alarm verirken, su tüketimi ve çevreye verdiği hasar konusunda da tehlikeli boyutlara ulaşmaya başladı.

Her yıl dünya çapında 6 trilyon sigara tüketimi nedeniyle 7 bin 800 ton zararlı kimyasal çevreye salınıyor ve 5,6 trilyon izmarit atılıyor.

Uzmanlar, durumun gittikçe korkutucu boyutlara ulaştığı konusunda uyarıyor.”Sigara endüstrisi her 1 saniyede, 100 dolar kazanıyor”

“Tütün endüstrisi, dünyanın en öldürücü ve en karlı endüstrisi” diyen Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Türkiye Ofisi Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Direktörü Prof. Dr. Toker Ergüder, “Tütün ve türevlerinin kullanımındaki artışı önlemek için büyük bir mücadele veriliyor. 2017 yılında perakende sigara satışı 700 milyar dolara ulaştı. 2017 yılında yaklaşık 1 milyar sigara içenlere, 5,4 trilyon adet sigara satıldı. 2003 ile 2017 yılları arasında parasal satış değerleri yüzde 26,5 oranında arttı. 2012 yılında perakende sigara satışı 500 milyar dolar iken, net karları 35,1 milyar dolardı, her saniyede 1,100 dolar kazandılar” dedi.

“Türkiye’de toplam sağlık harcamalarının yüzde 9’u tütün kullanımına bağlı”

Ergüder, “Türkiye’de toplam sağlık harcamalarının yüzde 9’unun tütün kullanımına bağlı olduğu hesaplandı. Bu maliyetin yüzde 20,1‘ini kanserler, yüzde 34,1’ini kalp ve damar hastalıkları ve yüzde 42,9’unu solunum yolu hastalıkları oluşturuyor. Buna göre, tütün kullanımının sadece doğrudan sağlık maliyeti 2020 yılında 25 milyar liradır. 2022 yılı için bu miktarın 67 milyar TL’ye ulaşacağı tahmin ediliyor” şeklinde konuştu.

“Tütün kullanımı hem sağlık harcamalarının yükünü artırır hem de iş gücü kaybına neden olur”

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Esin Şenol, tütün kullanımının enfeksiyon hastalıkları açısından oluşturduğu hasar ile ilgili şu bilgileri verdi:

Tütün kullanan insanlarda, mukoza bariyeri dediğimiz doğal ilk basamaktaki karşılama bozulur. O nedenle sık üst solunum yolu enfeksiyonu, sık ağız ve boğaz enfeksiyonu, diş infeksiyonları ve en kötüsü sık ve derin akciğer enfeksiyonları ve kalp damar sistemi üzerine olumsuz etkileri nedeniyle kronik hastalık yükünü beraberinde getiren kalp damar hastalıkları, akciğer hastalıkları gibi hastalıklara eğilimlidirler. Geçirdikleri infeksiyonları derin geçirirler. Yani infeksiyonları uzun sürer ve hastane bakımı, antibiyotik tedavisi ya da metabolik düzenlemeyi sağlayacak kalp damar sistemi üzerindeki etkisini azaltacak ilaçların kullanımını gerektirir. Dolayısıyla hem sağlık harcamalarının yükünü artırır hem de hastalar hastaneye sık girip çıkmak zorunda kaldıkları için iş gücü kaybına neden olur.

“Amerikan gençliğinin başına gelenlerin Türkiye’de yaşanmaması için ne yazık ki yeterince önlem alınmıyor”

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, gençlerin tütün ürünleri tüketimi ile ilgili olarak şunları söyledi:

Avrupa’nın 17 bölgesinde 11-17 yaş arasında yapılan Küresel Gençlik Tütün Araştırmasına göre, e-sigara kullananlarda 2014 yılına göre Gürcistan, İtalya’da iki kat artış Latvia’da iki katına yakın artış saptandı. Erkekler ve cep harçlığı fazla olan daha çok e-sigara içiyor. İlk deneyimi 11 yaşında olanlar var. Amerikan 2022 Gençlik Tütün Araştırma sonuçlarına göre ise, ortaokul ve liselerde 2,5 milyon öğrenci e-sigara içiyor. Son ayda e-sigara kullanım sıklığı ortaokul öğrencileri arasında yüzde 3,3 lise öğrencileri arasında yüzde 14,1 olurken, öğrencilerin dörtte biri her gün e-sigara kullanıyor. Amerikan gençliğinin başına gelenlerin Türkiye’de yaşanmaması için ne yazık ki yeterince önlem alınmıyor. E-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin pazarlanması yasal değilken, yüzlerce internet sitesinden serbestçe satılıyor.

