6 Şubat 2023 depremlerinin Avusturya’ya bıraktığı gurur ve utançlar

6 Şubat 2023 depremlerinin Avusturya’ya bıraktığı gurur ve utançlar

| Adem Hüyük

6 Şubat 2023 günü, Türkiye saati ile 04.17’de ve 13.24’te, Suriye’yi de kapsayan; merkez üssü Pazarcık [Kahramanmaraş] ve Elbistan [Kahramanmaraş] olan Mw 7.7 ve Mw 7.6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi…

6 Şubat 2023 / Saat 04.47

5 Şubat, yani yaklaşık beş saat önce, arkadaşlarımın doğum günüm vesilesiyle organize ettikleri pastayı kesmiş, 4 saat 17 dakika sonrasında yaşanacak felaketten bir haber, saat 00.00’da evlerimize dağılmıştık.

Sonrası felaket, sonrası acı dolu günlerin miladıydı…

Sabaha karşı telefonum uzun uzun çalmaya başladı. Öteden beri gece yarıları ısrarla çalan telefonlar, ülkesinden uzak yaşayanların yüreğine hep bir korku düşürürdü… İşte o korkuyla baktım telefona.

Telefonun ekranına baktığımda Avusturya saati ile 02.47 / Türkiye saati ile 04.47 olduğunu gördüm. Arayan, dönemin T.C. Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun’du.

Uykudan uyanmanın etkisiyle içimdeki ailesel korku, saniyeler içerisinde büyümüş ve toplumsal bir endişeye dönüşmüştü. Zira büyükelçi beni bu saatte neden arasın ki […]

Büyükelçi Ceyhun telefonda şunları söyledi:

Türkiye saatiyle 04.17 sularında Kahramanmaraş’ta büyük bir deprem meydana geldi. Yıkıcı etkileri olduğu bildiriliyor. Buralarda yardım toplama çalışmalarının hızla başlatılması gerekiyor ve medyanın desteği bu noktada önemli.

→ 6 Şubat 2023 depremlerinden geriye kalan gurur

6 Şubat sabahı, dönemin Avusturya Başbakanı Karl Nehammer, Türkiye’ye 3 milyon Euro yardım yapılacağını ve arama kurtarma ekiplerinin gönderileceğini duyurdu. Bu açıklamalar, Avusturya’daki yardım çalışmalarına hız kazandırdı.

Depremden 20 dakika sonra yardım komitesi oluşturuldu

Büyükelçi Ceyhun’un, deprem günü saat 04.47’de sadece Der Virgül’ü aramadığını; yardım edebilecek toplumun tüm kesimlerine ulaştığını, daha güneş doğmadan kurulan yardım kuruluşuyla anlamıştık.

İletişim kurulabilecek Avusturyalı kurumlar ve Türkiye kökenli sivil toplum örgütleri adeta seferber edilmişti.

Türkiye saatiyle 13.24’te Kahramanmaraş’ta ikinci bir depremin meydana geldiği haberi ulaştı. Artık insanların gülmesi bile utanç verici hale gelmişti.

Avusturya’da yaşayan yüzlerce kişi, yakınlarından haber alamamanın çaresizliğini yaşıyordu. Gazetenin telefonu susmuyor, insanlar kayıp yakınlarına ulaşmamız için yardım istiyordu.

Haber yaparken şu soru zihnimizde yankılanıyordu:

“Bu haber hangi aileye acı getirecek?”

Büyük bir yardım kampanyası başladı. Her kuruluş veya dernek, etkin olduğu çevreden yardım topluyor ve bunu en kısa sürede deprem bölgelerine gönderiyordu.

Resmi kaynakların belirttiğine göre; sonradan farklı kurumların yaptığı yardımlar hariç tutulduğunda, Avusturya’dan 800 ton ayni yardım ve 23 milyon Euro maddi yardım depremzedelere ulaştırıldı.

Avusturya Kurtarma Ekibi deprem bölgesinde

Avusturya Silahlı Kuvvetleri’nin afet yardım kurumu olan Avusturya Kuvvetleri Afet Yardım Birimi [AFDRU], depremin ardından hayatta kalanları aramak amacıyla; Binbaşı Lindenberg liderliğinde, 77 erkek ve 3 kadından oluşan birliği bölgeye gönderdi. Sonrasında Vorarlberg eyaletinden bir grup kurtarma ekibi daha deprem bölgesine ulaştı.

 

Binlerce insanın yaşamını kaybettiği depremde 9 canı kurtaran Federal Ordu kurtarma ekibi, Viyana Havalimanı’nda yaşlı gözler ve coşkuyla karşılandı.

İlk defa bir Avusturya Cumhurbaşkanı Türk Büyükelçiliği’ni ziyaret etti

Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği’nde, Türkiye’de meydana gelen deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlar anısına taziye defteri açıldı.

