Avusturya’da 40 Yıllık Sağ Popülizm: Liberallerle Ne Yapmalı?

Avusturya’da 40 Yıllık Sağ Popülizm: Liberallerle Ne Yapmalı?

13 Eylül 1986, Avusturya’da sağ popülizmin doğum günü olarak kabul ediliyor. Jörg Haider’in Innsbruck’ta düzenlenen parti kongresinde FPÖ Genel Başkanlığına seçilmesi, ülke siyasetinde yeni bir dönemin kapısını araladı. 

Die Presse yazarı Hans Werner Scheidl, 40 yıl önce yaşanan bu tarihi dönüm noktasını ve Avusturya’da sağ popülizmin yükselişini mercek altına alıyor. 

FPÖ’nün dibe vurduğu dönem 

Scheidl’in aktardığına göre, 1986 yılında FPÖ oldukça zor bir dönemden geçiyordu. Sosyalistlerle kurulan koalisyon hükümetinde küçük ortak olarak yer almasına ve altı bakanla temsil edilmesine rağmen, kamuoyu yoklamaları partinin geleceği açısından alarm veriyordu. 

O dönemde liberal kanadın lideri, Başbakan Yardımcısı ve Ticaret Bakanı Norbert Steger’in yönetimindeki FPÖ’nün oy oranı yüzde 5’e, hatta yüzde 3,5’e kadar düşmüş görünüyordu. 1987’de yapılması beklenen seçimler öncesinde partinin Ulusal Konsey’deki varlığı bile tehlikeye girmişti. 

Tam da bu ortamda, 36 yaşındaki Kärnten Eyalet Meclisi üyesi ve FPÖ Kärnten teşkilatı lideri Jörg Haider, liderlik için harekete geçti. 

O dönemde liberal kanadın yakın çalışma arkadaşlarından Friedhelm Frischenschlager, Scheidl’e yaptığı değerlendirmede Haider’in Steger’e karşı aday olup olmama konusunda uzun süre tereddüt ettiğini anlatıyor. Liberaller ise koalisyon ortaklığının sürmesiyle siyasi olarak ayakta kalabileceklerine inanıyordu. 

Haider’in hedefi: Parti liderliği ve Başbakan Yardımcılığı 

Hans Werner Scheidl’in anlatımına göre Haider, Innsbruck’taki tarihi kongreden önce özellikle batı eyaletlerindeki destekçilerini stratejik biçimde örgütledi. Kongreden bir gün önce Innsbruck’taki kahvehanelerde ve toplantı salonlarında farklı gruplar bir araya geliyor, parti içindeki güç dengeleri hesaplanıyordu. 

Haider’in hedefi açıktı: FPÖ Genel Başkanı olmak ve Franz Vranitzky liderliğindeki hükümette Başbakan Yardımcılığı görevini üstlenmek. 

Oberösterreich teşkilatını da yanına çekmeyi başardı. Norbert Gugerbauer’in Genel Sekreter ve Meclis Grup Başkanı olması planlanıyordu. Oysa Yukarı Avusturyalılar daha önce Norbert Steger’e destek sözü vermişti. 

Scheidl, dönemin genç liberal Federal Genel Müdürü Mario Erschen’in sözlerine de yer veriyor: 

“Liberaller ve milliyetçiler açısından bu kez net bir karar verilmesi gerektiği açıktı.” 

13 Eylül 1986: Innsbruck’ta 14 saatlik gerilim 

Dogana Salonu’nda düzenlenen parti kongresi, 14 saat boyunca büyük bir gerilime sahne oldu. Norbert Steger, parti içinde kendisine karşı bir hareket geliştiğinin farkındaydı. 

Steger, kongre öncesinde eşiyle balayındaydı ancak kabine şefi Gustav Lohrmann aracılığıyla gelişmelerden haberdar ediliyordu. 

Kongrede konuşmalar sertleşirken, her konuşmacının hangi tarafı desteklediği önceden belli oluyordu. Buna rağmen sonuç son derece merak ediliyordu. 

Scheidl’in aktardığına göre, görüşmeler sırasında uzlaşma arayışları için oturumlar zaman zaman kesiliyor, küçük gruplar halinde çözüm yolları aranıyordu. Steger, partinin bölünmesini önlemek için elinden geleni yapıyordu. 

