“Göçmen, göçmenlerden korkuyor” | Avusturya Medyasının Göçmen Algısı Üzerine Bir Haber Analizi

“Göçmen, göçmenlerden korkuyor” | Avusturya Medyasının Göçmen Algısı Üzerine Bir Haber Analizi

| Adem Hüyük  

Avusturya’da ücretsiz dağıtılan bir gazete, geçtiğimiz günlerde “Göçmen, göçmenlerden korkuyor” başlığıyla bir haber yayımladı. Haberin merkezinde, Hindistan doğumlu ve Rusya’dan Avusturya’ya gelen genç bir göçmenin Graz – Volksgarten Parkı’ndaki güvenlik sorunlarına ilişkin görüşleri yer alıyor. 

İlk bakışta sıradan bir asayiş haberi gibi görünen metin, aslında medyada sıkça kullanılan bir çerçeveleme (framing) tekniğinin örneklerinden biri. 

Haber neyi anlatıyor, neyi ima ediyor? 

Haberde genç adamın şu sözleri öne çıkarılıyor: 

“Her yer Afganlar ve Suriyelilerle dolu. Kokain ve diğer uyuşturucuları satıyorlar.” 

Bu cümle haberin merkezine yerleştiriliyor. Ardından polis operasyonlarından ve ele geçirilen uyuşturucudan bahsediliyor. Ancak dikkat çekici bir eksiklik var: 

Polis açıklamasında uyuşturucuyu satan kişilerin milliyetine veya kökenine ilişkin hiçbir bilgi bulunmuyor. 

Yani haberde yer alan etnik vurgu, resmi verilere değil, tek bir kişinin gözlemine dayanıyor. 

“Göçmen bile göçmenlerden şikâyet ediyor” 

Başlığın gücü de burada ortaya çıkıyor. 

Eğer aynı sözleri Graz’da yaşayan Avusturyalı biri söyleseydi haber sıradan bir güvenlik haberi olabilirdi. 

Ancak bu kez konuşan kişi de göçmen. 

Bu nedenle okuyucuya şu mesaj veriliyor: 

“Bakın, bunu Avusturyalılar söylemiyor. Göçmenler bile diğer göçmenlerden rahatsız.” 

Bu yöntem, haberin ikna gücünü artıran klasik bir retorik tekniktir. 

Uyuşturucu ticareti gerçekten yeni bir sorun mu? 

Hayır. 

Avusturya’da uyuşturucu ticareti onlarca yıldır polis raporlarında yer alan organize suç alanlarından biri. 

Kokain, eroin, sentetik uyuşturucular ve kenevir ticareti yıllardır farklı uluslararası suç ağlarının faaliyet alanı olarak biliniyor. 

Dolayısıyla uyuşturucu sorununu yalnızca son yıllarda gelen sığınmacılarla özdeşleştirmek, sorunun tarihsel boyutunu görünmez kılıyor. 

Haber dili algıyı nasıl şekillendiriyor? 

Haberde sürekli şu unsurlar tekrar ediliyor: 

  • Afganlar  
  • Suriyeliler  
  • Uyuşturucu  
  • Korku  
  • Güvensizlik  

Bu kelimeler birlikte kullanıldığında okuyucunun zihninde doğal olarak bir ilişki kuruluyor. 

Oysa haber boyunca şu ifadeler hiç yer almıyor: 

  • “Bu kişilerden kaçı gerçekten suç işlemiştir?”  
  • “Parkı kullanan binlerce göçmenin büyük çoğunluğu suçla ilişkisizdir.”  
  • “Uyuşturucu ticareti çok uluslu organize suç ağlarının faaliyetidir.”  

İşte çerçeveleme tam da burada oluşuyor. 

Gazetecilik nerede başlamalı? 

Toplumun güvenlik sorunlarını haber yapmak gazeteciliğin görevidir. 

Ancak suç haberleri hazırlanırken belirli etnik grupların sürekli öne çıkarılması, zamanla bütün bir topluluğun suçla özdeşleştirilmesine yol açabilir. 

Gazeteciliğin görevi yalnızca korkuyu aktarmak değil; olayları bağlamı içinde sunmak, iddiaları resmi verilerle desteklemek ve bireysel gözlemleri toplumsal genellemelere dönüştürmemektir. 

Aksi halde haber, bilgi vermekten çok algı üretmeye başlar. 

Ve en tehlikeli propaganda çoğu zaman açık yalanlarla değil, eksik bırakılan bilgiler ve seçilen kelimelerle yapılır. 

Haberin Türkçe çevirisi:  

Göçmen, Göçmenlerden Korkuyor: “Rusya’da Kendimi Daha Güvende Hissediyordum” 

Avusturya’nın Graz kentinde yaşayan Hindistan doğumlu 25 yaşındaki Santosch K., Avrupa’da yeni bir yaşam kurma hayaliyle geldiği Avusturya’da yaşadığı güvenlik sorunlarından dolayı büyük hayal kırıklığı yaşadığını söylüyor. 

Yaklaşık 10 ay önce Rusya’dan Graz’a taşınan Santosch K., kısa sürede Almanca öğrenerek B2 seviyesini başarıyla tamamladı. Sonbaharda havacılık eğitimi almaya hazırlanan genç, Avusturya’da güvenli ve umut dolu bir gelecek kurmayı hedefliyordu. 

Ancak yaşadığı mahallenin yakınındaki Volksgarten Parkı’ndaki durumun beklentilerini altüst ettiğini belirtiyor. 

“Parkta açıkça uyuşturucu satılıyor” 

Santosch K., parkta özellikle Afganistan ve Suriye kökenli bazı kişilerin açıkça uyuşturucu sattığını ve uyuşturucu kullandığını öne sürerek yaşadığı rahatsızlığı dile getirdi. 

“Her yer Afganlar ve Suriyelilerle dolu. Açıkça kokain ve diğer uyuşturucuları satıyor ve kullanıyorlar.” 

Yaklaşık iki haftadır durumun daha da kötüleştiğini söyleyen genç, parkta çöp birikmeye başladığını ve kötü kokular oluştuğunu ifade etti. 

Eskiden hemen her gün spor yapmak için kullandığı parka artık gitmek istemediğini belirten Santosch, sürekli uyuşturucu satın alması için teklif aldığını söyledi. 

Polis bölgede önlem aldı 

Graz Polisi, Volksgarten çevresinde güvenliği artırmak amacıyla özel güvenlik bölgeleri (Schutzzonen) oluşturulduğunu açıkladı. 

Polisin düzenlediği yoğun denetimlerde şimdiye kadar 438 işlem gerçekleştirildi; yaklaşık 8,3 kilogram esrar ile 350 gram kokain ele geçirildi. 

“Graz hayal ettiğim gibi değil” 

Yaşadıklarından dolayı büyük hayal kırıklığı yaşadığını söyleyen Santosch K., Graz’ın beklentilerini karşılamadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: 

“Graz, hayal ettiğim gibi bir şehir değil. Üstelik bu park da tek örnek değil.” 

Genç göçmen, sözlerini şu dikkat çekici ifadeyle tamamladı: 

“Rusya’da kendimi burada hissettiğimden daha güvende hissediyordum.” | ©DerVirgül  

A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.