Avusturya tarihinde ilk defa bir Avusturya Cumhurbaşkanı [Alexander Van der Bellen], Türk Büyükelçiliği’ni ziyaret etmiş oldu.

Gizli Yardımlar 

Gizli yardımların yapıldığını ve bu yardımların gereçten yüksek mevlalar olduğuna bizzat şahit olunca inandık.

Avusturya marketler zinciri ET-SAN tarafından, depremzedelere yapılan yardım, belirli bir süre gizli tutulduğundan öğrenilemeyen yardım miktarının, 110 bin Euro olduğu kamuoyuna yansımıştır. Gurur duyulması gerekenler listesinde, yaptıkları yardımların kamuoyu tarafından bilinmesini istemeyen bir çok şirketin var olmasıdır.

→ 6 Şubat 2023 depremlerinden geriye kalan utanç

Karşıtların dahi acıda birleştiği günlerdi.

Ancak mevcut iktidarın, duyulan toplumsal acının toplumsal muhalefete dönüşmesi korkusu vardı.

Bu nedenle bir kısım kadrosunu yurt dışına göndermiş, depremlerde yaşanan büyük kayıpların yönetim hatasından kaynaklandığı bilincinin önünü kesmek istemişti.

AK Partili siyasetçilerin Avrupa turuna çıktıkları ve vatandaşın nabzını yokladığı o günler de tabii ki Avusturya’ya da gelenler oldu…”

AK Parti Milletvekillerinin katıldığı ve Viyana MÜSİAD bürosunda yapılan toplantıya Der Virgül’de davet edilmişti. O toplantıda duyduklarımızı hayatımız boyunca unutamayacağımızı, o dönem Adem Hüyük tarafından kaleme alınan bir köşe yazısında dile getirilmişti.

Depremlerin doğal afetler olduğunu belirten üç AK Partili milletvekili; bu doğal afete karşı önceden alınması gereken tedbirlerden hiç söz etmezken, kurtarma ve geride kalanlara yardımların zamanında ulaştırılması konusunu da “kadere” bağlamışlardır.

Saçma sapan örneklerle acıyı ve ölümü kutsamışlardır.

Onların adına utanç duymamıza neden olan ifadelerden biri şuydu:

Parası olanlar bankamatikten parasını çekemedi. Bankalar kapalı, makineler çalışmıyor. Ölüm karşısında ‘fakir ile zengin’ eşitlendi. Paraları, Allah’ın emrettiği depremden onları kurtaramadı.

Bir diğer utanç verici örnek ise yine bir AK Parti milletvekilinden geldi; aynen aktarıyoruz:

Vücudundan kopmuş ama konuşabilen bir insan kafası, derede suyun akıntısına kapılmış gidiyor. Görenler insan kafasına soruyor; ne oldu sana, nasıl bu hale geldin diye. Kafa suda ilerledikçe başka insanlar da aynı soruyu soruyor. Kafa her seferinde aynı yanıtı veriyor: ‘Buna da şükür, beterin beteri var.’ İnsanlar daha nasıl beteri olacak, vücudun yok diyerek kafaya yanıt verirler. Kafa derede akıntının hızıyla bir kayaya çarpar ve parçalanır. Tam o an kafa yine konuşur: ‘Ne dedim size, beterin beteri var.’

Bize göre tedavi olması gereken bu milletvekili, salonda bulunanlara dönerek, yaşanan depreme atıfla “beterin beteri var, buna da şükretmeliyiz” dedi.

Yani depremde ölenler için şükretmeyi öğütleyen vekil; “daha kötüsü olabilirdi” diyerek, kabullenin ve sesinizi çıkarmayın mesajı veriyordu. “Peki daha kötü ne olabilirdi?”

Depremzedelere yardım, dolabınızda boş yer açmak değildir

Utanç duyulması gereken bir başka gelişme ise, Viyana’da başlatılan depremzedelere yardım kampanyası kapsamında; çöpe atılacak eşyaların depremzedelere gönderilmek üzere toplama merkezlerine getirilmiş olmasıdır.

Viyana’da denetlemek için önceden açılan yardım kutularının birçoğunu bizzat açmıştım.

Karşılaştığım manzara içler acısıydı. Bunun üzerine o tarihlerde Depremzedelere yardım, dolabınızda boş yer açmak değildir başlıklı köşe yazımda isyan etmiştim.

Makyaj malzemeleri, erotizmi çağrıştıran kadın gecelikleri, eşi olmayan ayakkabılar, yırtılmış kışlık giyecekler, boş pet ambalajlar, dantel işlemeler gibi birçok gereksiz eşya Viyana’da çöpe atılmak zorunda kalınmıştı.

