Zamansız Bir Ara Seçim Kampanyası | Ordu Üzerinden Siyaset

Zamansız Bir Ara Seçim Kampanyası | Ordu Üzerinden Siyaset

Başbakan Christian Stocker, mevcut Avusturya Silahlı Kuvvetleri [Bundesheer] ve zorunlu askerlik modeliyle çağdaş bir ulusal savunmanın mümkün olmadığı görüşünde. Ancak bu durumu değiştirmek yerine, sorumluluğu halka devrederek “olsun mu, olmasın mı” sorusunu bir halk yoklamasına [Volksbefragung] havale ediyor. Bu yaklaşım, FPÖ’nün adeta ellerini ovuşturmasına neden oluyor.

Die Presse gazetesinden Florian Asamer’in yorumuna göre, Avusturya’da güvenlik politikası kadar, ülkeye zarar verecek biçimde on yıllardır amatörce yönetilen başka pek az alan bulunuyor. Tam da bu nedenle, savunma kabiliyeti açısından kelimenin tam anlamıyla yeniden hayati hâle gelen işleyen bir ordu meselesinin; hükümet ve uzmanlar tarafından değil, halk tarafından “aşağı yukarı” yöntemlerle karara bağlanması şaşırtıcı değil.

Stocker’in, zorunlu askerlik ve sivil hizmetin uzatılmasına ilişkin bir halk yoklaması düzenleme açıklaması, şu sıralar enflasyonun KDV’si düşürülmüş sarımsakla bastırılabileceğine inanan bir siyaset anlayışıyla tamamen örtüşüyor.

Gereklilik Ortadayken Oylama Neden?

Özel olarak görevlendirilen Bundesheer Komisyonu, Avusturya’nın savunma kabiliyetinin kademeli olarak yeniden inşa edilebilmesi için sekiz aylık temel askerlik hizmeti, buna ek olarak zorunlu milis tatbikatları ve alternatif olarak bir yıllık sivil hizmetin mutlak surette gerekli olduğunu açıkça ortaya koymuş durumda.
Hal böyleyken, neyin oylamaya sunulacağı sorusu kaçınılmaz olarak gündeme geliyor.

Başbakan Stocker, ulusa sesleniş konuşmasında “rahat yalanların, rahatsız edici gerçeklerle değiştirilmesi gerektiğini” söyledi. Ancak rahatsız edici gerçeklerden biri de şu: Hükümet, gerekli ama muhtemelen popüler olmayan bir kararı alma sorumluluğundan kaçınıyor.

Oysa mevcut küresel güvenlik ortamında, bu düzenleme için gereken üçte iki çoğunluk, FPÖ ve Yeşillerin desteğiyle görece kolay biçimde sağlanabilirdi.

Yönetmek Yerine Halkı Yönetici Yapmak

Bunun yerine, bürokrasiyi azaltma paketi kisvesi altında, ülkeyi yönetme görevi halka devrediliyor. Anketlerde zorlanan üçlü koalisyon, aslında hızlı ve kararlı icraat için elverişli olan bir seçimsiz yılda, gereksiz yere bir ara seçim kampanyasına sürükleniyor.

Bu süreçte Herbert Kickl ve FPÖ’nün, prensipte askerlik süresinin uzatılmasını destekleseler bile, sonucu koalisyon aleyhine çevirecek bir pozisyon mutlaka bulacaklarından kuşku yok.

2013 Travması Hâlâ Taze

2013 yılı hâlâ hafızalarda. O dönemde yapılan halk yoklaması, Avusturya’yı güvenlik politikası açısından adeta bir nirvanaya sürüklemişti. ÖVP ve SPÖ, haftalar içinde pozisyon değiştirerek [zorunlu askerlikten profesyonel orduya, sonra tekrar geri] seçmeni şaşırtmış, Viyana Belediye Başkanı Michael Häupl’ün yönlendirmesiyle tiyatroya dönüşen bir halk yoklaması yapılmıştı. Sonuç: Her şey olduğu gibi kaldı.

O tarihten bu yana, Avusturya’nın çağdaş bir güvenlik politikası tartışması — tarafsızlığın sorgulanmasından, eski Başbakan Wolfgang Schüssel döneminde gündeme gelen NATO üyeliğine kadar — tamamen rafa kaldırıldı.

Bugün gelinen noktada;

  • AB üyeliğiyle içi boşalmış bir tarafsızlık,
  • İşlevsiz bir ordu,
  • Sosyal alanların ayakta kalmasını sağlayan yüksek sivil hizmet oranları,

Avusturya’nın güvenlik gerçeği hâline gelmiş durumda.

Bağlayıcı Olmayan Demokrasi Kolaycılığı

Tüm bunlara ek olarak, bağlayıcılığı olmayan yanlış bir doğrudan demokrasi aracı tercih ediliyor. Çünkü ancak kabul edilmiş bir yasa üzerinden yapılabilecek gerçek bir halk oylaması, Stocker’i, Andreas Babler’i ve Beate Meinl-Reisinger’i çoğunluk bulmaya zorlayacaktı.
Bu zahmete girmek ise açıkça istenmiyor.| ©DerVirgül

Yayınlama: 30.01.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.