Steger’in son hamlesi: Helmut Krünes 

Steger, Mayıs 1986’da görevinden ayrılmayı düşünmüş ve halefi olarak Helmut Krünes’i belirlemişti. SPÖ lideri Fred Sinowatz ve Başbakan Franz Vranitzky’nin, Krünes’in gelmesi halinde koalisyonu sürdürecekleri yönünde güvence verdiği aktarılıyordu. 

Ancak Krünes aday olma konusunda yeterince kararlı davranmadı. 

Scheidl’in anlatımına göre, Norbert Gugerbauer’in etkili konuşmasının ardından birçok delege yeniden Haider’in tarafına geçti. Krünes’in adaylık konusunda net bir “evet” ya da “hayır” diyememesi, Steger’in planlarını boşa çıkardı. 

Steger’in Haider’e yönelik son uzlaşma çağrısı da sonuçsuz kaldı: 

“Elimizi sık, Jörg.” 

Haider geri adım atmadı. Her şeyi istiyordu ya da hiçbir şeyi. 

Haider yüzde 57,7 ile kazandı 

Scheidl’in yazdığına göre, Steger ile Haider arasındaki başkanlık yarışında kazanan Jörg Haider oldu. Seçim sonucunda Haider oyların yüzde 57,7’sini aldı. 

Kongre salonunda büyük bir sevinç yaşanırken, Kampl ve Gaugg tarafından omuzlarda taşınarak sahneye çıkarıldı. Bu an, Avusturya siyasi tarihinin ikonik fotoğraflarından birine dönüştü. 

Parti Genel Sekreteri Walter Grabher-Meyer ise kongrenin hemen ardından kalp krizi geçirdi ve hastaneye kaldırıldı. 

Steger, kongre binasından ayrılırken eşiyle birlikte büyük bir gerilim yaşadı. Birçok delegenin sözlü saldırısına maruz kalan eşinin travma yaşadığı aktarılıyor. 

Vranitzky koalisyonu bozdu 

Haider, parti liderliğini kazanmasının ardından Başbakan Yardımcısı olacağını düşünüyordu. Ancak Başbakan Franz Vranitzky, küçük ortaklı koalisyon fikrine zaten sıcak bakmıyordu. 

Vranitzky, Haider’in seçilmesinin ardından FPÖ ile koalisyonu sona erdirdi. Scheidl’e göre bu karar, koalisyon anlaşmasının öngördüğü ön görüşme yapılmadan alındı. 

Eski Başbakan Bruno Kreisky, bu adımı “ağır bir hata” olarak değerlendirdi. 

Steger, erken seçimlere kadar hükümette kalmaya devam etti. Ardından Vranitzky, ÖVP ile koalisyon kurdu. 

“Putsch” değil, parti içi demokrasi mi? 

Scheidl, tarihçi Lothar Höbelt’in değerlendirmelerine de yer veriyor. Höbelt, Haider’in zaferinin zaman zaman “darbe” olarak nitelendirilmesine karşı çıkıyor. 

Höbelt’e göre, 1986’daki kongrede parti içi demokrasi oldukça güçlü biçimde işletilmişti. Haider’in seçilmesi, sonraki seçimlerde seçmen tarafından da onaylanmıştı. 

Höbelt, asıl “darbe” tartışmasının SPÖ tarafında yaşandığını savunuyor. Ona göre, Vranitzky’nin Innsbruck kongresinin ardından FPÖ ile koalisyonu bozması, parti içindeki bazı önemli isimlerin karşı çıktığı bir karardı. 

Leopold Gratz, Leopold Wagner ve Bruno Kreisky’nin daha sonra bu koalisyon bozma kararına karşı olduklarını söyledikleri aktarılıyor. Vranitzky ise anılarında, pazar akşamı hepsiyle görüştüğünü ve böyle bir itirazla karşılaşmadığını yazıyor. 

40 yıl sonra Avusturya siyaseti 

Hans Werner Scheidl’in makalesi, Avusturya’da sağ popülizmin yükselişini yalnızca Jörg Haider’in kişisel başarısı olarak ele almıyor. Aynı zamanda liberal FPÖ’nün yaşadığı kriz, parti içindeki güç mücadelesi ve sosyal demokratların koalisyon tercihi üzerinden siyasi bir dönüşümün nasıl gerçekleştiğini ortaya koyuyor. 

1986’da başlayan bu dönüşüm, Avusturya siyasetinde bugün de etkisini sürdüren sağ popülist çizginin temel taşlarından biri olarak değerlendiriliyor. | DerVirgül 

Yayınlama: 12.09.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.