Analiz | Viyana’nın Türklerden “kurtuluşu” | Kahlenberg’de aşırı sağ ve Neonazi buluşması

Analiz | Viyana’nın Türklerden “kurtuluşu” | Kahlenberg’de aşırı sağ ve Neonazi buluşması

Avusturya’da aşırı sağcı Identitäre Bewegung’un (Kimlikçiler Hareketi), 1683 Viyana Kuşatması’nın sona ermesini anmak amacıyla Kahlenberg’de düzenlediği etkinlik, hareketin zayıflayan kitlesel gücünü ve Neonazi çevrelerle kurduğu ilişkileri gündeme taşıdı. 

Martin Sellner’in konuşmasında “Asıl düşman bugün parlamentoda” sözleri öne çıkarken, etkinliğe Avrupa’nın farklı ülkelerinden aşırı sağcı gruplar katıldı. Der Standard’ın Samuel Winter ve Fabian Schmid imzalı analizine göre, yürüyüşte açık Neonazi çevrelerinin de yer alması, Identitäre Hareketi’nin geçmişteki Neonazizmden ayrışma iddiasını yeniden tartışmaya açtı. 

Kahlenberg’de 1683 anması: Aşırı sağın buluşma noktası 

Viyana’nın Kahlenberg tepesi, cumartesi günü 1683 Osmanlı kuşatmasının sona ermesini anmak üzere bir araya gelen aşırı sağcıların gösterisine sahne oldu. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen katılımcılara rağmen etkinliğin beklenenden daha az ilgi gördüğü belirtildi. 

Der Standard’ın analizine göre, etkinlikte yaklaşık 150 kişi yer aldı. Katılımcıların yaklaşık yarısının Avrupa’nın diğer ülkelerinden geldiği ifade edildi. Gösterideki konuşmalar, göçmen karşıtı ve etnik milliyetçi söylemler üzerine kuruldu. 

Sellner: “Asıl düşman parlamentoda” 

Identitäre Hareketi’nin kurucu isimlerinden Martin Sellner konuşmasında, Avusturya’daki siyasi yönetime sert tepki gösterdi. 

Sellner, konuşmasının başında şu ifadeleri kullandı: 

“Asıl düşman bugün parlamentoda. Asıl düşman, bugün bizim kendi hain politikamız.” 

Sellner ayrıca Avusturyalıların kruvasan yemesi ve cappuccino içmesinin neden sorun olmadığını anlatırken, daha önce bir Tayland füzyon restoranına gitmek istemesi üzerinden kendi çevresinden gelen eleştirileri de gündeme getirdi. 

Polonya’dan aşırı sağcı heyet 

Gösterinin dikkat çeken konuklarından biri, Polonya’dan gelen “Allpolnische Jugend” (Tüm Polonya Gençliği) adlı aşırı milliyetçi örgüttü. 

Yaklaşık 50 kişilik heyet, Polonya Kralı Jan III. Sobieski’nin bronz renkli büyük bir heykelini de beraberinde getirdi. Sobieski, 1683 yılında Osmanlı kuşatmasının kaldırılmasında önemli rol oynamıştı. 

Der Standard, söz konusu örgütün 1922’de kurulan öncül yapılanmasının savaşlar arası dönemde antisemitizm, Yahudi işyerlerine yönelik boykot kampanyaları ve Yahudi öğrencilere karşı dışlama ve şiddet olaylarıyla ilişkilendirildiğine dikkat çekti. 

Neonazi çevreleri de etkinlikte yer aldı 

Analizde, Kahlenberg’deki gösteriye yalnızca Identitäre Hareketi üyelerinin değil, açık Neonazi çevrelerinden kişilerin de katıldığı belirtildi. 

Bunlar arasında Gottfried Küssel çevresinden isimler ile Sırp Neonazi grubu Brigada Beč’in üyeleri de yer aldı. Brigada Beč’in, Viyana’da göçmenlere, sol görüşlü kişilere ve LGBTİ+ bireylere yönelik saldırılarla ilişkilendirilen bir grup olduğu aktarıldı. 