“e-sigaralar DNA hasarı yapıyor”

Her geçen gün artan bilimsel çalışmalarla bu ürünlerin kullanıldıktan hemen sonra neden oldukları zararları ortaya koyduğuna dikkat çeken Dağlı, “Nikotin içeren ve içermeyen e-sigaralar ‘Reaktif Oksijen Molekülleri’ açığa çıkarır. Reaktif Oksijen Molekülleri DNA harabiyeti yapar. Enzimleri etkisiz hale getirir. Hayvan deneylerinde de e-sigaraların iltihap mekanizmalarını tetiklediği, DNA hasarı yaptığı, hücre tamiratını duraklattığı, astım ilişkili kimyasalları ative ettiği, akciğer işlevini azaltığı gösterildi” dedi.

“Meyve, tatlı, baharat, narenciye ve çiçek aromalı e-sıvılar akciğere daha fazla hasar veriyor”

Piyasada 15 bin farklı e-sıvı bulunduğunu belirten Dağlı, “Bin farklı tatlandırıcı uçucu ve tahriş edici özelliği nedeniyle solunum sistemine tehdit oluşturuyor. Meyve, tatlı, baharat, narenciye ve çiçek aromaları akciğere daha fazla hasar veriyor. E-sigara sıvıları Tetrahidrokannabinol veya kısaca THC ve kannabinoid yağ içerebilir. THC esrarın etken maddesidir. Araştırmacılar THC içeren sıvılarda bulunan vitamin E asetat ile EVALI (e-sigara ilişkili akciğer hasarı) arasında ilişki bulmuşlardır. Avrupa Pediatri Akademisi e-sigaraların aksi ispat edilene kadar tehlikeli kabul edilmesi gerektiğini belirtti” şeklinde konuştu.

“Türkiye’de sigara satın almak için harcanan paranın yıllık tutarı Sağlık Bakanlığı bütçesinden fazla”

Tütün kullanılmasının ekonomiye etkisi iki yönden ele alındığını söyleyen Hacettepe Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nazmi Bilir, “Birincisi tütün (sigara) satın almak için yapılan harcama, ikincisi de tütün kullanılmasının yol açtığı sağlık sorunları nedeni ile olan ekonomik kayıplardır. Türkiye’de sigara satın almak için harcanan paranın günlük tutarı yarım milyar TL dolayında, yıllık tutarı ise Sağlık Bakanlığı bütçesinden fazla miktardır. Bu miktarın yüzde 80 kadarı vergi olarak geri dönmekle birlikte, sigara satın almak için yapılan harcama tüketicilerin aile bütçesi açısından önemli bir harcama oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

“Tütün ürünleri gelişmiş ülkeler tarafından üretilip, gelişmekte olan ülkelere satılıyor”

Tütün kullanılmasının yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle olan kayıpların da çok önemli olduğunu belirten Bilir, sözlerini şöyle sürdürdü:

Tütün ürünü kullananların yarısı tütün kullanılması sonucu oluşan kalp krizi, akciğer kanseri, kronik solunum yolu hastalıkları gibi nedenlerle hayatını kaybediyor. Bu hastalıkların tanı ve tedavisi için yapılan sağlık harcamaları da ekonomi için önemli kayıp nedenidir. Türkiye’de 2018 yılında yapılan bir değerlendirmede sadece akciğer kanserli hastaların tedavisi için yapılan sağlık harcaması 9 milyar TL olarak hesaplandı.

Öte yandan tütün kullanımının neden olduğu hastalıklar ve erken ölümler sonucu önemli üretim kayıpları da meydana geliyor. Tütün ürünleri kullanılmasının ekonomik etkileri ile ilgili önemli bir başka nokta da bu ürünlerin esas olarak gelişmiş ülkeler tarafından üretilmesi ve gelişmekte olan ülkelere satılması konusudur. Ayrıca, tütün kullanımı sonucu meydana gelen hastalıkların tanı ve tedavisi için kullanılacak ilaçlar ve tıbbi gereçler de çoğunlukla gelişmiş ülkeler tarafından üretilmekte ve tütün kullanılmasına bağlı hastalıkların daha fazla görüldüğü gelişmekte olan ülkelere satılmaktadır. Sonuç olarak tütün kullanılmasının ekonomik etkileri bakımından gelişmekte olan ülkelerin daha fazla risk altında olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.