İnsani duygular taşıyan birçok insanın, gülmekten dahi kaçındığı günlerdi…

Sosyal medya üzerinden kendi gruplarının çıkarlarını gözeterek yardım kampanyaları başlatanların, depremzedelere hiç faydası olmadı diyemeyiz.

Ancak yardımların havale edilmesini; mükemmel restoranlarda, kuş sütü eksik sofralarda ve adeta kutlama havasında sonuçlandırmaları utanç vericiydi.

Ve yine, konteyner ev kampanyası kapsamında Türkçe habercilik yapan tüm sayfaların canlı yayın yaparak desteklediği bir programda; program yapımcılarından gizlice para alan bir Türkçe haber sayfasını da unutmadık.

Ayrıca canlı yayında bağış vaadinde bulunup bu bağışı yapmayanları da unutmadık.

Ludwig’in Viyana Belediyesi, Fatma Şahin’in Gaziantep Belediyesi’ne yardım edecek mi?

Aslında doğru soru şudur:

Der Virgül haber yapmasaydı, Viyana Belediyesi yardım edecek miydi?

Der Virgül o günlerde şu soruyu sordu:

Viyana Belediye Başkanı Michael Ludwig; İstanbul’da ve Viyana’da bir araya geldiği Fatma Şahin’in, depremde yerle bir olan Gaziantep Belediyesi’ne yardım ediyor mu?

Viyanalı gastronomi işletmecilerini Gaziantep’e götüren belediye, yardım da götürecek mi?

Ludwig’in Viyana Belediyesi, Fatma Şahin’in Gaziantep Belediyesi’ne yardım edecek mi?başlıklı haberimizden üç saat sonra, Viyana Belediye Başkanı Michael Ludwig bir açıklama yaparak yardım kararı aldıklarını duyurdu.

Der Virgül | Reklam gelirlerini depremzedelere gönderelim

Son olarak utanılması gereken bir başka gelişme ise doğrudan bizimle ilgilidir.

Der Virgül o günlerde açık yüreklilikle; depremzedelere manevi destek dışında mali bir destek sunma olanağına sahip olmadığını yazmış, ancak bir kampanya başlatarak depremzedelere maddi destek sunulmasını sağlamıştır.

Der Virgül; firma ve işletmelere bir ay boyunca reklam teklifi götürmüş, karşılığında ise depremzedelere gönderilmesini istediği 500 Euro’luk makbuzu talep etmiştir.

Bir elin beş parmağını geçmeyen sayıda firma bunu uygulayarak, gönderilen yardımın makbuzunu bize teslim etmiştir.

Ancak üzücü olan şudur: Bu çağrıyı diğer haberci arkadaşlara da iletmiş ve destek istemiştik. Tek bir destek dahi gelmemesi, utanılması gerekenler arasına girmiştir…

Ve Sonuç:

6 Şubat 2023 depremleri, yalnızca Türkiye’de değil, sınırların ötesinde de insanlık sınavı yaratmıştır. Avusturya’da devlet kurumları, sivil toplum ve bireyler düzeyinde sergilenen hızlı refleks, dayanışma ve samimi yardım çabaları, bu felaketten geriye kalan haklı bir gurur olarak tarihe geçmiştir.

Ancak aynı süreç; acıyı kader söylemiyle normalleştiren, sorumluluğu görünmez kılmaya çalışan siyasi yaklaşımlar, etik dışı yardım pratikleri ve felaketi kişisel ya da kurumsal çıkara dönüştüren tutumlar nedeniyle derin bir utancı da açığa çıkarmıştır.

Bu tablo, depremin yalnızca doğayı değil; vicdanları, kurumları ve siyaseti de sarstığını göstermektedir. 6 Şubat’tan geriye kalan asıl ders şudur: Afetler karşısında mesele yalnızca yardım etmek değil, nasıl, ne niyetle ve hangi ahlaki zeminde yardım edildiğidir. Gurur ile utanç arasındaki çizgi tam da burada belirginleşmektedir.

Der Virgül’den özeleştiri

Bu süreçte Der Virgül olarak, yaşanan felaketi görünür kılmak, dayanışmayı büyütmek ve kamuoyunu harekete geçirmek için elimizden geleni yaptık. Ancak bugün geriye dönüp baktığımızda şunu da dürüstçe söylemek gerekir: Daha fazlasını yapabilirdik.

Daha güçlü bir koordinasyon kurmak, daha geniş bir medya dayanışmasını zorlamak ve özellikle Avrupa’daki Türkçe medyanın ortak hareket etmesi için daha ısrarcı olmak mümkündü. Yapabildiklerimiz kadar, yapamadıklarımız da bu felaketin bizde bıraktığı yükün bir parçasıdır.

Bu nedenle 6 Şubat, yalnızca başkalarının hatalarını değil, kendi eksiklerimizi de hatırladığımız ve utandığımız bir tarihtir.| ©DerVirgül

A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.