Örgütün, savaş suçlarından hüküm giymiş Sırp komutan Ratko Mladić çevresinde kült oluşturduğu ifade edildi. 

Analize göre Neonazi grupların bazı üyeleri, gösterinin organizasyonunda aktif şekilde görevlendirildi. Görevliler, bu kişilere pankart taşıma ve gösteride konumlanma talimatı verdi. 

Identitäre Hareketi’nde kadro sorunu 

Der Standard, Avusturya’daki Identitäre Hareketi’nin son dönemde yaşanan skandallar nedeniyle ciddi bir kadro ve mobilizasyon sorunu yaşadığını yazdı. 

Haberde, Nazi sloganları ve Leoben’de bir taksi şoförüne yönelik ağır şiddet saldırısı iddialarıyla bağlantılı soruşturmaların hareket üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. 

Soruşturma kapsamında adı geçen Gernot Schmidt ve Yannick Wagemann’ın, Olympia öğrenci dernekleriyle bağlantılı oldukları aktarıldı. Schmidt’in iddialar gündeme gelene kadar FPÖ’de parlamento çalışanı olduğu belirtildi. İddialar soruşturma aşamasında; masumiyet karinesi geçerli. 

Analizde, bu isimlerin hareket içindeki önemli kadrolardan olması nedeniyle, Identitäre Hareketi’nin gelecekteki liderlik yapısının da tartışma konusu olduğu ifade edildi. 

| Martin Sellner

1683 anlatısı ve aşırı sağ ideoloji 

Der Standard’ın analizinde, 1683 Viyana Kuşatması’nın aşırı sağ çevrelerce tarihsel bir “savunma mücadelesi” olarak kullanıldığı ve bu anlatının antisemitizm ile aşırı milliyetçilikle kesişen bir geçmişe sahip olduğu vurgulandı. 

Haberde, 1938 yılında Kahlenberg için hazırlanan “Almanlığın Doğu’ya karşı mücadelesi” başlıklı bir bronz kabartma tasarısına da yer verildi. Tasarımda Türk bayrağının David yıldızıyla ilişkilendirildiği, böylece Türk karşıtlığının antisemitik bir düşman imgesiyle birleştirildiği aktarıldı. 

Tasarlanan kabartmanın hiçbir zaman yerine konulmadığı ve 1953 yılında eritildiği belirtildi. 

Christchurch saldırısı ve Viyana 1683 göndermesi 

Analizde, 2019 yılında Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde camilere yönelik terör saldırısını gerçekleştiren saldırganın manifestosunda “nüfus değişimi” (Bevölkerungsaustausch) söylemine yer verdiği ve silahlarında “Vienna 1683” ifadesini kullandığı hatırlatıldı. 

Der Standard, bu tarihsel sembolizmin aşırı sağ ideolojide göçmen ve Müslüman karşıtlığıyla nasıl ilişkilendirildiğine dikkat çekti. 

Polis yoğun güvenlik önlemi aldı 

Gösteri nedeniyle Kahlenberg çevresinde geniş güvenlik önlemleri uygulandı. Bölgeye girişler sınırlandırılırken, otobüslerin tepeye kadar çıkmasına izin verilmedi. Yürüyüş yollarında polis bariyerleri ve güvenlik ekipleri yer aldı. 

Polis drone ile etkinliği havadan izledi. Küçük bir karşı protestonun da polis tarafından çevrelendiği ve arama yapıldığı bildirildi. 

Kaynak 

Der Standard – Samuel Winter ve Fabian Schmid, “Identitären-Kopf Sellner vor Neonazis am Kahlenberg: ‘Hauptfeind sitzt im Parlament’”. 

Haber, Der Standard’da yayımlanan analiz temel alınarak Türkçe haber formatında uyarlanmıştır.| ©Der Virgül 

Yayınlama: 13.09.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.