“Bir gıda firması ya da bir kağıt firması tütün endüstrisi gibi hareket ediyor ama unvanında bunu görmüyorsunuz”

Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Tanzer Gezer, “Ocak 2019 ile Ağustos 2022 tarihleri arasında verilen tütün endüstrisine verilen binlerce yatırım teşviklerini inceledik. Bunların içerisinden tütün endüstrisine ve tütün yan endüstrisine verilen yatırım teşviklerinin sayısını 53 firma olarak tespit ettik. Yıllara göre, teşvik sayısında artış söz konusu oluyor. Firma unvanlarına baktığımızda, sadece 36 firmanın unvanında tütün endüstrisi olduğuna dair ibareler gördük. Diğer 17 firmanın unvanında tütün ve tütün ürünleri gibi bir ibare mevcut değil. Bir gıda firması ya da bir kağıt firması tütün endüstrisi gibi hareket ediyor ama unvanında bunu görmüyorsunuz” dedi.

“Sigara şirketlerinin hasılatı, 2021 sonunda 125,1 milyar TL’ye ulaştı”

Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Özer, “Sigara şirketlerinin hasılatının sürekli arttığını görüyoruz. 2003’te 10,6 milyar TL olan iç satış perakende satış hasılatı, 2021 sonunda 125.1 milyar TL’ye ulaştı. Peki neden sigarayı vergilendirmek gerekir? Bu konuda kamu otoriteleri, politika uygulayıcıların ve uluslararası kuruluşlarının çekilmesine gerek yok. Çünkü, doğa zaten bu ürün tüketiminin vergilendirmesinin dışında caydırmanın başka yolu yok dedirtiyor. En önemli nedenlerden bir tanesi de ürüne erdemsiz mal diyoruz. Ne yazık ki, bu erdemsiz malı tüketen kişiler, kendine verdiği zararın ne kadar olduğu konusunda ciddi bilgilere sahip değiller. Özellikle bu bireysel tüketimin toplumsal çok büyük maliyetleri olduğunun da çoğu zaman farkında değiller” şeklinde bilgi verdi.

“Günde 1 paket sigara kullanan kişi her ay 2 ağacın kesilmesine neden oluyor”

Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek, şunları kaydetti:

Her bir sigara, 3,7 litre su kirletiyor, 14 g sera gazı salınımına neden oluyor ve bu 3,5 g petrol kullanımı anlamına geliyor. Günde 1 paket sigara kullanan kişi her ay 2 ağacın kesilmesine neden oluyor. 50 yıl günde 1 paket sigara kullanmış kişi; 10 yıl süreyle 132 ağacın ancak temizleyebileceği kadar sera gazı salınımına neden oluyor. 3 kişinin 62 yıllık su ihtiyacı kadar su tüketimine yol açıyor. Tütün üretimi başta sera gazı olan karbondioksit salınımı olmak üzere pek çok farklı yollarla ekolojik krize neden oluyor. Her yıl tütün üretimi nedeniyle atmosfere 84 megaton sera gazı (karbondioksit) salınıyor, küresel ısınmaya yol açan 21 milyon ton fosil yakıt kullanılıyor ve 22 milyar litre su tüketiliyor. Öte yandan tütün üretimi için her yıl 600 milyon ağaç kesilerek tütün tarlaları oluşturuluyor.

“Dünyadaki çöp yükünün yaklaşık yüzde 40’ını izmaritler oluşturuyor”

Her yıl dünya çapında 6 trilyon sigara tüketimi nedeniyle 7 bin 800 ton zararlı kimyasal çevreye salındığını belirten Elbek, bunun 5,6 trilyonunun ise izmaritten oluştuğunu söyledi.

Elbek, “Dünyadaki çöp yükünün yaklaşık yüzde 40’ı izmaritlere bağlı ve yıllık 845 bin ton izmarit kirliliği doğayı tahrip ediyor. Benzer biçimde doğada uzun süre kalan izmaritler aynı zamanda 280 bin ton mikroplastik fiber kirliliğine de yol açıyor. Son dönemlerde kullanımı hızla artan elektronik sigaralar ise 2,7 milyon ton elektronik atığa neden oluyor” dedi.

“Kirleten Öder” ilkesi gereğince tütün şirketlerden “çevre kirliliği vergisi” alınmalı

Her bir sigaranın, tütün şirketlerine dolar bazında kazanç sağladığına dikkat çeken Elbek, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:

Doğaya kirlilik, kullanana hastalık ve ölüm, insanlığa yoksulluk ve çocuk sömürüsü getirmektedir. Bu nedenle ‘Dumansız Değil, Tütünsüz Bir Ülke ve Dünya’ hedeflenmelidir. Öte yandan ‘Kirleten Öder’ ilkesi gereğince hükümetler, tütün üretimi sonlanana kadar tütün şirketlerden neden oldukları ekolojik zarar için ‘çevre kirliliği vergisi’ almalı. The Independentturkish/Esra Öz

Yayınlama: 30.11.2022
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.