SPÖ Öğretmenler Sendikasına göre başörtüsü yasağı “yetersiz”

SPÖ Öğretmenler Sendikasına göre başörtüsü yasağı “yetersiz”

Sonbaharda okullarda 14 yaşın altındaki kız çocukları için başörtüsü yasağı yürürlüğe girecek. Sosyal Demokrat Öğretmenler Birliği SLÖ’den Thomas Bulant, yasağı prensipte desteklediğini ancak okullarda sorunlar gördüğünü ve düzenlemeyi yetersiz bulduğunu söylüyor. Bulant, tüm inançlar için okul ile din arasındaki ilişki hakkında daha kapsamlı bir tartışma yapılmasını talep ediyor.

“Benim için dinin okulda yeri yok ve buna başörtüsü de dahil” diyen Bulant, din kisvesi altında “ahlak bekçiliği” yapan erkek çocuklarına karşı da yaptırımlar uygulanmasını savunuyor. Ancak okulların tamamen din dışı bir alan ilan edilmesi yerine, yeni başörtüsü yasağıyla Müslüman kız çocuklarının adeta suçlu gibi gösterildiğini belirtiyor. Ayrıca kızlarının okul saatleri içindeki davranışları üzerinde etkileri olmasa bile ebeveynlerin 800 Euro’ya kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor.

“Din özel bir meseledir ve okulda yeri yoktur deseydik tüm bu sorunlar ortaya çıkmazdı” diyen öğretmen temsilcisi, başörtüsü yasağının bu haliyle yeniden Anayasa Mahkemesi’nin konusu olabileceğini belirtiyor. Çünkü 2020’de ilkokul öğrencilerine yönelik benzer düzenlemenin iptal edilmesinde olduğu gibi bu düzenleme de yalnızca tek bir grubu hedef alıyor.

Başörtüsü yasağının sonuçlarıyla okullar baş başa

Bulant’a göre başörtüsü yasağı tek başına bir önlem olarak okulların işini kolaylaştırmayacak, aksine zorlaştıracak. Kamu görevlisi olan öğretmenlerin yasağı uygulamak zorunda olduğunu hatırlatan Bulant, “Peki bakanlık okuldaki atmosfer üzerinde oluşacak sonuçlar için nerede sorumluluk alıyor?” diye soruyor.

Çocuklar ve gençler için öğrenmenin en önemli koşulunun ilişki kurma olduğunu belirten Bulant, bir öğretmenin bir kız öğrenciden başörtüsünü çıkarmasını istemesi durumunda öğrencinin kendisini “çıplak” gibi hissedebileceği ihtimalinin siyasi tartışmalarda hiç gündeme gelmediğini söylüyor.

Viyana’daki zorunlu eğitim okullarında giderek daha fazla kız öğrencinin örtündüğü ve dini eğilimlerin arttığı yönündeki haberlerin de Bulant’a göre başörtüsü yasağı için yeterli bir gerekçe oluşturmadığını belirtiyor. Ona göre bazı üst okullarda zaman zaman ciddi bir uyuşturucu sorunu da yaşanmıştı; ancak buna rağmen tüm öğretmenlere öğrencileri arama zorunluluğu getirilmemişti.

Sendikacı Bulant, başörtüsü yasağının okulların talebi olmadan getirildiğini eleştiriyor. Sonuçlarıyla ise okulların hem okul içinde hem de dışında tek başına baş etmek zorunda kalacağını söylüyor. Öğretmenlerin başörtüsü yasağını uygulamadıkları iddiasıyla “ihbar edilecekleri” öfkeli telefonlar alacaklarını şimdiden tahmin ediyor. Oysa okul gezileri gibi durumlarda istisnalar bulunabiliyor. “Bir kez daha yük okulların üzerine bırakılıyor” diyor.

Bakanlık dini konularda kısmen “çok çekingen”

Bulant’a göre bakanlık diğer bazı dini konularda ise “çok çekingen davranıyor” ve net bir tutum almıyor. Örnek olarak resmi tatiller dışındaki dini bayramlarla ilgili düzenlemeyi gösteriyor. Güncel bilgilendirme yazısında, dini bayramlarda okuldan izin alınmasının bir hak olmadığı belirtiliyor. Ancak sınıf öğretmeni “özel durumlarda” bir güne kadar devamsızlığa izin verebiliyor.

Bu nedenle pratikte bir öğrenci Ortodoks Noel’i ya da İslami Kurban Bayramı için izin alabilirken, başka bir öğrenci kısmen izin alabiliyor ya da hiç alamıyor. Bazı veliler ise izin istemek yerine çocuklarını doğrudan hasta diye bildiriyor.

Bulant bu durumu şöyle yorumluyor: “Toplum politikası açısından bir konuda netlik olmadığında, biz öğretmenler okulda bununla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Ve konu rahatsız edici hale gelince birden ‘okul özerkliği’ deniyor.”

Bulant, örneğin yalnızca mezuniyet töreni, düğün veya cenaze gibi tek seferlik olaylarda izin verilebileceğine dair net bir düzenleme yapılmasını istiyor. “Bakanlık istediği şey için sorumluluğu da üstlenmeli” diyor.

SPÖ geleneksel olarak din ile devletin ayrılmasını savunuyor. Koalisyon ortağı NEOS ile Yeşiller de genel olarak okulun din açısından tarafsız bir yer olması gerektiği görüşünü paylaşıyor. Ancak Avusturya ile Vatikan arasındaki konkordatoda düzenlenen ve eşitlik ilkesi gereği diğer tanınmış dini topluluklar için de geçerli olan okul ile dini cemaatler arasındaki ilişkinin değiştirilmesi, mevcut hükümet programında yer almıyor.| ©DerVirgül

Yayınlama: 09.03.2026
A+
A-
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.