AfD’nin Yükselişinin Ardında Ne Var | Klassenkampf mı, Kulturkampf mı?
Almanya’da AfD’nin yükselişi bir “Klassenkampf”, yani esas olarak sınıfsal ve ekonomik bir çatışma mı; yoksa giderek derinleşen bir “Kulturkampf”, yani kimlik, göç, güvenlik ve kültürel değerler üzerinden yürüyen bir mücadele mi?
Mevcut veriler ikinci açıklamanın daha güçlü olduğunu gösteriyor: AfD’nin özellikle işçiler ve ekonomik durumundan memnun olmayan seçmenler arasında yüksek oy alması, ilk bakışta partinin yükselişini klasik bir sınıf tepkisi olarak yorumlamaya elverişli görünüyor.
Ancak bir partinin işçilerden yüksek oy alması, o partinin yükselişinin otomatik olarak “sınıf mücadelesi” olduğu anlamına gelmez. Bunun için seçmenin “hangi nedenle” o partiye yöneldiğine bakmak gerekir…
2025 Federal Seçimi sonrasında yapılan Infratest Dimap araştırması bu açıdan oldukça açıklayıcıdır. AfD seçmenlerinin yüzde 38’i “Göçü**, yüzde 33’ü “Iç güvenliği” oy kararındaki en önemli konu olarak gösterirken, ekonomik büyümeyi söyleyenlerin oranı yalnızca yüzde 8, artan fiyatları söyleyenlerin oranı ise yüzde 6’dır. Kullanılan önceki analizde de bu nedenle AfD’nin temel siyasi ekseninin göç, iltica ve güvenlik olduğu; ekonomik sorunların ise bu yönelişi güçlendiren faktörler olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştı.
Bu ayrım, AfD’nin tarihsel dönüşümünde de görülüyor. Parti 2013’te Euro krizi ve Avrupa Birliği politikalarına karşı çıkan ekonomik muhafazakâr bir hareket olarak ortaya çıkmıştı. Ancak 2015’teki mülteci krizinden sonra Göç, İslam, sınırların kontrolü ve ulusal kimlik giderek partinin temel gündemi haline geldi. 2013–2017 dönemini inceleyen araştırmalar da göçe yönelik olumsuz tutumların 2013’te AfD oyunun belirleyicisi değilken, birkaç yıl içinde partiyi desteklemenin en güçlü nedenlerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
Daha yeni araştırmalar bu yorumu daha da güçlendiriyor. 2025 Alman seçim verilerini kullanan ve 2026’da yayımlanan bir çalışma hem kırsal hem de kentsel bölgelerde AfD’ye desteğin temel belirleyicilerinden birinin “kültürel tehdit algısı” olduğunu buluyor. Yani belirleyici unsur yalnızca insanların ekonomik olarak ne kadar yoksul olduğu değil, göç ve toplumsal değişimin kendi yaşam biçimlerini veya kültürel konumlarını tehdit ettiği düşüncesidir.
Benzer şekilde European Political Science Review’da yayımlanan güncel bir araştırma, Almanya’da AfD seçmenlerinin klasik ekonomik “piyasa bölünmesinde” alt sınıflardan belirgin biçimde ayrışmadığını gösteriyor. Asıl keskin fark “göç konusunda dışlayıcı tutumlar” ve “siyasi kurumlara duyulan güvensizlikte” ortaya çıkıyor.
Araştırmacılar AfD desteğinin sosyoekonomik olarak yalnızca alt veya alt-orta sınıfa özgü olmadığını, farklı ekonomik sınıflara yayıldığını özellikle vurguluyor. Dolayısıyla AfD olgusunu klasik anlamda bir “Klassenkampf” olarak okumak eksik kalıyor.
Ekonomi elbette önemlidir: hayat pahalılığı, sanayide dönüşüm, gelecek kaygısı ve statü kaybı korkusu toplumsal öfkeyi artırmaktadır. Ancak bu öfkenin sidyasal olarak ifade edildiği temel alan giderek ücret, sermaye veya gelir dağılımından çok göç, ulusal kimlik, sınırlar, güvenlik, İslam, toplumsal değerler ve siyasi sisteme duyulan güvensizlik haline gelmektedir. Bu nedenle AfD’nin yükselişi için en isabetli tanım belkidde “ekonomik zemini bulunan bir Kulturkampf”. Başka bir ifadeyle Almanya’daki yeni çatışma yalnızca “işçi–sermaye” arasında değildir.
Giderek daha fazla “açık toplum–kapalı toplum, göçü kabul eden–sınırlandırmak isteyen, kozmopolit–milliyetçi ve liberal–muhafazakâr değerler” arasında şekillenmektedir. Ekonomik huzursuzluk bu çatışmayı beslemektedir; fakat AfD seçmenini harekete geçiren asıl siyasi dil büyük ölçüde kültürel ve kimlik temellidir. Bu nedenle AfD’nin yükselişini Klassenkampf’dan çok Kulturkampf olarak okumak daha açıklayıcıdır — ancak bu, ekonomik ve sınıfsal koşulların önemsiz olduğu değil, kültürel çatışmanın ekonomik hoşnutsuzluk üzerinde yükseldiği anlamına gelir. |© DerVirgül /Ramazan Yaylalı
- Infratest dimap / ARD-DeutschlandTREND (2025). https://www.infratest-dimap.de/umfragen-analysen/bundesweit/ard-deutschlandtrend/2025/februar-extra/
- Arzheimer, Kai & Berning, Carl C. (2019). “How the Alternative for Germany (AfD) and their voters veered to the radical right, 2013–2017.” Electoral Studies, 60, 102040.
- Brunkert, Lennart Joe; Puranen, Bi; Turska-Kawa, Agnieszka & Welzel, Christian (2025). “The democracy falling narrative: debunking stereotypes about democratic deconsolidation in the EU.” European Political Science Review.