Orbán ve Fico’nun Brüksel’e karşı blok siyaseti | Avrupa’da yeni sağ eksen

Orbán ve Fico’nun Brüksel’e karşı blok siyaseti | Avrupa’da yeni sağ eksen

Avrupa Birliği içinde Brüksel’e karşı blokaj siyaseti son yıllarda giderek güçleniyor. Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ve Slovakya Başbakanı Robert Fico AB kararlarını veto etme tehdidiyle gündeme gelirken, Avusturya’da son federal seçimleri birinci tamamlayan aşırı sağ Freiheitliche Partei Österreichs [FPÖ – Avusturya Özgürlük Partisi] de aynı siyasi hattın parçası olarak değerlendiriliyor.

Brüksel’de uzun süredir tartışılan soru ise aynı: AB kurumlarının çalışmalarını engelleyen üye devletlere karşı “havuç mu, sopa mı” uygulanmalı? Bu tartışma yeni değil. Avrupa entegrasyonu tarihinde daha önce de Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle 1960’larda benzer bir blokaj siyaseti izlemişti. Ancak bugünkü kriz, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle çok daha yüksek jeopolitik riskler taşıyor.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Paris’te Slovakya Başbakanı Robert Fico ile yaptığı görüşmede uzlaşma arayışını öne çıkardı. Von der Leyen, Slovakya’nın pandemi sonrası ekonomik toparlanma fonu olan NextGenerationEU kaynaklarından en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğini konuştuklarını açıkladı.

Ukrayna yardımı ve petrol hattı krizi

Görüşmenin arka planında ise Ukrayna’ya yönelik büyük bir mali yardım paketi bulunuyor. Fico, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ile birlikte Ukrayna’ya verilmesi planlanan yaklaşık 90 milyar Euro’luk AB kredi paketini engelleyebileceğini söylemişti.

Fico’nun şartı, Rus petrolünün Druzhba Pipeline üzerinden yeniden Slovakya ve Macaristan’a akmasının sağlanması. Ukrayna ise hattın Rus saldırısı nedeniyle hasar gördüğünü ve onarımın en az altı hafta süreceğini söylüyor.

Orbán ve Fico ise bu açıklamaya şüpheyle yaklaşıyor. Her iki lider de uydu görüntüleri ve istihbarat bilgilerine dayanarak boru hattının aslında zarar görmediğini iddia ediyor.

Seçim hesapları

Bu gerilim özellikle Macaristan’da yaklaşan seçimler nedeniyle siyasi bir boyut kazanmış durumda. Orbán, eski müttefiki Péter Magyar’ın liderliğini yaptığı Tisza Party ile zorlu bir yarış içinde.

Orbán seçim kampanyasında Ukrayna ve AB’yi Macaristan’a yönelik bir tehdit olarak göstermeye çalışıyor. Bazı Avrupa istihbarat servislerine dayandırılan haberlere göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanı Sergei Kiriyenko’nun Macaristan’da Orbán’ın kampanyasına destek vermek için görevlendirildiği de iddia ediliyor. Rus askeri istihbarat servisi GRU’nun da ülkede aktif olduğu öne sürülüyor.

Avrupa’da yükselen sağ blok

Orbán ve Fico’nun Brüksel’e karşı izlediği sert çizgi Avrupa’daki daha geniş bir siyasi eğilimle de örtüşüyor. Avusturya’da yapılan son seçimlerde aşırı sağ FPÖ’nün birinci çıkması, Orta Avrupa’da AB karşıtı ve göç karşıtı politikaların güçlendiğine işaret ediyor.

Orbán, Fico ve FPÖ gibi aktörler AB içinde ulusal egemenliği öne çıkaran, göç karşıtı ve Ukrayna politikasında daha temkinli bir yaklaşım savunan bir çizgide buluşuyor. Bu durum Brüksel açısından karar alma süreçlerini giderek daha karmaşık hale getiriyor.

Brüksel’in teşvik politikası

AB Komisyonu bu gerilimleri yumuşatmak için mali teşvikleri de devreye sokuyor. Slovakya’nın pandemi sonrası toparlanma fonu NextGenerationEU kapsamında yaklaşık 6,4 milyar Euro alma hakkı bulunuyor. Bu miktar ülkenin ekonomik üretiminin yaklaşık yüzde yedisine denk geliyor.

Şimdiye kadar Brüksel’den Bratislava’ya yaklaşık 4 milyar Euro gönderildi. Kalan fonların hızlı şekilde serbest bırakılması, gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde Fico hükümeti için önemli bir siyasi avantaj sağlayabilir.| ©DerVirgül

Yayınlama: 11.03.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.