Devlet destekledi, şimdi devlet şüpheleniyor | Avusturya’da DERAD krizi
Avusturya’da radikalleşmeyle mücadele amacıyla devlet kurumlarıyla yıllardır iş birliği yapan DERAD hakkında ciddi soru işaretleri ortaya çıktı. Devlet Güvenliği ve İstihbarat Müdürlüğü (DSN), dernek üzerinde Müslüman Kardeşler’in etkisine ilişkin işaretler bulunduğunu açıkladı. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı DERAD ile iş birliğini sona erdirdi, Viyana Belediyesi de dernekle çalışmalarını askıya aldı. DERAD ise iddiaları kesin bir dille reddediyor.
Avusturya’da radikalleşme ve aşırıcılıkla mücadele alanında faaliyet gösteren DERAD hakkında tartışma büyüyor.
Avusturya İçişleri Bakanlığı’na bağlı Devlet Güvenliği ve İstihbarat Müdürlüğü (DSN) tarafından hazırlanan güncel değerlendirmede, DERAD üzerinde Müslüman Kardeşler’in etkili olduğuna ilişkin işaretler bulunduğu belirtildi. DSN, bu değerlendirme doğrultusunda DERAD’ın ülke çapındaki Aşırıcılığın Önlenmesi ve Deradikalleştirme Ağı’ndan (BNED) çıkarılmasını talep edeceğini açıkladı.
Bu gelişmenin ardından Adalet Bakanlığı DERAD ile yürüttüğü iş birliğini sona erdirme kararı aldı. Dernek, özellikle cezaevlerinde İslamcı suçlardan hüküm giymiş kişilerin, tahliye sonrasında radikal yapılardan uzaklaşmasına yönelik programlar yürütüyordu.
Viyana da iş birliğini askıya aldı
Federal hükümetin kararının ardından Viyana Belediyesi de harekete geçti.
Viyana Çocuk ve Gençlik Hizmetleri Birimi (MA 11), DERAD ile yürütülen iş birliğini ikinci bir karara kadar askıya aldığını açıkladı. Belediye, hakkındaki iddiaların ciddi olduğunu ve güvenlik makamlarıyla yakın iş birliği içerisinde kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini belirtti.
Ayrıca DERAD’ın kurucusu Moussa Al-Hassan Diaw’ın Viyana Entegrasyon Konseyi üyeliği de askıya alındı.
DERAD: İddiaları reddediyor
DERAD ise kendisiyle ilgili Müslüman Kardeşler bağlantısı iddialarını reddediyor.
Dernek veya çalışanları hakkında şu aşamada herhangi bir cezai suçlama bulunmadığı da özellikle belirtiliyor. Dolayısıyla hükümetin ve Viyana Belediyesi’nin aldığı kararların, mevcut durumda kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyete değil, güvenlik makamlarının hazırladığı değerlendirmeye ve ortaya atılan iddialara dayandığı vurgulanıyor.
DERAD ne yapıyordu?
2015 yılından bu yana faaliyet gösteren DERAD, aşırıcılığın ve radikalleşmenin önlenmesi ile radikalleşmeden uzaklaştırma çalışmaları yürütüyor.
Dernek, özellikle İslamcı radikalleşmeye yönelmiş kişilerle çalışıyor; cezaevlerindeki hükümlülere ve tahliye edilen kişilere yönelik programlar yürütüyordu. Bunun yanı sıra aşırıcılık, radikalleşme ve terörizm konusunda eğitim, seminer ve danışmanlık hizmetleri de veriyordu.
DERAD’ın kendi açıklamalarına göre bugüne kadar yaklaşık 800 kişi deradikalleştirme programlarından geçti. Halen yaklaşık 200 mevcut veya eski İslamcıyla çalışma yürütüldüğü ve dernekte 13 kişinin görev yaptığı belirtiliyor.
Güvenlik makamları neden alarma geçti?
DSN’nin değerlendirmesine göre DERAD çevresindeki bazı kişilerin, Müslüman Kardeşler’in ideolojik çizgisiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi, kuruluş ve derneklerle ilişkilerine dair işaretler bulunuyor.
DSN, Müslüman Kardeşler’i siyasi İslam içerisinde değerlendiriyor ve hareketin uzun vadede İslamcı düşünceleri toplum ve siyaset içerisinde yasal yollarla yerleştirmeye yönelik hedefleri bulunduğunu belirtiyor.
Güvenlik makamları açısından radikalleşmeden uzaklaştırma çalışmaları özel bir önem taşıyor. Çünkü devlet adına radikalleşmiş kişilerle çalışan kuruluşlardan yalnızca şiddet yanlısı düşüncelerden uzaklaştırma değil, aynı zamanda demokratik ve çoğulcu hukuk düzenine bağlılığın güçlendirilmesi bekleniyor.
Çalışmalar ne olacak?
DERAD ile iş birliklerinin durdurulması, radikalleşmeyle mücadele çalışmalarının tamamen sona ereceği anlamına gelmiyor.
ORF’nin aktardığına göre hükümet, bu alanda başka uzman kuruluşlarla yürütülen çalışmaların devam edeceğini belirtiyor. Ancak uzmanlar, DERAD’ın özellikle gençler ve radikalleşmiş kişilerle yürüttüğü çalışmaların nasıl devralınacağı konusunda yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyulabileceğine dikkat çekiyor.
Avusturya’da şimdi tartışılan temel soru ise şu:
Devletin radikalleşmeyle mücadele için birlikte çalıştığı bir kuruluş hakkında güvenlik makamları ciddi şüpheler ortaya koyduğunda, bu kuruluşla iş birliğinin devam etmesi mi, yoksa soruşturma tamamlanana kadar askıya alınması mı gerekiyor?
DERAD konusunda alınan kararlar, Avusturya’nın aşırıcılıkla mücadele politikasında yeni bir dönemin başlayabileceğine işaret ediyor.| ©DerVirgül