Doğuştan Eşcinsel Olanlara İslam Ne Diyor?
“Yönelim günah mı, davranış mı?”
İslam dünyasında eşcinsellik en çok tartışılan konulardan biri olmaya devam ediyor. Özellikle son yıllarda şu soru sıkça gündeme geliyor:
“Bir insan doğuştan eşcinselse, İslam onu günahkâr mı sayıyor?”
Bu sorunun cevabı sanıldığı kadar basit değil. Çünkü İslam hukukunda ve çağdaş ilahiyat tartışmalarında, eşcinsel yönelim ile eşcinsel cinsel ilişki aynı şey olarak değerlendirilmiyor.
Kur’an’da “eşcinsel yönelim” geçiyor mu?
Kur’an-ı Kerim’de “eşcinsel yönelim” veya “cinsel yönelim” kavramı doğrudan yer almaz.
Kur’an’da geçen temel örnek, Hz. Lut’un kavmiyle ilgili kıssadır. Geleneksel İslam yorumunda bu kıssa, erkekler arası cinsel ilişkiyi yasaklayan delillerden biri olarak görülmüştür.
Bunun yanında bazı çağdaş araştırmacılar ise Lut kıssasının esas olarak tecavüz, zorbalık, misafire saldırı ve ahlaki yozlaşmayı anlattığını; modern anlamdaki karşılıklı rızaya dayalı eşcinsel ilişkileri doğrudan konu edinmediğini ileri sürmektedir.
Bu yorum, bugün İslam dünyasında azınlıkta kalan bir görüştür.
Klasik İslam’ın yaklaşımı
Sünni ve Şii fıkıh geleneğinde yaygın kabul gören görüş şöyledir:
Bir kişinin aynı cinse ilgi duyması, tek başına günah olarak değerlendirilmez.
Çünkü insanın içinden geçen duygu ve eğilimlerin her zaman kendi tercihi olmadığı kabul edilir.
Ancak bu eğilim doğrultusunda cinsel ilişkiye girilmesi, klasik fıkıhta haram sayılmıştır.
Bu nedenle birçok geleneksel âlim şu ayrımı yapar:
- Yönelim: Kişinin iradesi dışında ortaya çıkabilir.
- Davranış: Dini hükümlerin konusu olan alan budur.
Doğuştan mı, sonradan mı?
Modern bilim, cinsel yönelimin tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirtmektedir. Genetik, biyolojik, hormonal ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir.
Bugün bilim dünyasında “eşcinsellik tamamen bir tercihtir” ya da “tamamen doğuştandır” şeklinde kesin bir uzlaşı bulunmamaktadır. Ancak birçok bilimsel kuruluş, cinsel yönelimin insanların isteğiyle kolayca değiştirilebilen bir özellik olmadığı görüşündedir.
Bu nedenle bazı çağdaş Müslüman ilahiyatçılar, kişinin yöneliminden dolayı değil, davranışlarından sorumlu tutulacağını savunmaktadır.
Günümüzde tartışma neden büyüyor?
Bu konu yalnızca dini değil, aynı zamanda hukuki, psikolojik ve toplumsal boyutları olan bir mesele hâline gelmiştir.
Bir tarafta geleneksel İslam anlayışını koruyan âlimler bulunurken, diğer tarafta Kur’an’ın yeniden yorumlanması gerektiğini savunan reformist ilahiyatçılar yer almaktadır.
Dolayısıyla bugün “İslam bu konuda ne diyor?” sorusuna verilen cevap, hangi yorum geleneğinin esas alındığına göre değişebilmektedir.
Derleyecek olursak, klasik İslam hukukunda yaygın kabul gören anlayış, eşcinsel yönelimin tek başına günah olmadığı, ancak aynı cinsler arasındaki cinsel ilişkinin dinen yasak kabul edildiği yönündedir.
Buna karşılık çağdaş İslam düşüncesinde, Kur’an’ın ilgili ayetlerini farklı şekilde yorumlayan ve geleneksel görüşten ayrılan ilahiyatçılar da bulunmaktadır.
Bu nedenle konu hem dini hem de akademik çevrelerde tartışılmaya devam etmektedir.| ©DerVirgül